1. BÖLÜM – YENİ BAŞLANGIÇLAR

 Arkadaşlar ilk hikâyemle karşınızdayım umarım beğenirsiniz beğenmediğiniz bir yer olursa yorumlarınızla bana iletmekten asla çekinmeyin lütfen.

 Bu bölümde çok büyük emeği geçen Pelinnur’a çook teşekkür ederim.. Benim bu hikâyeye başlamamı o teşvik etti iyi ki var onu iyi ki tanımışım bu bölüm için gösterdiği emeklerinden dolayı da ilk bölümümü ona ithaf ediyorum.

  Ve son olarak Nesli ’ye de buradan çok teşekkür ederim benim yanımda olduğu için.

   Bazı anlar vardır hayatımızda; hiç bitmesin sonsuza dek sürsün isteriz, hep o anda kalalım o anı yaşayalım isteriz ve bir de bazı anlar vardır, keşke yaşamasak keşke hiç olmasa dediğimiz… O an oradan kaçmak kurtulmak istediğimiz kötü anlar... Bu anları seçmek bizim elimizde midir? Yani nasıl yaşarsak hayatı öyle mi olur ânımız? Ya da seçim bizde değil de kaderimizde midir?

İşte bende tam o anlardan birindeyim; kaçıp kurtulmak istiyorum... Bugün neredeyse hayatımın en berbat gününü yaşıyorum. Sahil kenarında yürüyorum. Boğaz havası iyi geliyor, galiba artık hep yürürüm bu sahilde, ne de olsa işsiz bir Zeynep’im artık. Ha doğru siz bilmiyorsunuz işten ayrıldım ben, neymiş efendim işe hep geç kalıyormuşum, işler yetişmiyormuş kovulmuşum! Sen kimi kovuyorsun be asıl ben istifa ediyorum senin bu çok harika(!) işinden. Hay Allah’ım ya nasıl insanlar var bu memlekette! Hani sanki sen çok doğru düzgün bir patronsun da ben kötü bir çalışanım! Her neyse daha fazla bunları düşünmeye gerek yok! Artık o sayfa kapandı, gitti…

Çoğu zaman, canım sıkkın olduğunda yanımda olan iki kişi oldu benim için. Bunlar ne annem ne de babam değiller. Çünkü yoklar onlar! Ben çok küçükken annemi kaybettim. Hatırlamıyorum bile Babamsa beni terk eden adam benim için sadece. Neden benim yanımda olmadıysa? Neden bana sahip çıkmadıysa? Çok mu zordu!?

Her neyse gelelim Yağmur ve Melis’e… Yağmur benim canım kuzenim. Jale teyzeminde -Yağmur'un annesi- ölümünden sonra Yağğmur'un yanına taşındım. Uzun süredir de birlikte yaşıyoruz ve gayet iyi anlaşıyoruz. Şu an onu aramayı çok isterdim ama şu sıralar bir toplantıda olacağından, bana da Melis’i aramak düşüyor. Yani illa birini arayacağım. Yoksa rahatlayamam ki ben!

Çıkardığım telefonda Melis’i tuşlayarak aramaya bastıktan sonra ikinci çalışta açıyor.

''Alo? Ne haber Zeyno?”

 “Valla canım iyiyim demek isterdim ama değilim!”

“Sesinde pek iyi gelmiyor zaten ne oldu?” diye soruyor hemen canım arkadaşım! Bende onu anlatmak için aramıştım zaten.

“Kovuldum!” diyorum direkt. Neden uzatayım ki?

“Ne?!” diye cıyaklamasıyla telefonu kulağımdan uzaklaştırıyorum hemen. Aman Allah’ım sağır olmaktan son anda kurtuldum!

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!