'Ah Jamie, bırakır mıyım seni hiç?'
Sıkıca sarıldık, yanağından öptüm, o da anlımdan öptü.
'Duşa girsem iyi olur, bana kıyafet vermek ister misin?'
Başını salladı ve çekmeceden baksır, tişört ve pijama altı çıkardı. Hepsi simsiyahtı, onları bana verdi, kenara koydum ve banyoya ilerledim, odasına banyo olması müthiş bi şeydi.
'Gelmek ister misin?'
'Bunu sormanı bekliyordum'
Güldü ve elimi tuttu, banyoya ilerledik ve girip kapıyı kilitledik. Elbiseyi çıkartıp kenara koydum ardından külodumu da çıkardım. O sırada o da takım elbisesini çıkarmış suyu açıyordu. Arkadan gidip ona sarıldım, çıplak sırtının göğüslerimle temas etmesi çok güzel hissettiriyordu. Beline sıkıca sarıldım ve karnını okşadım ardından elimi biraz aşağı indirip kasıklarında gezdirdim, hemen sertleşti.
'Onu yapma işte'
'Yaparsam ne olur?'
'Beni baştan çıkartırsın'
Güldüm ve elimi çektim, birlikte küvetin içine oturduk. Bacaklarının arasına oturdum, arkadan bana sıkıca sarıldı.
'O kadar çok özledim ki Jess, yapma diyorum kendime, bu kadar çok özlersen bu kızı ileride pişman olursun diyorum, seni çıkarmaya çalıştıkça içimden, daha çok ekleniyorsun ruhuma, ne yapacağımı şaşırıyorum artık'
'Jamie romantikliğin tuttu yine ağlatacaksın beni ya, bende çok özledim, deli gibi hemde'
Sıkıca sarıldı, bende onun koluna sarıldım. Birbirimize yumulduk ve uzun süre öyle kaldık. Aşığım adam sana, tüm ruhumla aşığım..
'Regl'in ne zaman'
'Hemen konuyu sekse getirmeye bayılıyorsun'
'Sekse getirmedim ya'
'Sanane Jamie, hani sen tamamen dönene kadar bi şey yapmayacaktık'
'Bana mı ne? Sen ciddi misin?'
'Öyle demek istemedim, sen beni çok iyi anladın'
'Beni çok sinirlendiriyorsun, söyle şunu'
'Daha var'
'Ne kadar'
'İki hafta'
'Güzel'
'Söz verdin Jamie'
'Evet söz verdim, ama bu sana dokunamayacağım anlamına gelmiyor'
'Geliyor'
Bacaklarımı iki yana sertçe açtı ve tutup kendine bastırdı.
'Kaşınma'
'Kaşınırım'
'Kaşırım'
'Kaşısana'
'Jess, ciddiyim bak, canın acır'
'Acısın'
'Bana dokunamazsın diyorsun, boşalmak yok diyorsun, onu diyorsun bunu diyorsun sonra canımı acıt, acıtırım, sonra üzülürsün'
'Üzülmem, boşalmak yok, diğer her şey serbest'
'Jess, bak, kendimi sıktırma bana, yaparım'
'Yapmanı istemediğimi kim söyledi'
'Kalk, yatak odasına git ve kapıyı kilitle, ardından yatağa uzan, hemen.'
Emretti, kalkıp dediğini yapmak üzere kurulandım ve odaya gidip kapıyı kilitledim, ardından yatağına uzandım, çok geçmeden o da geldi, beline havlu sarmıştı.
'Avucum kaşınıyor'
Hemen pozisyonumu düzelttim ve beni her zaman soktuğu pozisyonda eğildim. Kalçalarımı yukarı kaldırdım ve onu bekledim.

 Kalçalarımı yukarı kaldırdım ve onu bekledim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

'Aferim sana, öğrenmişsin.'
Yatağa oturdu, kucağında kalçalarımı kaldırdım. Eliyle okşamaya başladı.
'Söyle bakalım, sert mi olsun, çok sert mi'
'Çok sert'
Hırladı ve kalçalarıma sert bir tokat bıraktı. Hafifçe inledim.
'Daha sert?'
'Daha sert.'
Sertçe tekrar vurdu, çok sert vuruyordu ve kalçalarım acıdan sızlıyordu. Tekrar vurdu, derince inledim.
'Son bir kez, sonra yatağa uzanacaksın'
Son kez çok sert bi şekilde vurdu. İnlememi içime attım ve bi kaç saniye bekleyip acımın dinmesini bekledim, ardından yatağa uzandım. Zevk almadığımı söyleyemezdim.
