•Varoluş•

3.1K 234 659

Multimedia:Feride Hilal Akın-İntihaşk 🎶🎶

•••Alıntıdır...
"İçinde bulunduğum durumu size izah edemem ama ciğerimin ateşiyle dünyalar yanar."
•••

Hayatta değer verdiğimiz şeyler olur bazen. Bir nesne, bir varlık ve dahası. Bizim için önemli olan, sahip olduğumuz, güç aldığımız somut bir eşyanın kaybedilince yaşadığımız üzüntüsüyle, bulunca yaşadığımız sevincinin kıyasıya yarıştığını anlamaktır.

Parmaklarımın ucunda varlığını hissettiğim kolyemle, uzun zamandır yüzüme düşmeyen gülüşüm, gün yüzüne çıktığında usulca başımı kaldırıp en samimi ses tonumla konuştum.

"Teşekkür ederim."

Ares'in yüzünde beliren gülümseme, göğüs kafesimin içindeki kalbimin yandığını hissettirdiğinde, başımı eğip gözlerimi kaçırdım. İçi gülen gözlerinin üzerimde gezindiğini hissederken, yerinde kıpırdanıp elleriyle belimi kavradı.

"Yerini sevdin farkındayım." Dedi muzip bir sesle.

Sözlerinin etkisiyle hala kucağında olduğumu idrak ederek ve belimdeki ellerini düşünerek yanaklarıma ulaşan kıvılcamlardan daha hızlı bir şekilde, omuzlarından destek alarak kalktım. Kızaran yüzümü gizlemeye çalışırken, ellerimle elbisemi düzeltirmiş gibi yaparak derin bir nefes aldım.

"Sa...saçmalama." Dedim sesimin titremesine engel olamayarak.

"Hı hı. Haydi gidelim." Dedi muzur ifadesi sesine yansımaya devam ederken.

"Uykuya ihtiyacım var aslında." Dedim çatık kaşlı bakışlarım yüzüne tırmanırken. Ares tek kaşını kaldırıp yüzüne düşündüğünü belli eden bir ifade takındı. Aklında bir şeyleri şekillendirmeye çalıştığını fark etmek zor değildi.

"Seni bir yere götürmek istiyorum." Dedi onayımı sorgulamak isteyen bir sesle. "Yolda biraz kestirirsin."

Uykuya düşkün olmayışım ve başıma bin bir türlü belayı getiren merakımın ağır bastığının bilinciyle, söylediğinin üzerinden geçtiğimde başımı onaylarak salladım.

"Pekala."

Ares yanıtımdan memnun bir şekilde dudaklarını yukarı kıvırdı. Elini cebine atıp çıkardığı araba anahtarını bana uzatırken "Sen arabaya geç ben geliyorum." Dedi.

Cevap verme gereği duymadan anahtarı alıp avucumun arasına sıkıştırdığımda Ares arkasını dönüp mekana doğru ilerlemeye başladı. Bende onun tam aksi yönüne arabaya doğru ilerledim.

Nereye gideceğimiz konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Neden onunla gitmeyi kabul ettiğim konusunda olduğu gibi. Bunca zaman, iki dudağının arasından ruhuma akıttığı sözleriyle başımı döndürüp beni etkilediğini anımsadım. Ona karşı içimde olan çekime karşı koymak yeterince zorken, kırgınlığımla birbirine düşman olan özlem duygusunu yoksaymayı başaramıyordum.

Arabanın yanına ulaştığımda kapıyı açıp ön koltuğa yerleştim. Arabanın içi dışarıya göre bir nebze daha iyiydi. Üşüdüğümü hissederken kollarımı birbirine biraz daha sarıp sırtımı rahat koltuğa yasladım. Ensem başlıkla buluştuğunda, gözlerimi usulca kapattım.

Uzun zaman sonra dudağımın kenarına değen dudaklarının yumuşaklığını anımsadığımda seslice yutkunurken buldum kendimi. Kalbinden kalbime akan hislerin, arzuların, şehvetin yanı sıra, daha masum, teselli edici, sakinleştirici bir dokunuş gibi hissettirmişti.

DAĞILMIŞ (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!