Bölüm 8: Gecenin Stratejik Karanlığı

73 7 3

Yemekten sonra dışarı çıkıp, köyün etrafını turlamaya başladılar. Köydeki evlerin hepsi düzenli bir şekilde yapılmıştı, her ev arasında aynı boyutta boşluk vardı. Odunlar düzenli ve simetrik bir şekilde kesilmiş, üstleri pürüzsüz hale getirilmişti. Büyük bina ise daha farklıydı, üstün körü bir şekilde, diğer evlerden daha uzakta, aralardaki boşlukların boyutuna uyulmamış, pek göze hitap etmeyecek şekilde yapılmıştı. Yerler neredeyse dizlerine ulaşan, yemyeşil ve canlı çimlerle doluydu.

"Sayıları durmadan artış gösteriyor." dedi Rhelaf umutsuz bir şekilde, sonra bu düşünceleri hızla bir kenara attı çünkü yanında ona yardım edeceğine tüm kalbi ile inandığı, güçlü bir savaşçı vardı. "Ancak hızla azalmaya başlayacaklar, senin sayende."

Gümüş Diş en gerideyken, Dodeik de en öndeydi. Rhelaf ve Keanexl ise ortada ilerliyordu.

"Onlara yarın sabahın ilk vakitlerinde saldırabiliriz, tabi yeteri kadar avcıya sahipsen," diye önerdi Keanexl. Öğlen vakitleriydi, güneş gökyüzünde en orta noktaya yerleşmiş, tüm ihtişamı ile etrafa ışıklarını saçıyordu. "Geceleri kurt olarak geziyorlar ve tüm enerjilerini kaybediyorlar. Bu nedenle, sabahın ilk vakitleri yorgun olacaklarını düşünüyorum. Senin büyü yeteneklerin başlarındaki büyücüyü oyalamaya yeterse bile, onları alt edebiliriz."

"Sadece kırk avcı kaldı," dedi Rhelaf tekrar umutsuzca. "Avcıların çoğu görevin önemini kavrayamadı ve bizden ayrıldı. Hep bu uğraşların sonuçlanmayacağını, boşuna çabaladığımızı düşündüler, belki de haklıydılar. Onlar hep artarken, biz azalıyoruz."

"İki kişi arttınız," dedi Keanexl hızla, Rhelaf gibi üç yüz otuz yılı aşkın süredir yaşayan bir elf bile, onlarca deneyime rağmen umutsuzluğa düşebiliyordu. "Kırk avcı bu işi halletmeye yardım edecektir fakat onların sayısı da oldukça önemli. Ne kadar sayıya ulaştıkları hakkında bilginiz var mı?"

"Sayıları üç yüzü aşmış olmalı."

Köyün etrafındaki ilk turlarını bitirmişlerdi. Keanexl, duyduğu sesler ardından gözlerini ve dikkatini iki katlı binaya çevirdi. Yaklaşık kırk kişi -aynı kadın avcı gibi giyinmişler ve yüzlerini kapamışlardı- binadan çıktı.

"Şu bina," dedi Keanexl eliyle iki katlı çirkin yapıyı gösterirken. "Avcılar kendilerini burada mı eğitiyor?"

Adam kısık gözlerini Keanexl'ın işaret ettiği yere odakladı, az da olsa fark edebiliyordu.

"Evet," dedi Rhelaf. "Avcılar için kendi aralarında dövüşler yapabilecekleri ve kendilerini eğitebilecekleri büyük bir yer yaptık. Bunu yapmamızın sebebi geceleri yaptığımız eğitimlerde dışarının tehlikelerinden uzakta kalmaktı."

Keanexl tüm avcılar evlerine dağılana kadar, onları izlemeye devam etti.

"Peki neden maske takıyorlar?" diye sordu Keanexl, Yaşlı büyücüye.

"Görevleri için büründükleri kimlikten sapmamak için," diye yanıtladı Rhelaf. "Onlar birer Gümüş Diş ve görevleri laneti bitirmek, tabi kendi istekleri dışında zorla taktırmıyoruz. Kendilerini maske içinde daha güvende hissediyorlar."

Keanexl, dönüp arkasına baktı. Kadın avcı, onlardan on ayak geride, yavaş yavaş yürürken, bir şeyler düşünüyordu, düşüncelerine odaklanmıştı ve Keanexl'ın dönüp kendine baktığını bile fark etmedi.

"Peki bu," dedi Keanexl, "Dün gece oldukça iyiydi."

"Dün gece ne oldu ki?"

"Kurt adamlarla uğraşmak zorunda kaldık. Şerefsizler oldukça güçlüydü, fakat bu avcı onlardan daha iyiydi."

Yüce Ağaç: ArayışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!