'Sırt üstü yat, bacaklarını aç'
Dediğini yaptım, yanıma uzandı ve tek bacağımı bacağının altına aldı, ardından işaret parmağını ağzıma itip yalamamı sağladı.
'Bugün biraz canını acıtacağım, iyi bi kız olacak mısın?'
Parmağı hala ağzımdaydı. Başımı salladım
'Aferim sana, beni iyi dinle anlaştık mı?'
Onayladım. Parmağını altıma ilerletti ama durmayıp biraz daha aşağı inince ne yapacağını anladım ve titredim.
'Korkma, iyi olacak'
'Emin değilim'
'Ne dediğimi dinlersen çok canın acımaz'
Başımı salladım, aman tanrım beni arkamdan becerecekti. Parmağını arka deliğimin etrafında gezdirdi, titriyordum.
'Jess, eğer kendini kasarsan, acır, rahat olmalısın anlaştık mı'
'Anlaştık'
Bacaklarımın arasına yattı ve altındaki havluyu bi kenara attı.
'Bana söylesene, bu vajina beni neden delirtiyor'
Hafifçe yaladı, boğuk bi şekilde inledim.
'Seni yalamamı ister misin biraz'
'Arkamdan yapacaksın sanıyordum'
'Ona da sıra gelecek'
'İsterim'
Güldü ve kasıklarımı öptü.
'Hala boşalmak yok mu?'
'Yok, ve lütfen boşalacağım zaman dur, ben kendimi tutabilecek durumda değilim'
'Öyleyse bana boşalacağın zamanı söylemen gerekiyor'
'Sen ne zaman boşalacağımı benden daha iyi biliyorsun'
Yeniden gülüp yalamaya başladı, derince bi nefes çektim içime. Uzun süre olmuştu, çok uzun süre. Bi süre devam etti, kıvranmaya başladım ama ellerimi başına koymak da istemiyordum. Nefesimin arasında inledim
'Jamie'
'Bebeğim'
'Başına dokunabilir miyim?'
'Deneme bile'
Daha sert yalamaya başladı, durmazsa boşalacaktım, o da çok geçmeden durdu zaten, vücudumu çok iyi tanıyordu. Üzerime doğru eğildi ve dudağımdan öptü.
'Seni seviyorum'
'Bende seni seviyorum Jamie'
Anlımdan öptü ve derin bi nefes alıp yanıma yattı, ona baktım.
'Bana diyorsun ama, sen daha gerginsin'
'Sana zarar vermekten korkuyorum'
'Vermeyeceksin'
'Canın acıyacak'
'Sana izin veriyorum'
'Jess eğer istemiyorsan bu gece yapmayalım'
'İstiyorum, ama çok korkuyorum'
'Korkma ne olur'
Elini yanağıma koydu, gülümsedim ve onu öptüm.
'Ah bana ne yapıyorsun Jess, sert olmam gerekiyordu, sense beni ağlatacaksın'
'Kıyamam sana'
Boynuna sarıldım ve öptüm, o da beni koklayarak öptü.
'Kendini sakın kasma, lütfen'
'Tamam'
Yeniden altıma indi ve bacaklarımı sonuna kadar açtı.
'Bacaklarını bağlamak zorunda bırakma beni, açık kalsın'
İşaret parmağını yaladı ve vajinamdan aşağı doğru ilerletip arka deliğimin etrafında dolaştırdı. Derin derin nefes aldım.
'Ve eğer gerçekten dayanamayacak gibi olursan, başıma dokunabilirsin, seninim'
Kendimi serbest bıraktım, işaret parmağıyla beni yavaş yavaş zorladı, daha hiçbir şey yapmamışken bile delice acıdı. Birazcık inledim.
'Jamie yavaş ne olur'
'Sıkma kendini'
Yavaşca içime itmeye çalıştı parmağını, delice bağırdım.
'Şş Jess, annemler duyacak'
'Çok acıyor Jamie'
Tekrar itmeyi denedi, çarşafı çekiştirdim, ve dişlerimi sıktım. Yavaş yavaş parmağınının tamamını içime itti, bağırıyordum ama artık ne o ne de ben annemlerin burda olmasını umursamıyorduk.
'Aferim sana bebeğim, işte bu kadar'
'Jamie çok acıyor'
'Biliyorum bebeğim, çok kötü olursan söyle tamam mı?'
