Cebinden yüzüğü çıkardı ve önüme doğru uzattı, ellerimle ağzımı kapatım ağlamaya başladım ve bende yere eğildim, hala ağlarken başımdan öptü ve bana sarıldı.

Cebinden yüzüğü çıkardı ve önüme doğru uzattı, ellerimle ağzımı kapatım ağlamaya başladım ve bende yere eğildim, hala ağlarken başımdan öptü ve bana sarıldı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Zorla başımı evet anlamında salladım, parmağıma yüzüğü taktı. Dudağına yapıştım, bi süre öpüştük, hala ağlamaya devam ediyordum. Boynuna sıkıca sarılıp gömüldüm, şaka mıydı bu? Şaka olmalıydı. Hala inanamıyordum, Jamie, evlenmek istiyordu.
'Jamie'
'Bebeğim, sakin ol'
'Ne olur şaka yapmıyorum de'
Hafifçe güldü ve beni göğüsüne bastırıp başımı okşadı. Birbirimizi derince kokluyorduk, ağlamayı kestim ama hala kendimi sakinleştirememiştim. İnanamıyordum, bu imkansız gibi bir şeyken şu an gerçek oluyordu.
'Kıyamam sana sen çok mu sevindin?'
'Jamie'
Yeniden ağlamaya başladım ve sıkıca sarıldım. Dudağıma yapışıp beni susturdu, uzun süre öpüştük, durursak ağlayacağımı biliyordu. Elimi yanağına koydum ve okşadım. Anlını anlıma dayadı ve başımı ellerinin arasına alıp anlımdan öptü.
'Seni seviyorum, teşekkür ederim'
'Bunu bu kadar çok ağlayacak kadar önemseyeceğini bilmiyordum Jess'
'Önemsiyordum, hemde çok, tanrım ben her gece bunu dileyerek uyudum Jamie, imkansız gibiydi ama şimdi sen..'
'Şş tamam ağlama, özür dilerim seni bunca zaman beklettiğim için, sadece doğru zamanı kollamak istedim, ve isterdim ki burayı böyle güllerle, ışıklarla falan donatayım, daha güzel şeyler söyleyeyim sana, ama yapamadım işte, ben o değilim Jess üzgünüm, ben sadece yüzüğü aldım ve Sam'e gittim. O bir sürü şey söyledi, bunu yaparsan sevinir gibisinden. Ama sonra düşündüm ve içimden gelmeyerek yaptığım bir şey seni gerçekten sevindirir mi, veya sevindirse de ne işe yarar ki? Sonra bende hiçbir şey planlamadım ve sadece o an içimden ne geliyorsa onu söylemeye karar verdim. İsterdim ki daha fazla şey söyleyeyim, ama heycanlıydım, hala öyleyim. Bunun için üzgünüm.'
'Jamie ne diyorsun sen, ben seni tanımıyor muyum, ben dünyadaki en mutlu insanım şu an, sen muhteşemsin'
Sarıldım, bi süre daha öyle kaldık, tek elimi başına koydum ve okşadım.
'Kıyamam bi tanem heyecanlandın mı sen?'
'Hemde nasıl bilemezsin, eminim ki sakin gözüküyordum ama içten içe titriyordum'
'Ben seni ne yapayım ya, yerim seni Jamie'
'Ye beni Jess'
Güldük ardından kalktı ve beni de kaldırdı. Birlikte arabaya doğru yürümeye başladık, elimi tuttu ve parmaklarını parmaklarıma kenetledi.
'Jamie teşekkür ederim'
'Ne teşekkürü Jess saçmalama'
'Benim için kurallarını yıktın Jamie, daha yeni çıkmaya başladığımızda evlenmek yok diyordun şimdi gelmiş bana ne diyorsun'
'Evet biraz öyle oldu, ah bunları şimdi konuşmak istemiyorum bebeğim, daha konuşacak çok şey var'
'Evleniyoruz yani'
'Evleniyoruz'
Güldü, arabaya binip yola koyulduk. Sanırım Matt'in şehir dışındaki evine gidiyorduk.
'Anahtarları aldın mı sen?'
'Orada varmış saksının altına koymuş. Ayrıca söyledim gelmeyecekler ve annemlere de çaktırmayacaklar evde olmadığımızı'
'Sen harikasın, Matt'de harika'
Gülümsedi, bende öyle. Biraz müzik açtı, bende parmağımdaki yüzüğe bakıp gülümsedim.
'Jamie'
'Efendim'
'İyi ki ailelerimiz zamanında tanışmış ve seni tanımışım'
'Aynı şeyi bende sürekli düşünüyorum, ya tanışmamış olsalardı, ya birbirimizi hiç tanımamış olsaydık Jess'
'Hayal bile edemiyorum öyle deme'
Elimi yanağına koydum, elimi alıp avcunun içinde sıktı ve öptü.
'Annemi arayıp çığlık çığlığa bağırmak istiyorum'
'Ne diye?'
'Nasıl ne diye? Jamie bana evlenme teklifi etti diye, havalara uçar'
Güldü 'Arasana'
'Olmaz, yarın yüzüne söyleriz, birlikte'
Gülümsedik. Çok geçmeden varmıştık. Hemen içeri girip Matt'in kıyafetlerinden bi şeyler giydik. Saçımı topuz yapıp makyajımı çıkardım, Jamie'de o sırada duşa girip çıktı. Mutfağa gidip biraz çay koydum o da o sırada yanıma geldi.
'Ne yapıyorsun?'
'Çay, içersin değil mi?'
'Sen yaparsın içmez miyim?'
Yanıma yaklaşıp beni tezgahla arasında sıkıştırdı, gülümseyip kollarımı boynuna doladım.
'Bi tanem benim mis gibi olmuş'
'Öyle mi olmuş'
Sırıttık, belime sarılıp beni tezgahın üzerine kaldırdı ve otutturdu. Dudağımı dudağına yaklaştırdım ve öpmesini bekledim. Güldü, her hareketimi anlaması beni mest ediyordu. Sertçe dudağıma yapıştı. Bacaklarımdan birini tutup sertçe yukarı kaldırdı ve kendini vajinama sertçe bastırınca ağzımdan küçük bir inleme kaçtı

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!