44 "Vazgeçmek"

89.6K 4.5K 1.1K

YİĞİT

Camların kırılma sesiyle birlikte Savaş gözlerini kapatmış, çoktan tir tir titriyordu.

"Aç lan gözlerini!" Dediğimde yavaşça gözlerini açtı, inanamayarak bana bakıyordu. "Seni sırf Asya'nın hatırına affediyorum." Şaşkınlıkla yüzüme baktı. "Bir daha kimsenin karırına bakmaman gerektiğini iyi anladığını düşünüyorum. Bu sana bir ders olsun, bir daha kimsenin karısına göz dikme." Elimde ki silahı yavaşça yere attım.

"S-Sen ciddi misin?" Diye sordu titrek bir sesle, fazlasıyla korkmuştu.

"Ciddi olmasam şu anda kafana sıkmıştım bile." Dedim ve arkama döndüm. "Ahmet, şunu çözün ve bir hastaneye götürün." Vücudunda ki yaralara bakarken yüzümü buruşturdum. "İşte sen Asya'ya yürüdüğünde, benim de başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Doğrusu, sen gerçeğini yaşadın." Dedim alayla. "Nasıl bir duygu olduğunu anlaman içindi, Menderes'le konuşup sana bir ders verelim dedik. Yoksa akıllanmayacaktın, bunu sende biliyorsun." Bakışlarını yere çevirdi.

"Bırakın beni." Ahmet yavaşça ellerini çözerken, ben de Menderes'e baktım.

"Metin Bey ile görüşeceğim." Güldü.

"Kayınbabanla yani?" Sırıttım.

"Aynen öyle." Dedim ve omzuna vurdum. "Ben gidiyorum, kendine iyi bak." Dedim ve arabama doğru yürüdüm. Telefon da Asya'yı aradım.

"Alo?" Güzel sesiyle birlikte gülümsedim, bu kadın için her şeyi yapardım.

"Güzelim ne yapıyorsun?" Diye sordum.

"Yiğit, ne yaptın? Öldürmedin değil mi? Sakın öldürmeseydin-" Ofladım.

"Öldürmedim." Asya mutlulukla çığlık attı.

"Ya beni kırmayacağını biliyordum!" Gülümsedim.

"Ama şu an ki hali haşat." Dedim. "Ahmet hastaneye bırakacak." Asya bağırdı.

"Ne, anlamadım? Nasıl haşat, ne yaptınız adama? Ayrıca Ahmet kim?" Bıkkınlıkla göz devirdim.

"Ahmet benim adamım. Detayları eve gelince konuşuruz, şimdi babanın yanına gidiyorum. Tamam mı sarışın?" Dedim.

"Of Yiğit!" Telefonu kapattım ve arabama bindim. Gaza basarken rahat bir nefes aldım.

İyi bir ders vermiştim.

Tam kafasına sıkmayı düşünüyorken sürekli Asya'nın üzüleceğini düşünüyordum. Öldürseydim o da çenesiyle beni öldürecekti. Sonra bir de Selma ile uğraşacaktım. Ailesine sonradan kavuşması umrumda bile değildi. Beni tek ilgilendiren Asya'dan başka bir şey değildi.

Gaza yüklenirken tek düşündüğüm şey Asya'nın babasıydı. Artık Asya için güzel şeyler olsun istiyordum. Ona ne kadar bir baba şefkati gösterirsem göstereyim, yine de asla gerçek bir baba gibi olamazdı. Ben onun her şeyiydim, yalnızca kocası değil. Beni çok sevdiğini biliyordum zaten.

Asyanın en çok muhtaç olduğu şey anne sevgisiydi, bunun farkındaydım. Anne konusu geçince çok fazla duygusallaşıyordu. Elimden bir şey gelse sonuna kadar yapardım ama ne yazık ki annesi ölmüştü. Asya bunu kabullense bile hâlâ ağrına gittiğini biliyordum.

Sonuna kadar emin olduğum bir şey vardı...

Asya çok iyi bir anne olacaktı...

Derin bir nefes aldım, onunla çocuğumuzun olmasını ondan bile çok istiyordum. Ona çok belli etmesem de çocuğumuz olmazsa cidden üzülürdüm. Benden sonra holdingi yönetecek, soyumu devam ettirecek bir çocuğumun olmaması beni yıkardı. Çocuk mevzusuna çok takıntılıydım lakin elimde değildi. Asya kadar güzel bir kız çocuğu sevmek istiyordum. Aynı zaman da bir erkek çocuğu...

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!