'Tamam, yavaş lütfen'
İkinci parmağını da yavaş yavaş ittirmeye başladı. Çığlık attım, sesimin tüm evde yankılandığına emin olabilirdim.
'Jamie, dur biraz'
'Durursam tekrar devam etmeme izin vermezsin, çok az daha dayan lütfen'
İkinci parmağını da içime tamamen bastırdı, ismini bağırdım. Kasıklarımdan öptü ve ileri geri yapmaya başladı, dayanılmaz acıyordu ve daha fazla dayanabileceğimi sanmıyordum. Çığlıklarımla boğuşurken bir taraftan onun ismini inliyordum.
'Ah! Jamie dur lütfen, dur bebeğim nolur, Jamie..'
Durmadı ve devam etti, acı giderek azalmak yerine artıyordu.
'Dur, lütfen dur, dayanamıyorum lütfen Jamie'
'Sık biraz dişini bebeğim, kasma kendini, çok kasıyorsun'
Kendimi rahatlattım, devam etti. Acıyla saçına ellerimi geçirdim ve kafasını kendime bastırdım. Ağzı vajinamı yalarken parmakları arka tarafımla uğraşıyordu. Bu biraz olsun rahatlatmıştı. İleri geri oynamaya devam etti. Onu geri ittim.
'Dur ne olur yeter'
Geri çekilip parmaklarını yavaşca içimden çıkardı, o kadar rahatladım ki nasıl tarif edebilirdim onu dahi bilmiyordum. Yanıma yattı, yanağından hafifçe öptüm.
'Özür dilerim sana karışmam normalde ama dayanamayacaktım'
'Sorun değil, bir daha yapma'
'Üzgünüm'
Anlımdan öptü, sarıldık.
'Acıyor mu'
'Sızlıyor'
Tam o sırada telefonu çalmaya başladı, uzanıp açtı.
'Efendim Sam? Evet edeyim. Acil mi? Tamam geliyorum'
Telefonu kenera bıraktı ve başımı okşayıp öptü.
'Sam'e gitmem gerekiyor. Kısa sürecek söz'
'Jamie hayır'
'Bebeğim önemliymiş, hemen döneceğim'
'Hayır lütfen, gitme'
'Ne yapayım Jess, ben gitmek istiyor muyum sanki'
'Benimle kal, sonra geleceğini söyle'
'Güzelim gitmem gerekiyor, bak söz yarım saate döneceğim, bi şey olursa da arayacağım tamam mı?'
'İyi tamam'
'Seni seviyorum'
'Bende'
Kalkıp giyindi bende o arada örtünün içine girdim.
'Küsmedin değil mi?'
'Küsmedim, ama yarım saat içinde gelmezsen küsebilirim'
'Çocuğun diyeceği şey yarım saati geçerse ne olacak peki?'
'Umrumda değil Jamie, ya yarım saat sonra burada ol, ya da olma, sen bilirsin'
'Kızgınsın'
'Değilim, sadece söylüyorum'
'Tamam, döneceğim'
Başımdan öptü ve çıktı. Kıvrılıp biraz müzik dinledim. O sırada kapı çaldı
'Girebilir miyim?'
'Bi dakika'
Matt'di. Hemen kalkıp üzerimi giyindim ve kapıyı açıp onu içeri aldım.
'Aşağıda biraz çay içeceğim, gelmek ister misin, Jamie'nin dışarı çıktığını gördüm yalnız kalma'
Başımı salladım birlikte aşağı indik. Sandalyeye oturdum, o da çay koydu.
'Anne nerde?'
'Uyuyor, Jamie?'
'Sam'in yanına gitti'
'Neden?'
'Bilmiyorum Matt'
Çayımı verdi ve karşıma oturdu. Uzun süre sohbet ettik, o anlattı, ben anlattım, Matt'le vakit geçirmek harika hissettiriyordu, gerçekten arkadaşlığındaki sıcaklığı ve samimiyeti, ne olursa olsun yanımda olacağını hissettiriyordu. Diğer taraftan Jamie henüz gelmemişti ve yarım saat olmuştu bile. Tam o sırada aradı.
'Efendim?'
'Jess ne yapıyorsun?'
'İyiyim, şu an eğer geç kalacağım diye arıyorsan boşuna dil dökme, duymak istemiyorum'
'Bebeğim neden böyle yapıyorsun, birazcık uzayacak sadece, sonra evde olacağım'
'Görüşürüz Jamie'
Telefonu kapattım. Matt bana ne oldu dercesine baktı.
