GİRİŞ

847K 12.8K 2K

Belki, bu satırların arasına sıkışıp kalan insanlar vardır. Belki de, yazarın bir nebzelik bakış açısı cümlelerin içine sızmıştır. Belki de, bu kitabın içindeki insanlar seni anlamıştır. Bu kitap, belki de, tamamen sana ithafen yazılmıştır.

 

                                              ∞

 

"Kendi karanlığında boğulan insanlar,karanlığın onlara yapmış ve yapacak olduğu her türlü teşevvüşü,kırılmayan,bükülmeyen,demir zırhla karşılar.Zırh sağlamdır.Delinmez ve bükülmez.Kırılmaz ve paslanmaz.

Bu zırh, insanlara doğuştan gelir.Başta herkeste var iken,finalde toprağa dökülmüş zırh parçaları ararsınız.Zırhınızı kaybetmeyin.Kaybedenlerde korkmasın,kendi zırhlarını kendileri yaratsın."

 

Uzun zamandır kapalı olan gözlerini kırpıştırarak açtı.Ortamda,merak,şüphe,telaş ve sönük mutluluk hakimdi.Yansımasını görmeye hazır değildi.Hiç olmamıştı.Lakin,alışması gerekti.

Aşkının tozlu yollarında gezerken, o yolu süpüren süpürgenin, her bir telinde aradı, aşkı.O süpürgenin tellerinden dökülen her bir toz zerresinde aradı,mutluluğu.

Sandalyeyi küçük bir hamleyle döndürdü.Aynadaki yansımayı görmesi uzun sürmemişti.Kendisini böyle bir görüntüde hayal dahi etmemişti.Hayaller sonsuzdu.Pekala da bir sınırı olabilirdi.Lakin,sınırları koyması insanın bizzat kendi öz iradesinden geçerdi.O da koymuştu.O sınırsız,uçsuz bucaksız hayallerin önüne barikat kurmuştu.

Gerçek,o barikatı, balyoz olup yerle bir etmişti.Sonuç,hüsran mıydı?

Sonuç,muazzamdı.

Yansımaya tebessüm etti.O tebessüm,değişik duygularla bulamaç yapıldı ve ek madde olarak tebessüme eklendi.Tebessüm genişledi.Genişleyen gülümsemeyle birlikte her yer beyaz ışık oldu.Sis değil.Toz bulutu değil.

Parlak,beyaz bir ışık.

Dönüm noktası.Hayatları binbir parçaya ayıran,o nokta.O noktalara can veren hayaller.O hayalleri beyaz perdeye yansıtan umutlar.

Havadan umut tozu yağmaya başladı.O umut tozunun her zerresinde aşk;tek bir zerresinde mutluluk saklıydı.

Melek,sağ kulağına eğilip fısıldadı, "Karanlığı aş!Işıklarını yak.Elinde bir ışığın yok ise,en azından bir mum yak.O kilitlediğin aşkın anahtarını bul." Sandalyeyi bu sefer kendinden emin bir şekilde döndürüp ayağa kalktı.

Ona merakla bakan cılız kıza gülümsedi.

 

Tekrar tekrar nüksedip, ardı ardına cereyan eden bazı olayların gümüşi simgesinin de simgesiydim ben. Lise hayatının hüzne boğduğu, umudun yıkadığı kalp, zamanla benden alınmıştı. İntikam yoluna gitmektense, kendim olmayı seçtim. Bu seçenekten sonra bitap düştüğüm de doğrudur. Ardı arkası kesilmemiş yollardan geçtim.

Size en yakın kitabın kilit cümlesiyim ben. Güneşe en yakın, kalabalık şehre en uzak olanım. Bundandır bu denli kırılgan oluşum. Gözlerinizi kapattığınızda, zihninizde düşündüğünüz o siluetim.

Sahil KARAN.

Bir o kadar naif, bir o kadar kırılgan. Bir an da o beyaz ışıkla karşılaşan.

İsminin anlamı hafif, taşıması ağır olan.

Hayatımın son günleri diye tabir ettiğim o günlere tekabül eden zamanda hem ben, hem de o değişti. Belki de değişmese, benim hayatım şu an ki halinden daha feryat koparan cinsten olurdu. Kim bilir?

O ki, Baran Uysal.

Bir yağmur damlası misali. Kahverengi.

İmkansızı an ve an tatmış biri olarak ben, onun gibi değiştim. Velhasılıkelam onun için.

Onun gibi .

Bundan gerisi, acımasız mazinin eseri.

 

 -

 Unutma! Her kitabın ilk sayfaları sıkıcıdır; saçma kitap diye bir şey yoktur. Kapatma kitabı, okumaya devam et. Devam ettiğin her kitapta kaybettiğin benliğinin parçalarını bulacaksın; belli mi olur, belki de kendini bulacaksın. Bu kitabı, yaşamayan kişiler anlamaz, ya da anlamaya tenezzül etmez. Kitap okurken şüphe duyma. Her kitap güzeldir. Her kitabın bir sayfası, mutlaka ama mutlaka sana açılır. Her kitaba saygı duy, saygı duyduğun her kitap sana kendini açacak. Bir kitabın kendini sana açmasına izin verdiğin an sen, sen olacaksın. Unutma! Sen kitap okuyorsun, kelimelere göz atmıyorsun. Sen değerlisin.

SOĞUK (Raflarda!)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!