For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

10'one of those nights

699 75 72

İki seçenek arasında gidip geliyordum. Normalde hızlı karar veren bir yapıya sahip olmama rağmen şuanda yaşadığım ikilemin sebebi kendime güvenmemdi. Annem önüme iki seçenek koymuştu:

-Bugün evde kalıp ders çalışmam ve geceyi tek başıma evde geçirip yarın okula gitmem

-Anneannemlere gidip günümü orada iş yaparak harcamam

Normalde olsa hiç düşünmeden direkt evde kalacağımı söylerdim ancak evde kalırsam yapacağım tek şey Shawn'ın odasını röntgenlemekten başka bir şey olmayacaktı. Ders çalışmayacaktım. Sadece vicdanımı rahatlatmak için masa başında saatlerce oturacaktım.

"Ben senin yerinde olsam.." dedi babam. "Evde kalır ve ders çalışırdım. Ders çalışmassan bile dinlenirsin. Bugün pazar. Keyfine bak."

Babamın beni düşünerek yaptığı bu konuşma şaşırtmıştı. Beni bu denli anlamasını beklemiyordum doğrusu.

"Babana katılıyorum. Hem Daisy'i de yok." diye destekledi annem.

Daisy hemen araya girdi ve "Ben de ablamla kalayım anne." dedi.

Annemin karşılık vermesine izin vermeden atladım: "Hayır ufaklık." dedim. "Annemler ile gidiyorsun."

"Ablan haklı."

Anne ve babam kalmam için ısrar edince altında art niyet aramaya başlayacaktım ki anne ve babamın o kadar kötü insan olmadıklarını hatırladım. Baskıcı olsalar bile en azından benden bir şey saklamazlardı.

"O zaman evdeyim." dedim.

"Dolapta yemek var." dedi annem. "Sadece ısıtman yeterli. İstediğin her şeyi yiyebilirsin. Buzdolabını sırtımda götürmüyorum."

"Tamam, ben hallederim."

Babam, pijamalarını koydukları küçük çantayı sırtına aldı ve "Yatarken kapıyı iyi kitle." dedi.

"Anlaşıldı." dedim.

Sarıldık ve sonunda evden çıktılar. Anneannemin hastalığı küçük çapta aile düzenimizi bozmuştu. Birbirimize ayırdığımız vaktin süresi azalmıştı. Ve bazen babam bu sebeple kavga çıkartıyordu. Daisy de çoğu zaman uyku saatlerini kaçırıyordu. Huysuz bir çocuk haline dönüşüyordu. Bense bazı zamanla okula gittiğime şükrediyordum. Hiç olmazsa bir süre yaşananlara seyirci kalıyordum.

Arabaya bindiler ve arkalarından el salladıktan sonra gözden yavaşça kayboldular.

Tam eve girecekken karşı dairenin kapısı açıldı. Ve 4 gün sonunda nihayet onu görebilmiştim..

Attığım instastorye karşılık hiç bir tepki vermemişti. Son kez verdiğim savaşı da kaybetmiştim. Bunun için üzgündüm çünkü hayatımda ne kadar berbat seçimler yaptığımı bir kez daha anlamıştım. Bu nedenle son günlerde küçük orman kulübesine dönme istediğim artmaya başlamıştı.

Shawn'la bir kaç saniye gözgöze geldikten sonra arkamı döndüm ve eve doğru yürümeye başladım. Burada durup gözümün içine baka baka beni umursamayışını bir kez daha izlemeye niyetim yoktu.

Kapıyı kapattım ve bir süre perdenin arkasından Shawn'ın ne yaptığını izledim. 10 dakika boyunca bahçede oturup geri eve girmişti.

Hafta içi okula gelmemişti. Babası okula gelip rapor bırakıp gitmişti. Beni koruyacağım diye aldığı darbe onu iki gün okuldan mahrum etmişti.

Masanın üstünde duran telefonum çalmaya başladım. Arayan Nick'ti. Onu bu aralar bir hayli aksatmıştım.

Açar açmaz "Naber Aria?" dedi. Onu aksatmama rağmen bana karşı hiç tripli davranmamıştı. İşte bu yüzden en yakın arkadaşım bir erkekti.

illuminate // shawn mendesBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!