'Geç kalacakmış, yarım saate burada olacağına söz vermişti'
O sırada tekrar aramaya başladı, kapattım.
'Önemlidir Jess, yoksa Jamie bırakmaz seni'
'Benim için önemli bu Matt, beni öyle bi anda bırakıp işim çıktı deyip gitmesi bile saçmalık. Çok önemli diye tamam dedim, yarım saat dedi, halledebilmiş olması gerekiyordu. Sadece buna önem veriyorum, oysa benim kadar önem veriyor gibi gözükmüyor'
'Peki haklısın, yine de bozma aranızı, daha yeni kavuşmuşken'
'Evet biliyorum bozmam, sadece kırgınım'
Tekrar aradı, açmadım. Bi kaç dakika sonra mesaj attı.
"Telefonu aç, yoksa kavga ederiz"
Tekrar aradı, ama yine açmadım. Çayımı yudumladım, sinirliydim.
'Ee mezun olmak nasıl bi his?'
'Çok güzel bi his, böyle rahatlıyorsun'
'Ah o günü iple çekiyorum'
'Geleceğin doktoru olacaksın ve buna değecek'
'Evet öyle'
Gülümsedik, bi kaç dakikaya kalmadan hızla dış kapı çarpıldı ve Jamie mutfağa girip beni oturduğum yerden kolumdan çekiştirerek kaldırdı. Sinirliydi, hızla beni tezgaha dayadı kolumdan tutuyordu ve sıkıyordu. Bağırmaya başladı.
'Bana bak, bir daha o telefonu aradığımda açmazsan çok kötü olur anladın mı beni? Sana işim var diyorum ya, işim var lanet olsun! Zaten önemli olmasa seni bir dakika dahi yalnız bırakmam ben, bunu da adın gibi biliyorsun! E neden böyle yapıyorsun o zaman? Beni delirtmek için mi?'
Matt gelip Jamie'yi geri çekti.
'Dokunma bana Matt!'
'Bağırıp durma o zaman Jamie, çocuk gibi davranıyorsun'
'Girme araya, tekrar uyarmayacağım!'
'Kendine gel, kızı rahat bırak!'
Matt Jamie'yi geri itti ardından Jamie daha da sinirlenip Matt'in üzerine yürüdü. Hızla Jamie'yi geri çektim.
'Matt'e dokunursan Jamie, beni bir daha zor görürsün'
'Öyle mi Jessica?'
'İşin yokmuydu senin? Gitsene'
'Gitmiyorum konuşacağız önce'
'Önce bağırmayı kessen iyi olur'
O sırada annesi içeri girip sinirlice bize baktı.
'Ne bu gürültü? Evdeki herkesi ayağa kaldırmak için mi bağırışıyorsunuz? Sorun nedir?'
'Sorun yok, pardon'
'Ne pardon Jamie? Yine mi kavga ediyorsunuz? Bana bak aranızda ne dönüyor bilmiyorum ama Jessica'ya tekrar bağırdığını görürsem çok kötü hesaplaşırız seninle anladın mı beni? Oğlum gibi değilsin, ben seni böyle büyütmedim sen bu olamazsın Jamie, ne yapıyorsun kendine gel!'
'Oğlun değilim zaten'
'Aferim, devam et tamam mı, sana yakışanı yapıyorsun.'
Ardından yukarı çıktı. Annesi resmen düşüncelerimi okumuştu, çok haklıydı. Matt içeri gitti, Jamie'de bana yaklaştı, onu ittim.
'Yaklaşma'
'Jessica ne saçmalıyorsun'
'Asıl sen ne saçmalıyorsun, sen kimsin ben artık seni tanıyamıyorum, babama saygısızlık yapıyorsun, annene karşı çıkıyorsun onu kırıyorsun, Matt'i dövecektin ya neredeyse, sen kimsin Jamie, kimsin?'
'Özür dilerim'
'Özür dilemen gereken kişi ben değilim, şimdi git, çok önemli işini hallet, ve geri döndüğünde sakın benimle konuşma. Koltukta yatacağım, sende rahat rahat yatağında yatarsın artık'
'Yapma Jess'
'Sus Jamie, git. Ve unutmadan, mezuniyetimi mahvettiğin için teşekkür ederim.'

Umarım beğenmişsizdir, çok öpüldünüz sizi seviyorum. Görüşmek üzere! 💘🌈

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!