"Jamie!?"
Ona delice sarılmak istiyordum ama donmuş gibiydim, şoktan vücudumu hareket ettiremiyordum. Ağlamaya başladım, gelip bana sıkıca sarıldı, ben ona sarılamadan tüm vücudumu kolları arasına aldı. Delice ağlıyordum ve onu kokluyordum.
'Jess'
'Çok özledim, çok özledim'
Beline sıkıca sarıldım o da bana delice sarıldı. Koklaştık ve ayların acısını çıkardık.
'Ne zaman geldin sen'
'Dün geldim, hepsi biliyordu geldiğimi ama şükürler olsunki sana çaktırmamışlar'
'Aman Tanrım'
Kulağının arkasını öptüm ve fısıldadım.
'İyi ki geldin, dayanamıyordum sensizliğe'
'Ah bebeğim, çok özledim seni'
Biraz daha ağladım ve daha sıkı sarıldım. Başımı okşayıp öptü.
'Ağlama artık, suratını özledim bakayım biraz sana'
Başımı ellerinin arasına aldı ve göz göze bi kaç saniye bakıştık. Yanaklarımdan göz yaşlarımı sildi, makyajımın aktığına emindim. Gözlerinin içine bakarken dalıp gitmiştim. Birden dudağıma yapıştı. Tüm ailemin, onun ailesinin hatta neredeyse tanıdığımız ve yakın olduğumuz herkesin burada olduğunu görmezden gelip karşılık verdim, uzun süre öpüştük, doyamadım dudaklarına. Babası öksürdü ve öpüşmeyi bırakıp sarıldık. Yeniden kulağıma fısıldadı
'Çok güzel görünüyorsun ama bu elbiseyi eve gidince konuşacağız'
'Teşekkürler'
'Çocuklar anlıyoruz özlediniz ama gitsek mi acaba artık?'
Kıkırdadım ve ondan ayrılıp elini tuttum.
'Nereye gidiyoruz?'
'Bunu kutlamaya, hadi bakalım'
Herkes arabalara bindi, biz Matt'in arabasına bindik annemlerde Jamie'nin ailesiyle gitti.
Matt kullanacaktı bizde birlikte arka koltuğa oturduk.
'Bana nasıl söylemezsin Matt ya'
'Jamie'den korktum Jess, beni tehdit etti'
Güldü, Jamie'ye baktım o da gülüyordu.
'Ne diye tehdit ettin çocuğu'
'Boşver sen çok önemli bi şey değil zaten, kavuştuk sonunda bi tanem ona bak sen'
Sıkıca sarıldık, kolunun altına girip ona sarıldım, beni sıkıca sarmaladı.
'Bu elbiseyi seçmenin sebebi nedir Jessica?'
'Çok beğendim, modelini'
'Öyle mi?'
'Öyle, ya kızma ne olur'
'Sinirliyim, herkes sana it gibi bakmıştır. Şerefsizler, yoklukta hepsi piçlerin'
'Tamam bi daha giymem, söz'
'Seni kırmak istemediğim için sesimi çıkarmak istemiyorum ama bir daha giymezsen sevinirim'
'Teşekkür ederim'
Başımdan öptü ve kolumu sıvazladı.
'Peki ya sen beğendin mi?'
'Elbiseyi mi?'
'Evet'
'Sana çok yakışmış, zaten bu yüzden giymeni istemiyorum, herkes böyle bi elbiseyi taşıyamaz'
'Teşekkürler'
'Yine de tekrar giyme'
Dudağından öptüm, ve yeniden sarıldım. Parfümü harika koluyordu.
'Kucağıma otur da seni biraz öpeyim, çok özledim'
Kucağına yan oturdum, öpüşmeye başladık ve durmadık. Gittikçe şiddetleniyorduk, yaklaşık on dakika kadar öpüştük. Nefesim kesiliyordu, ciddi anlamda. Üst dudağını emdim, o da alt dudağımı emdi, dilini ağzımın içinde dans ettiriyordu, tanrım çok güzel öpüşüyorsun ve beni kendine tekrar tekrar aşık ediyorsun bay Vincent. Elini göğüslerime ilerletti ama onu durdurdum.
'Yapma ne olur'
'Lütfen'
'Hayır'
'Neden'
'Kendimi durduramam, lütfen, bunu istemiyorum'
Belime sıkıca sarıldı.
'Peki nasıl istersen.'
Bende boynuna sarıldım, bi süre öyle kaldık.
'Matt biraz müzik açsana'
'Tamamdır mesaj alındı, merak etmeyin sizi dinlemem'
Ardından müziği de biraz yüksek sesle açtı.
'Jamie buradan geri gidene kadar benimle sevişmeni istemiyorum'
'Anlamadım?'
'Duydun işte'
'Peki ya neden?'
'Korkuyorum, ileri gitmek istemiyorum, çünkü eğer gidersek ayrılacağımız zaman çok acı çekeceğiz. En iyisi vücutlarımıza çok alışmamak.'
'Bebeğim, neden böyle düşünüyorsun'
'Öyle olacağını sende biliyorsun Jamie'
'Evet ama, senden ayrı kalmak istemiyorum'
'Bende, ama böylesi daha iyi, nolursun'
'Bari göreyim seni, dokunayım sana'
'Tamam o olur, ama içime girmek yok, söz mü?'
