Deli | 91. Bölüm

En başından başla

'Hala boşalmak yok mu?''Yok''Bana bi iyilik yap, ve lütfen izin ver, lütfen''Olmaz''Canım acıyor''Seni seviyorum, ama olmaz''Lütfen, sana ihtiyacım var''Jamie, olmaz bebeğim''Jess, n'olur'Gözlerimin içine baktı, bi süre bakıştık, çaresiz gözüküyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

'Hala boşalmak yok mu?'
'Yok'
'Bana bi iyilik yap, ve lütfen izin ver, lütfen'
'Olmaz'
'Canım acıyor'
'Seni seviyorum, ama olmaz'
'Lütfen, sana ihtiyacım var'
'Jamie, olmaz bebeğim'
'Jess, n'olur'
Gözlerimin içine baktı, bi süre bakıştık, çaresiz gözüküyordu. Kavga etmek istemiyordu o yüzden zorla beni beceremiyordu, aynı zamanda ne kadar çok istediğini gözünden anlayabiliyordum yalnızca izin vermemi bekliyordu. Onu böyle görmenin hoş olmadığını söyleyemezdim.
'Çok mu istiyorsun'
'Çok, çok fazla'
'Peki sana neden izin vermeliyim bebeğim?'
'Çünkü seni özledim Jess, tadını özledim o güzel kasılışlarını özledim'
Anlını anlıma dayadı, gözlerimi kaçırdım.
'Bak bana, kaçırma gözünü. Zor durumdayım, ama gerçekten, canım acıyor, uzun süredir sensizlikten deliriyorum, patlayacak gibi hissediyorum ve zonkluyorum. Seni becermek inlemelerini duymak istiyorum izin ver bana. Özledim Jess, seni emmeyi özledim, ağzımın içine gelmeni ve o güzel sıcaklığını hissetmeyi özledim. Sabaha kadar anlatırım sana, ama bana izin ver, lütfen'
'Çay kaynıyor'
Hızla ondan kurtuldum ve çayın altını kısıp bize çay koydum. Ofladı ve sandalyeye oturdu. Bende ona çayını verip karşısına oturdum.
'İyi oflama ya, izin veriyorum'
'Ciddi misin'
'Evet'
Gülümseyip çayını yudumladı. Bende öyle, gerçekten zor durumda olduğunu bilmesem izin vermezdim ama çaresiz gözüküyordu. Sonuçta onun için bu alışılagelmedik bir şeydi.
'Kalk gidelim Jess dayanamıyorum'
Gidip kucağına oturdum ve saçlarını elimle geriye taradım.
'Nereye gidelim Jamie'
'Yatağa gidelim hadi'
'E götür o zaman beni ne duruyorsun'
Beni hızla kucakladı ve odaya çıkarıp yavaşca yatağa bıraktı. Onu kendime çektim, öpüşmeye başladık.
'Jamie, yavaş olalım'
'Söz veremem'
'Söz vermezsen kurallara geri döneriz'
'Hayır tamam söz'
'Teşekkürler'
'Nasıl istiyorsun, çok mu yavaş'
'Evet oldukça yavaş, saatlerce öp beni'
'Sen hep böyle şeyler iste'
Burnumdan öptü, yavaş yavaş öpüşmeye başladık, uzun süre bana hem sürtündü hemde öptü, tişörtümü yavaşca çıkarıp attı ve altımdakileri de öyle, beni tamamen çıplak bıraktığında bende onu çıplak bıraktım. Yavaş yavaş bana sürtündü ve boynumu emmeye başladı.

