•Mahsendeki Sarhoş•

2.7K 185 561

Multimedia:Cem Adrian- Sen Benim.🎶

Vee multimedia... Hazel.

•••Alıntıdır...
"Yere düşen umutlarım var şimdi. Onunla yürüyeceğim bütün sokaklarda."
•••

Yıkık dökük olan ruhlarımızın harebelerinde, dudaklarımız gibi acılamızda birbirine iliklenirken, sıcak tenli tadıyla perçinleşen tutkudan son yudumu aldım. Göz kapaklarım ağırlaşıp, kirpiklerim birbirine sarılmışken her hücresiyle sızlayan bedenimi usulca geri çekip dudaklarının arasından gelen esintili buğudan soluklandım.

Özlem kor bir ateş olup tenimi acımasızca yakarken, alnına yaslı olan alnımı çekip başımı huzura davet eden boyun girintisine gömdüm.

Tşörtünün açık yakasından yüzüme değen tenini saran hafif nem, yüzümdeki neme karışırken, bel boşluğuma ilişen parmaklar tenimi nazikçe okşadı.

Yükselen göğsüyle temasını kesen gövdemi biraz daha geriye alırken boynunun, içimdeki tüm ölü hücreleri uyandıran kokusunu derince soludum.

O yaşamdı. Yaşama davetiye getiren kokusu, ölümü unutturan gözleri, acıları eski yıkık evlerin dibine gömdüren dudakları vardı.

Kendimi tamamen çekip doğrulduktan sonra açmayı başardığım gözlerim masanın üzerindeki kristal bardağa ilişti. Bardağı kavrayan soğuk ellerimle sırtımı koltuğa yasladıktan sonra bir kaç yudumda içtim.

Avucumdaki bardağı sıkarken, üzerimdeki bakışlara hitaben huysuz bir sesle konuştum.

"Bakmasana." Kısık sesle güldü. Başımı ona doğru çevirdiğimde gözlerinde hâlâ bir kaç dakika öncesinden kalan küçük alevleri gördüm. Başını hafifçe yana yatırırken, dilini üst dudağında gezdirdi. Göğüs kafesimdeki intihara meyilli kalbin atışları düzene girmemeye yemin etmiş gibi tekrar hızlandı.

"Beni öptün." Dedi tek kaşını kaldırıp. "Nasıl bakmayayım?" Sesi biraz muzip biraz boğuktu. Yüzüne yerleşen bu ifade sinir bozucu olsada, silindiğinde gözlerim arıyordu. Sanki hep gülmeliydi. O acıdan yoksun olmalı, mutlulukla kuşanmalıydı.

"Nolmuş yani?" Dedim ve elimdeki içkiden bir yudum aldım.

"İlk kez öpülmedin ya?" Diye ekledim hızlıca. Yerimde doğrulurken bacağımı diğer bacağımın üzerine atıp rahat görünmek için çabaladım. Yoksa Ares muzipliğiyle beni utançtan un ufak edebilirdi. Ares alt dudağını büküp kaşlarını kaldırdı.

"Daha çok öperim diyorsun yani? Bana uyar." Dediğinde uzanıp omzuna hafifçe vurdum. Ares omuzundaki elimi tutup avucunun arasına aldı ve dudaklarına yaklaştırıp usul bir öpücük kondurdu.

"Ben öyle demedim." Dedim kaybettiğim sesimi bularak. Ares elimi bırakmadan dizinin üzerine koydu. Başını hafifçe sallayıp mırıldandı. "Hı hı." Gözlerimi devirirken bardağımdaki içkiyi kafama dikip, boş bardağı tekrar doldurdum ve yüzümü Ares'e çevirdim.

"Merak ettiğim bir şey var." Dedim sormak için iznini ister gibi sakin bir sesle. Ares başını hafifçe kaldırıp gözlerini gözlerime çevirdi. "Nedir?" Dedi normal bir sesle. Ben nasıl soracağımı düşünürken Ares tekrar başını eğip avucunun arasındaki elimin parmaklarıyla oynadı usulca. Bu hareketi içimdeki kelebekleri, istilaya çağırırken alt dudağımı dişleyip derin bir nefes aldım ve konuştum.

"Sonra o kıza ne oldu?"

Ares'in kıpırdanan parmakları yavaşladı. Başını hafifçe kaldırıp bana bakarken, gözlerinden geçen ifade donuklaştı. Yüzünde ki gülümseme inine çekilirken, benimde kanım çekildi. Sorumun üstünden geçen saniyeler dakikalar gibi gelirken nefesimi tuttuğumu sonradan fark ettim.

DAĞILMIŞ (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!