'Ah tekrar söyle ne yok?'
Sertleştiğini hissettim ve birazcık kıpırdandım.
'Jamie ya yapma öyle'
'Söyle'
'İçime girmek yok, söz mü?'
'Söz, söz Jess söz.'
'Ve boşalmakta yok'
'Jess neden yapıyorsun bunu bana'
'Böyle olması gerekiyor Jamie, ben istemiyor muyum sanki seninle sevişmek, deli gibi istiyorum. Ama ayrılırken daha fazla üzülmek istemiyorum, lütfen'
'Neden geleceği düşünmek yerine anı yaşamıyoruz'
'Hayır istemiyorum, ısrar etme yalvarırım'
'Peki tamam, sen neyi nasıl istersen öyle yaparız'
Sıkıca sarıldık ve öyle kaldık, belime sıkıca sarılmış bi taraftan sıvazlıyordu.
'Oradayken kendini hiç elledin mi Jamie?'
'Neden bunu soruyorsun?'
'Merak ediyorum, sadece bi soru'
'Şey, evet bi kaç kez'
'Biriyle miydin?'
'O ne demek Jessica?'
'Bi kadın veya..'
'Sus, seni aldatacağımı asla düşünme tekrar.'
'Üzgünüm'
'Bana güvenmiyor musun?'
'Sana güveniyorum, ama belki bi anlık..'
'Lanet olsun Jess, asla, tamam mı asla'
'Özür dilerim, böyle bi şeyi düşünmem bile hata biliyorum'
'Farkında olman güzel'
Daha sıkı sarıldım ve biraz boynunu emdim. Kravatını çok sıkmıştı bu yüzden biraz gevşetip gömleğinin ilk düğmesini açtım ve yeniden boynuna gömüldüm. Sertleşti.
'Beni tahrik ediyorsun, yapma nolur'
'Sende beni tahrik ediyorsun, ben bir şey diyor muyum'
Dudağına yapıştım, sertçe karşılık verdi.
'Matt varmamıza ne kadar var'
'Geldik, park edeceğim şimdi'
Dedi ve bi kaç dakika içinde park etti.
'Matt, annemlere bir şey konuşmaları gerekiyormuş beş dakika içinde geleceklermiş der misin?'
'Peki tamam, gelirken arabayı kilitleyin'
Anahtarı Jamie'ye verdi ve gitti. Jamie hemen kapıyı kilitledi.
'Ne planlıyorsun yine Jamie'
'Hiçbi şey, özledim biraz öpüşmek istiyorum'
Tekrar dudağına yapıştım ve sertçe öpüşmeye başladık. Elini bacaklarımda gezdirdi ve yavaş yavaş yukarıya çıkarttı, elbisemin altına soktuğunda onu durdurdum. Sertçe elimi çekti ve ellini kasıklarıma ilerletti.
'Jamie yapma'
'Yaparım'
'Yapma, boşalırım yapma'
Elini külodumun içine sokarken elini tutuyordum, tüylerim diken diken oldu, ardından elini tam altıma bastırdı ve inlememe engel olamadım.
'Dur ne olur'
'Durmazsam'
'Kendime hakim olamam'
'Azdırıyorsun beni'
'Ah bebeğim nolur yapma'
Yavaş yavaş oynamaya başladı, kibardı, çok zevk veriyordu.
'Ben yokken mastürbasyon yaptın mı?'
'Yapmadım'
'Doğruyu söyle'
'Şey..'
'Söyle, utanma'
'Bi kez yaptım, ama zevk alamadım ve tekrar yapmak istemedim'
'Neden bana söylemedin'
Hala oynamaya devam ediyordu ve zevkten delirecektim.
'Ah, istedim, yavaş bebeğim'
Yavaşladı ve hafif hafif oynamaya devam etti, anlımı anlına yasladım ve boynuna tutundum.
'Bi anlaşma yaptık sanıyordum, hani eğer yaparsan bana söyleyecektin'
'Özür dilerim, çok utandım, ah'
'Bunun için seni cezalandıracağımı biliyor musun?'
'Evet, üzgünüm'
Yeniden öpüşmeye başladık, nefes nefeseydim.
'Sana ne yapacağım?'
'Beni pataklayacaksın, ah, yavaş ne olur, boşaltma beni'
'Başka ne yapacağım?'
Yavaşladı ve elini çekip yaladı, ardından tekrar oynamaya başladı, zar zor nefes alıyordum.
'Bilmiyorum'
'Anlatacağım, beni iyi dinle anlaştık mı?'
'Anlaştık'
'Bugün eve gittiğimizde benimle utanmadan sevişeceksin. Açmam gerekirse, o an ne düşünüyorsak birbirimize söyleyeceğiz. Utanmadan'
'Aman tanrım'
'Anlaştık mı?'
'Bilmiyorum'
Hızlandı, bağırdım ve onu durdurmaya çalıştım.
'Anlaştık tamam anlaştık, dur lütfen dur artık boşalacağım'
'Deneyelim, 1 dakika boyunca bana aklından geçenleri söyle bakalım gerçekten anlaştık mı'
Tek göğüsümü elbiseden çıkardı, hoş zaten elbise göğüslerimi çok kapatmıyordu ama, ağzını gömüp yalamaya başladığında küçük bi çığlık attım. Bi taraftan vajinamla oynuyordu.

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!