AŞKMAF/15

24.6K 872 358

Kızlarla beraber yatağın üzerine koyduğumuz elbiselere bakıyorduk. Her modelden her çeşit vardı neredeyse ama yok işte istediğimi bulamıyorum. İrem ve Ecem uzman oldukları için onlara bıraktım ama onların da seçtiklerini ben beğenmiyorum.

İstemeye gelecekler ama ben daha ne giyeceğimi bilmiyorum. 3 kız olarak hala elbiselere bakarken Emine sıkıntıyla nefesini sert bir şekilde bıraktı. Oturduğu tekli koltuktan kalktı ve yatağa ilerleyip lacivert dizlerimin üzerinde biten ince askılı dantel dekoltesi olan bir elbiseyi eline alıp bana fırlattı. Aniden attığı için tutumadım ve elbise yere düştü. Eğilip elbiseyi alırken Emine

"Al giy şunu sinirimi bozma" dedi ve kapıyı çarparak odadan çıktı. Neden böyle olduğunu söylememe gerek yok her halde. Rüzgar'ı ne Emine ne de Kağan affetti. Sadece arada ben varım diye iyi geçinmeye çalışıyorlardı o kadar. Kağan ile iş arkadaşı gibi araları Emine ile ise hiç bir şey. Kabullenmiyor Rüzgar'ı ve kabullenmeyecek biliyorum.

Yine de bu güzel günümü moralim bozuk geçiremem. Önemli bir gün ve ben çok mutluyum. Annem ve babama bahsettiğimde annem direk yüzlüğe odaklanmış babam ise biraz naz ettikten sonra kabul etmişti. Annem ile babamın arası da düzelmişti. Ben delirmiş olmasam biraz zor düzelirdi ya neyse. Ara sıra delirsem iyi olur.

Emine'nin seçtiği elbiseyi yakalarından tutup baktım. İyi ya iyi. Bu gidişle akşam olacak zaten ve ben pijamayla çıkacağım karşısına resmen. Rüzgar kiminle gelecek acaba istemeye. Ona bunu sorduğum da merak etmememi ve ailesinden biri olacağını söylemişti. Onun ailesi hakkında bir şey bilmediğim için tahminde bulunamıyorum. Yine de heyecanlıyım ve ailesinden biri ile tanışmak daha da heyecan verici.

Kızlara bakıp elbiseyi işaret ettiğimde

"Tamam giy, gel. Saçını düzleştirelim, biraz çok az çok çok az makyaj yapalım" dedi Ecem. Biraz düşündüm ama sonra kafamı sağa sola sallayıp

"Makyaj olmaz. Saçıma ne yaparsanız yapın" dedim. Bu konu da ki inatçılığımı bildiklerinden fazla inat etmediler. Bende gülümseyip banyoya ilerledim. Duşumu almıştım önceden. Rahattım o yüzden. Ve kızlara o konudan bahsedemedim. Bahsetmeyeceğim de zaten.

Rüzgar'ın da benim de şu an için tek endişemiz hamile olabilme riskim. İkimiz de korunmadık ve eğer hamileysem gerçek ortaya çıkardı. Elbet çocuğun doğum zamanı hesaplanacaktı veya ultrasona gidip bakılacaktı.

Her ne kadar bu ihtimal beni mutlu etse de korkutuyordu ve daha erkendi. 12 çocuk falan şakasınaydı. Hem ben doğumdan korkuyordum. O yüzden büyük ihtimal sezaryen doğum yapardım. Ki buda 12 çocuk işini imkansız kılıyor.

Konu ne ara buraya geldi ya. Aman neyse. Üzerime giydiğim elbiseyle banyodan çıktım ve boy aynamın karşısına geçtim. Elbiseyi üzerimde biraz düzeltirken Ecem yanıma geldi ve

"Güzel oldu hadi saçını yapalım" deyip omuzlarımdan tutarak makyaj aynasının karşısına oturttu beni. Aynadan kendime bakarken İrem

"Bir kaç şey yapacağım makyaja girmez" dediğinde kafamı salladım. Ecem saçıma girişirken İrem de yüzüme bir şeyler yapmaya başladı. Ayh güzel olsam bari ne de olsa istemeye geliyorlar. Rüzgar nasıl olacak acaba? Kesin yakışıklı, seksi, karizmatik olacak. Daha fazlası da olabilir. Ne olursan ol yine gel Rüzgar. Sadece sen olsan da olur. Seviyorum seni be.

***********************

İrem çoktan yüzüme bir şeyler sürmeyi bırakmış ve benim dalgınlığımdan yararlanıp bana ruj sürmüştü. Kırmızı kırmızı çok dikkat çekiyor ya. Yetmedi bir de rümel sürdü. Şu an yüzümü defalarca kez yıkama isteğimi zar zor bastırıyorum. Ecem de saçımı bıraktığında düzleştirme işinin bittiğini anladım.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin