Bölüm 4: Şehrin Gölgesi

124 12 10

Keanexl, atını hazırlarken, Dodeik yanına geldi, "Atı ne için hazırlıyorsun? Elf Diyarında yeni bir tane alabiliriz." diye sordu.

Keanexl oldukça şaşırmıştı, "Atları geride bırakırsak köprüyü nasıl geçebiliriz ki?" diye soruya soruyla karşılık verdi.

"Senin yedi yıldır, küçük bir köyde olduğunu unutmuşum. Kurt Adam lanetinin artışı nedeniyle, Elf Diyarına geçiş için, Kartalları kullanmamız gerek, ya da gemileri, istediğini kullanıp gidebiliriz, kartallar beş gümüş tutuyor, gemiler ise üç gümüş. Ben kartalları öneririm, o koca kuşlar, bizi hızla Elf Diyarına yetiştirebilir ve görevi hızla yerine getirebiliriz."

Keanexl, düşündü. Zamanın getirdikleri onu gerçek bir canavara dönüştürmüştü. İçinde hiç bitmeyen bir intikam duygusu vardı ve bu intikamı ona karşı gelen her canlıdan almak istiyordu. Yedi yıllık bu eğitim onun yeteneklerini oldukça arttırmıştı. Tek istediği ise gücünü gerçek bir düşman karşısında denemekti."Hayır," dedi sesinin tonundan ciddiyeti anlaşılıyordu. "Köprüyü kullanacağız. Kurt adamlarla görülmemiş bir hesabım var."

Dodeik büyük bir kahkaha attı, Ağzı oldukça büyüktü, kahverengi gözleri ve burnu da. Bu adam, kesinlikle bir insana göre büyüktü, "Gerçekten çıldırmışsın, ama bunu sevdim." diye bağırdı, oldukça mutlu olmuştu. "Hiç kurt adam görmemiştim, insanlar geceleri dönüştüklerini söylüyor, ancak saat çok erken, şimdi girersek, gece olmadan Elf Diyarı'na yetişiriz. Bence burada kalalım ve bu lanet hakkında bilgi toplayalım."

"Nereden bilgi toplayabiliriz ki?"

Dodeik, kafasını arkasına çevirdi, "İnsanlar," dedi. "Onlardan kurt adamları öğrenebiliriz, ne de olsa, Brekil Ormanının yakınında yaşıyorlar değil mi?"

Keanexl etrafına göz gezdirdi. Bu şehir Furan kadar büyük ve gelişmiş değildi. İnsanlar daha sakin ve mutluydu, Tüccarlar gördükleri bazı fakirlere, yiyecek dağıtıyorlardı, yiyecek satmayan tüccarlar ise, altın vererek onları doyurmaya çalışıyordu. Gerçekten mutlu bir şehirdi. Ancak geceleri bu mutluluk kesinlikle kayboluyordu. Neredeyse tüm askerler, geceleri şehir içinde devriye gezerlerdi. Bu mutlu şehir geceleri, birden umutsuz ve korku dolu bir yere dönerdi. Her gece kurt adamlar, şehre girmeye çalışır, hatta bazı geceler şehrin içinde dönüşenler bile olurdu. Elflerin bu laneti, insanlara da bulaşmaya başlamıştı. Her geçen gün artan kurt adam sayısı, bazı günler oldukça az oluyordu. İnsanlar ne olduğunu anlayamamışlardı. Ancak tek bir bildikleri vardı. Bu lanet gereğinden fazla zamandır insanlara zarar veriyordu. Bu azalan ve artan sayılar, dengesini korumaya devam ediyordu, fakat son zamanlarda sayıları gerçekten artmıştı. Son bir hafta içinde, gecenin karanlığı şehri bastırdığı zamanlar, her yerden uluma sesleri geliyordu, bu da artışın kanıtıydı. Güneş ortadan kaybolduğunda şehir bir hayalete bürünüyordu. Kimileri bu lanetin oldukça az sayıda kişide olduğunu ve kısa zaman içinde yok edileceğini söylüyordu, ancak kısa zaman içinde elflerin bu lanet hakkında ki söylentileri, tüm kıtada yayıldı.

"Bundan on yıl önce M.S 498'de, Elflerin en yetenekli büyücülerinden El'Reth atalarının yasakladığı bir kitap gördü. Bu kitap, oldukça tozlu ve eskiydi, kapağı deridendi ve üstünde hiçbir şey yazmıyordu. El'Reth kitabı açtı. Sayfalar yıpranmıştı, kimileri ise kopmuştu. Yazıların çoğu silinmişti. Ancak bir kaç sayfa oldukça net bir şekilde okunuyordu. El'Reth bu yazıları okumaya çalıştı. Yazılar Eski dil kullanılarak yazılmıştı. Bu dili Brotah Dünyası üzerinde bilen kişi sayısı oldukça azdı. El'Reth de onlardan biriydi. Yazıları ve ne işe yaradıklarını anladı. Elflerin ona yaptıklarını, kesinlikle karşılıksız bırakmayacaktı.

Bundan on dört yıl önce, babası onu arkadaşı olan Rhelaf'ın yanına, öğrenci olarak verdi. Yaşlı büyücü, El'Reth'in gücünü daha ilk günden fark etti. Ataları gibi doğuştan gelen bir güce sahipti. Rhelaf bu gence her gün, eğitim vermeye başladı. Ona, eski dili ve eski büyüleri öğretti. Brekil ormanını gezdirdi, yararlı ve zararlı bitkilerin hepsini ezberletti. On iki yıl içinde, El'Reth ustasının seviyesine ulaştı. Aradaki üç yüz yıllık farkı sadece on iki yılda kapatmayı başarmıştı. Ancak genç büyücü, diğer öğrencilere karşı bir kin besliyordu. Diğerlerini kendinden küçük görüyor ve onların kendiyle aynı eğitimi almasını istemiyordu. Öğrenciler de bu davranışları yüzünden ona karşı öfkeliydi. En sonunda, El'Reth, ustasının, diğer öğrencilere daha fazla ders vermeye başladığını fark etti. Ancak bunun nedenini hiç anlayamadı. Kini git gide büyüdü, öz güveni durmadan arttı ve zaman onu git gide değiştirdi. Öğrencilerden ve ustasından tiksinmeye başladı. Bir gün, öğrencilerin hepsini, düelloya davet etti. Çoğu bu düelloyu kabul etmese de, dokuz kişi kabul etti. El'Reth, dokuz kişiye karşıydı. Ancak korkmuyordu, karşısındakilerin seviyesini biliyordu ve atalarının eski büyülerine çalışmıştı. Belki de ona bu düelloyu kazandıran şey o eski büyülerdi. Ancak bu düellonun galibi olmak ona bir şeyler kazandırmadı, hatta kaybetmesine sebep oldu. Yaşlı büyücü onu okuldan attı.

Yüce Ağaç: ArayışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!