-2-

41 8 3

O şiddetli rüzgar yüzümü okşarken bir yandan da uyanmamı sağlıyordu.Ne kadar uyanmak istemesemde buna direnmem imkansızdı.Sanırım Alicia ve yaşlı adamın beni bulduğu ağacın altında dünkü gibi yatıyordum.Ama bir şey farklıydı.Kendimi yorgun hissetmiyordum.Yavaşça yerimden doğrulduğumda havanın ne kadar soğuk olduğunu farkettim.Güzel manzaraları olması gereken orman adeta korku filmlerini andırıyor,içimi ürpertiyordu.Etrafta bir kuş cıvıltısı dahi olmazken havanın daha aydınlanmadığını farkettim.Birkaç adım attıktan sonra tuhaf hissetmemi sağlayan o fısıltıyı duydum.İlk başta ne olduğunu anlamasamda ilerledikçe bu fısıltının ilerideki su birikintisinden geldiğini anladım.Ne kadar korksam da o korkunç fısıltıya yaklaşıyordum.Nefeslerim kesik kesik olsa da kalbim olduğundan daha hızlı atıyordu.

Belki de bu kadar korkmamalıydım.Su birikintisinin yanına geldiğimde kendi yansımamı gördüm.Görmemle biraz rahatlasam da boşa olduğunu anlamam zor olmadı.Çünkü bir terslik vardı.Sudaki yansımam benimle aynı hareket etmiyordu.Şaşkın bir yüz ifadesiyle yansımama bakarken bir fısıltı daha duydum:

''Doğum gününü hatırlıyor musun Alison?''

Dediğinde ağzım kilitlenmişti adeta.Korkum giderek artıyordu.

''Hey Alison korkma!Biz aynı bedene hapsolmuş farklı ruhlarız.''

Der demez beni kendine doğru çekmeye başladı.

''Bırak beni!Hayır!Bırak.''

Bu çığlıkları atarken aslında her şeyin bir rüya olduğunu anladım.Derin bir oh çektim ama beni  çok etkilemişti.Yansımam bana Alison diye seslendiğine göre adımın bu olduğunu düşünsemde emin olamamıştım.Az da olsa sakinleşmişken odaya Alicia geldi.

''Korkma,sadece bir kabus.Su getirmemi ister misin?''

Başımı onaylarcasına salladım.Yavaşta olsa ayağa kalktım ve pencereden etrafa baktım.Bir türlü adını öğrenemediğim o yaşlı adam dışarda odun kesmekle uğraşıyordu.Sert bir yüzü vardı ve tuhaf giyinimliydi.Ben bunları düşünürken Alicia geldi.

''Teşekkür ederim.''

Der demez suyu hemen içtim.Dudaklarım feci derecede kurumuştu.Alicia düşünceli bir şekilde yan taraftaki koltuğa oturdu.Bir şey diyecek gibi oldu ama hiçbir şey demedi.Bu sessizlikten çok sıkılmıştım ve soru işaretlerini cevaplandırmak istiyordum.

''Adını öğrenebilir miyim?''

Cevabı bilsem de sormak istiyordum.

''Adım Alicia.Peki sen adını hatırlıyor musun?''

Ona kesin bir cevap vermek isterdim ama tek bir seçeneğim vardı.

''Alison.Sadece bunu hatırlıyorum.Peki ya bu yaşlı adam senin neyin oluyor?''

''Ben ona büyükbaba demeyi tercih ediyorum.Adı Alec.Tuhaf giyinir ve çoğu zaman konuşmaz,serttir.''

''Peki ne zamandan beri buradasınız?''

Dediğim anda Alicia hiçbir şey demedi.Üzgün gibi görünüyordu.Nedenini sorarak daha fazla üzmek istemesemde içimdeki merak  sormam gerektiğini söylüyordu.Bunları düşünürken üstü kirlenmiş bir vaziyette içeri giren biri olduğunu gördüm.Ona sanırım Bay Alec demeliydim.Şansa bakarsak üçümüzün de adı benziyordu.Ama ben bu insanlara daha fazla yük olmak istemiyordum.Bu yüzden buradan gitmem gerekiyordu.

''Alicia büyükbaban nerede?''

''Biraz sonra buraya gelir,merak etme.''

Bu ince sesli kız adeta bir korku filmi yaşamama neden oluyordu.İki yandan örgülü sarı saçları gözümden kaçmamıştı.Aslında çok şirindi ama genelde üzgün duruyordu.Birden içeriye Bay Alec girdi.Hemen o yıpranmış tekli koltuğuna oturdu.

''Dünküne göre iyi gözüküyorsun.Adını hatırladın mı?''

''Evet tek hatırladığım şey o.Adım Alison.Aslında Bay Alec size teşekkür etmem gerekiyor.Fakat burada daha fazla kalamam.Evimi hatırlamasam da burada olmadığına eminim.''

''Haklısın burada bizden başka kimse yok.Seni bulduğumuzda çok şaşırmıştık.Ama buradan gideceğini düşünüyorsan yanılıyorsun.Çünkü buradan başka bir yer yok.Buradan çıkmayı deneyemessin.''

Dediği anda ne diyeceğimi bilemiyordum.Nedenini sormak yerine sadece şaşkın bir yüz ifadesiyle etrafa bakıyordum.Ama sormam gerekliydi.

''P..peki neden?''

''Bak Alison her şeyi zamanla öğreneceksin."

Sesimi ciddileştirerek sormaya devam ettim.

''Neyi zamanla öğrenmem gerekiyorsa şimdi öğrenmek istiyorum!''

''Tek bir şey diyebilirim buradan çıkmayı denesende çıkamazsın.Alicia ve ben senin gibi sadece buraya geldiğimiz günü hatırlıyoruz ondan öncesi bir çöp oldu artık.Sen de böyle olacaksın.Burası ısssız ve karanlık bir orman ve bitmek bilmiyor.Ne kadar yol yürüsende... Ayrıca hiçbirimizin ailesi yok.Sende buradan gitmeyi aklından çıkar!''

Diye bağırdığında göz yaşlarım yanağımda süzülüyordu.Derin bir nefes aldım ve hemen dışarı çıktım .Hızlı adımlarla ilerlerken ileride karşılaşacaklarımdan habersizdim.

ORMANBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!