Elleri boş durmuyor vücudumu yeniden fethediyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Elleri boş durmuyor vücudumu yeniden fethediyordu. Hafifçe inledim.
'Jamie'
'Bebeğim'
'Sabaha kadar sevişelim'
'Ah ne diyorsun sen'
Hırladı ve daha sert öpüşmeye başladık. Başını tuttum ve göğüslerime bastırıp yalamasını sağladım. Yavaş yavaş emdi, özenle bana dokunuyor dili vücudumda dans ediyordu. Elimi başından çekti, onu ittirdim.
'Jamie eğer sürekli böyle yapacaksan ben bu işte yokum'
'Ne demek istiyorsun'
'Evleniyoruz biz farkında mısın? Hala başına dokunamayacaksam ya da bana kendin hakkında bir şeyler saklayacaksan ne anlamı var ki ha evlenmişiz ha evlenmemişiz'
'Haklısın, özür dilerim alışmaya çalışıyorum'
'Korkma benden, lütfen'
'Hayır bebeğim öyle şey olur mu hiç, sadece biraz gerginim, birine ait olmak, tamamıyle onun olmak, tamamıyle tek birey olmak, o kadar zor ki, o kadar farklı ki Jess, kendimi tanıyamıyorum, çalışıyorum ama, olmuyor, ben kimim neyim, hiçbir fikrim yok.'
'Sen kimsin biliyor musun? Sen benim tanıdığım en güzel yürekli insansın. Hayatımda güvenebileceğim tek kişisin sen, sen benimsin, öyle kalacaksın, bırakmayacağım seni, hiç. Yokluğunda yaşayamadığımı fark ettiğim tek kişisin, ailemden daha ön planda tuttuğum ve tüm hayatımı uğruna adamaya hazır olduğum kişisin. Sen canımdan bi parçasın, kıyamadığım, asla karşı gelemediğimsin. Sen öyle değerlisin ki, ben senin için her şeyi göze almaya hazırım artık.'
Gözleri dolmuştu, zorla yutgundu, onu boynundan kendime çektim, gözünden bi damla yaş aktı, benimde öyle. Hızla üzerimden kalkıp gözlerini sildi.
'Biraz hava almam lazım Jess, kalbim sıkışıyor iyi değilim'
Altına bi şey giyip çıktı, bende üzerime bi tane tişört giydim ve peşinden gittim. Terasta oturuyordu ve sigara yakmıştı, derince nefes aldım.
'Bi kaç dakika yalnız kalabilir miyim, sen üşüme geleceğim ben'
Başımı sallayıp salondaki koltuklardan birine oturdum ve biraz ağladım. Ağlamak rahatlatıyordu. Kendimi de tutamıyordum zaten. Zor bi hayatı vardı farkındaydım ama tek istediğim bu zorlukların üstesinden beraber gelebilmekti, oysa kendini açmaya hala çok korkuyordu. Bi kaç dakika sonra geldi ve yanıma oturdu.
'Niye ağladın'
'Tutamadım kendimi'
Kolunu açtı, yanaşıp sokuldum ve sıkıca sarıldım, o da öyle.
'İyi misin'
'İyiyim Jess'
'Eğer evlenmek için kendini hazır hissetmiyorsan, ben seni anlarım'
'Biliyorum, ama hazırım, ben seninle birlikte olmak istiyorum Jess, başka hiç kimseyle birlikte değil, zaten şu oda da söylediklerin kısmına hiç girmeyeceğim. Seni bana tanrıdan başkası göndermiş olamaz'
'Ne o, tanrıya mı inanmaya başladın?'
'Bilmiyorum, sanırım öyle. Konuşmayalım bunları şimdi, hiç iyi hissetmiyorum.'
Ona hiç olmadığı kadar sıkı sarıldım, o da öyle. Anlımdan öptü ve birlikte yukarı çıktık. Beni yatağa yatırdı ve kendi de üzerimde yerini aldı.
'Bebeğim'
'Jess'
'Sen benimsin'
'Evet öyleyim bi tanem'
'Öp beni'
Üzerimdeki tişörtü çıkartıp attı ve anlımdan öpüp yavaş yavaş boynumdan aşağısını öpmeye başladı. Tek elimle elini tuttum ve sıktım diğer elimde başındaydı. Göğüslerimi emdi ve yavaş yavaş aşağı inerek bacaklarıma geldi. Diz kapaklarımdan ayak bileklerime kadar tüm noktalarımı öptü ve ayaklarımı ellerinin içine aldı.
'Üşüyorsun'
'Üşümüyorum'
'Buz gibi ayakların'
Çekmeceden bi çift çorap aldı ve giydirirken güldü.
'Şu sevişmeyi bi bölmeden tamamlayabilecek miyiz bakalım'
'Bende merak ediyorum'
