51 "Kavuşmak"

94.4K 4.3K 911

ASYA

Dudağımdaki baskıyla birlikte hafifçe gözlerimi araladım.

Yiğit dudaklarını dudaklarıma sürttü ve gözlerime baktı.

"Günaydın bebeğim." Yorgunlukla tekrar gözlerimi kapattım.

"Uykum var." Diye mırıldandım.

Dudağımdaki baskı arttığında gözlerimi açtım.

"Yiğit!" Dedim sızlanarak.

"Bir şey yapmıyorum, sadece öpüyorum." Gülümsediğimde dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu.

"Sabah sabah derdin ne manyak herif?" Dedim alayla.

"Pek sabah sayılmaz." Diye mırıldandı. "Saat on iki oldu." Hayretle yüzüne baktım.

"O kadar uyudum mu?" Başını salladı.

"Çok yorulmuştun ama güzelim." Dedi.

Yiğit üzerime hafifçe ağırlığını vermişti. Kalkmaya çalıştığımda başaramamıştım.

"Yiğit zaten uykum var, çekilsene ya!" Diye homurdandım.

Yiğit'in dudaklarını boynumda hissederken kıkırdadım.

"Yapma, istemiyorum!" Dedim nazlanırken, Yiğit boynuma küçük küçük öpücükler kondurdu.

"Seninle burada unutulmaz anlar yaşamak istiyorum." Demesiyle utançla gülümsedim.

"Evde yaparız ne yaparsak, biz buraya babam için geldik." Dedim. "Babamın durumu nasıl?" Yiğit gülümsedi.

"Uyanmış bile! Doktorlar çok güçlü bir adam diyor." Rahat bir nefes aldım.

"Allah'a şükürler olsun." Dediğimde yaklaşıp alnımı öptü. "Babamı görmek istiyorum!" Mutlulukla gözlerimi kapattım, babam iyiydi!

Yiğit dudağıma ıslak bir öpücük kondurdu.

"Öpmelere doyamadın!" Dedim gözlerimi araladığımda.

"Seni çok özledim." Ellerimi saçlarına çıkardım.

"Bende." Yiğit yaklaşıp burnunu burnuma sürttü.

"Bu sefer en az dört kez yapabiliriz." Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

"Aşkım farkındaysan hamileyim ben?" Yiğit güldü.

"Biliyorum." Göz devirdim. "Haydi kalk, sana güzel bir kahvaltı yaptırayım." Şaşkınca ona baktım.

"Bir şeycikler yapmayacak mıyız?" Yiğit kahkaha attı.

"İstiyor musun?" Kıkırdadım.

"İstediğimden değil, hemen vazgeçmen şaşırttı." Dedim.

"Eminim öyledir." Dedi ve yanağımı öptü. "Bir de hâlâ kızarıyorsun." Yanaklarımı defalarca öptüğünde kollarımı boynuna doladım.

"Ne yapayım? Sanırım birazcık utanıyorum." Diye mırıldandım.

"Utanan hâlin bu bir de!" Dedi ve hızla tişörtümü çıkardı.

"Ya ama sen benim kocamsın, utansam bile istediğimi yapıyorum!" Yiğit yanağımdan dudağıma doğru öperek indi.

"Utanma demeyeceğim çünkü kızarman hoşuma gidiyor." Ellerimi yüzüne çıkardım.

"Pislik!" Yaklaşıp burnumu burnuna sürttüm. "Yalız hastanedeyiz ve babam hâlâ taburcu olmadı. Şu an yaptığımız biraz ayıp gibi."' Güldü.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!