5. Bölüm - Yeni sınıf, yeni arkadaşlar.

1.6M 35.3K 4.5K

Sınıfa girdiğim anda gördüğüm manzara karşısında yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tuttum ve olduğum yerde öylece kalıverdim.

Herkes bir tarafa dağılmış kendi halinde takılırken ben sınıfı inceliyordum. İster istemez eski okulumla karşılaştırıyorum. İnsan hayatında bir değişiklik olacaksa iyi yönde gelişmeler olsun istiyor. Şartların sürekli gerilediği değişimler ise insanın psikolojisini tahmin edemeyeceğiniz kadar çok zorluyor.

O tertemiz sınıftan çıkıp her bir sırası neredeyse kırık dökük olan, üstleri kazınan yazılardan görünmeyen sıralara geçiş yapmak ne zor! Ayrıca sınıfta hâlâ tebeşirli kara tahta kullanılıyor, ne bir pano var, ne bir bilgisayar sistemi.

Of!!!

İki kız öğretmen masasına geçip bacak bacak üstüne atmış otururlarken gözlerim onlara takıldı. Ağızlarına attıkları sakızı şişirip şişirip patlatıyor, bir yandan da kahkahalarla sohbet ediyorlardı. 

En arka sırada bir gürültü kopunca dikkatimi oraya verdim. Erkek öğrencilerin oluşturduğu küçük bir grup kağıt oynuyordu ve ayakta duranlar oyunu oynayanlara yüksek sesle tezahürat yapıyordu.

Hemen önümde duran 3 kız ise telefonlarından açtıkları yüksek ses müzik ile dans edip şarkı söylüyordu. Herkes o kadar kopmuş gibiydi ki şu an okulda bulunduklarının farkında olup olmadıklarını merak ettim.

İçimde kötümser bir his oluşurken 'Burası nasıl bir sınıf böyle?' diye kara kara düşündüm.

Gördüklerimi sindirmeye gayret ederek oturmak için boş bir sıra var mı diye etrafa bakındım. İkinci sıra boş görünüyor gibiydi. O tarafa doğru yöneldim, dans eden kızların arasından geçerken hepsi durup bana bakınca biraz rahatsız oldum, fakat onlara zoraki bir şekilde gülümsemeyi başardım.

Kızlardan biri çantamı incelerken bir diğeri de gözlerini merakla dikmiş ayakkabılarıma bakıyordu.

"Prada mı o?" diye sordu heyecanlı bir sesle.

Bir diğeri de "Saçmalama çakmadır" diye araya girdi. "Hayır, kızım gerçek bu" diye karşılık verirken aralarından sıyrılıp gözüme kestirdiğim sıraya gidip oturdum ve kafamı masaya geçirme isteğime karşı koyarak olanları düşünmeye başladım. Bu okulda ki hayatım çok zorlu geçecek gibiydi.

Yanıma gelen bir kızın "Sen de kimsin?" demesiyle düşüncelerimden sıyrılıp ona döndüm. En azından birisi benimle konuşmak istiyordu.

Karşımdaki kız kısa boylu ve oldukça kiloluydu. Dizlerine kadar uzanan eteğinin belinden gömleğinin bir bir tarafı çıkmış diğer tarafı içeri katlanmıştı. İki bileği de deri bilekliklerle doluydu. Elinde tuttuğu teneke kolayı masaya sertçe bırakıp çatık kaşlarla bana baktı.

"Ben şey... Yeni öğrenciyim. Burası boş olunca oturdum," diye cevap verdim çekingen bir sesle. Çünkü başımda dikilip bana kötü kötü bakarken oldukça tehditkâr görünüyordu.

"Kalk hemen," diye yüksek sesle konuşunca gözlerimi kırpıştırdım. "Ben yalnız otururum. İkile şimdi."

Kabalığı karşısında dudaklarım şaşkınlıkla aralandı ve sırasından kalkıp ürkek bir şekilde kenara çekildim. Büyük bir öz güvenle sırasına yerleşirken çantamı bana doğru fırlattı.

"Eşyalarını da unutma," deyip alay ederek güldü.

Derin bir nefes aldım ve sabırlı olmam gerektiğini kendime hatırlattım.

Yanımıza gelen başka bir kızın "Kro! Uğraşma kızla," demesiyle ona doğru döndüm. Belli ki beni sırasından kovan kıza bağırıyordu. Uzun, koyu renk saçları dalgalı bir şekilde omuzlarına dökülmüştü. Alnına düşmüş perçemleri yüzüne sevecen bir hava katmıştı. Gözleri çok güzeldi. Ela rengindeydi ama bunu anlamak için dikkatlice bakmak gerekiyordu. Gözlerinin yuvarlaklığı, ince uzun yüzünde inanılmaz bir zıtlık oluştururken ayrıca bir ahenk katıyordu. Kirpikleri gür ve uzundu. Esmer teni, yumuşak yüz hatları vardı. Dolgun dudakları ve küçük burnuyla oldukça güzel görünüyordu.

PsikopatBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!