Çorapları giydirdikten sonra birlikte yorganın içine girdik. Yeniden üzerimde yerini aldı ve bacak içlerimi öpmeye başladı. O kadar yumuşak ve sıcaktı ki dudakları, vücudumun tüm yorgunluğunu alıyordu. Bacaklarımı ikiye ayırdı ve yerleşti, başını yavaş yavaş vajinama yaklaştırdı ve bana baktı. Ona yalvarırcasına baktım. Önce kasık tüylerimden hafifçe öptü, tuttuğum nefesimi hızlıca geri verdim. Tekrar öpmesini isteyerek ona baktım. Tam tekrar öpüyordu ki telefonu çalmaya başladı. İlk önce umursamayıp devam edecek gibi oldu ama sonradan arayan çok ısrarcı olunca derince bi nefes aldı ve telefona baktı.
'Kim o?'
'Sam arıyor'
'Jamie eğer o telefonu açarsan çok kötü olur'
'Bi tanem açayım, bir yere gitmeyeceğim söz'
Telefonu açtı ve biraz konuştular, sinirle ona bakıyordum.
'Sam gelemem. Hayır. Gelemem. Biliyorum ama bak-'
Yataktan kalkıp gitmeye çalıştım ama izin vermedi ve beni sıkıca tuttu.
'Sam bak çocukluk ediyorsun lütfen, Jessica'yla birlikteyim, Görüşürüz Sam'
Ona sinirlice baktım. Anlımdan öptü.
'Gidersem benimle bi daha konuşmazsın değil mi?'
'Şu suratı tekrar göremezsin Jamie, hele bi git, her şey biter'
Derince nefes aldı ve sinirle telefonu camdan dışarı fırlattı.
'Hiçbir şey bitmeyecek Jess, kimse senden daha önemli değil anladın mı beni'
'Bugüne özel değil, bir dahaki sefere yine aynısı olsun, bir daha bölsünler Jamie, bak bakalım bitiyor mu bitmiyor mu'
'Tamam sakin ol, bölmeyecekler diyorum'
'İyi bağır ya kaba ol dövseydin beni üstüne bir de Jamie'
Derince nefes aldı ve beni doğrulttu, başımı okşadı ve anlımdan öptü.
'Jess neden sinirlisin bana bi tanem, özür dilerim, bak bundan sonra seviştiğimiz oda da telefon bulundurursam öldür beni ya, bende hoşnut değilim ki durumdan, tam bebeğime odaklandığımda birinin aramasından ben hoşlanıyor muyum sanki?'
'Üzgünüm, bi an sinirlenip sana patlamış olabilirim'
'Yat hadi şuraya, şu konuyu unutalım, tadını özledim'
Yatıp bacaklarımı araladım, hiç beklemeden kafasını gömdü ve yalamaya başladı, çığlık atıp onu kafasından kendime bastırdım. Çok uzun süredir boşalmamıştım ve biraz korkuyordum. Ama neden olduğunu da bilmiyordum, sanki ilk kez sevişiyorduk. Yatağın altına yere oturdu ve beni de yatağın kenarına çekerek yalamaya devam etti. Vücudumu tanıyor, nerede hassas nerede sert olması gerektiğini iyi biliyordu. Ellerini ellerime kenetleyip emmeye başladı. Küçük bir çığlık attım.
'Jamie'
'Bebeğim'
'Harikasın'
Derince koklayıp vajinamın dudaklarını hafifçe dişledi. Ellerini göğüslerime koyup sıktı ve hiç durmadan yalamaya devam etti. Kıvranıyor ve sürekli inliyordum. Bi anda patlayacakmış gibi hissettim, ama her zamankinden farklıydı. Hafif bi korkuyla onu ittirdim. Kollarımı yatağa elleriyle sabitledi ve durmadı.
'Ah bebeğim dur'
Durmadı, onu biraz daha ittirdim. Durdu ve derince nefes alıp üzerime doğru eğildi.
'Sorun ne yine?'
'Korkuyorum'
'Neyden?'
'Değişik hissediyorum bilmiyorum'
'Nasıl bir his Jess'
'Böyle sanki tam boşalacakken çok kötü gelecekmişim gibi'
Güldü ve dudağımdan öptü.
'Ee?'
'Ne ee Jamie ya, korkuyorum'
'Neden, çok fazla zevk almaktan mı?'
'Bilmiyorum'
'Uzun süredir boşalmadığından dolayı spazm geçirebilirsin. Büyük ihtimal ondandır'
'Ne? Ne geçirebilirim dedin?'
'Korkulacak bir durum söz konusu değil Jess, sadece böyle hissedersin boşalırkende olduğundan biraz fazla titrersin, hadi rahatlatalım seni korkma'
Yeniden altıma inip dilini kullanmaya başladı. Ellerini tuttum ve sıktım. Beni doruğa getirdi yeniden, başını ellerimle sıkıca bastırdım. Yeniden patlayacak gibi hissediyordum. İsmini avazım çıktığı kadar bağırarak çarşafı çekiştirdim.

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!