1.Bu adamın ilk görüşte sesinin tonuna vurulmuştum..

107 23 78
                                    



Hastanenin bir arka sokağına park ettim arabamı.Ardından dikiz aynasından kendimi kontrol ettim. Topuklu ayaklarım zeminde çınlarken hastaneye ilerledim.

"İyi günler. Ben Kim Choa. Dr.Bong ile randevum vardı." Soluk yüzlü asistan, randevuyu onaylayıp odayı işaret etti.

Gergindim.İlk kez bir terapiste gelmiştim.

"Hoşgeldin Choa Hanım. Buyrun şuraya oturun lütfen."

"Hoş buldum. Teşekkürler."

"Bir şeyler içer miydiniz?" Doktor Bong oldukça zarif bir hanımdı.

"Limonata alabilirim." Gülümsememi sabitlerken cevapladım.

"Lütfen rahat olun ve başlayın." Telefonu kapatırken konuşmuştu.

"Ben evliyim. Boşanmak istiyorum. Mahkemeye de başvurduk fakat..." Devam edememiştim.

"Sakin olun.Yavaş yavaş anlatın lütfen. Eşinizden şiddet mi görüyorsunuz?" Kaşları çatılı, ciddi sorduğu soruya kahkaha atarak cevap verdim.

"Ahhaa Gyu mu? Asla öyle bir şey yapmaz." Sinirlerimin ne kadar yıprandığını ölçmek ister gibi bakışlarını yüzümde gezdirdi.

"Bay Gyu ile neden boşanmak istiyorsunuz?"

"Birbirimizi sevmiyoruz." Tereddüt etmeden söylemek beni de şaşırtmıştı.

"Neden evlendiniz peki? Aile baskısı falan mı yoksa?"

"Hayır hayır. Öyle klişe bir sebebi yok. En iyisi baştan anlatayım ben." Tam derin nefes aldığım sırada sekreter içecekleri bıraktı.

"Dinliyorum Choa Hanım.Baştan başlayın."

Limonatamdan kocaman bir yudum aldım ve başladım.

Yaklaşık 6 ay önce yağmurlu bir kasım günüydü. Ben makine mühendisiyim ve branşım gereği çizimlerle ilgileniyorum.Asansör tasarımı ve çizimi yapmak kolay bir şey değil.Piyasa bu konuda yetersiz kaldığı için bende ilgimi asansörcülüğe yöneltmiştim. Büyük bir firma, proje yarışması düzenlemişti ve katılımcı olarak davet edildim. Kesinlikle bu işi almak istiyordum çünkü ham maddi hem de kariyerim açısından oldukça karlıydı.

Neyse uzatmayayım, yarışmanın katılım şartlarını öğrenmek için firmayla görüşmeye gittim.

Her şey o gün başladı.

Asansöre bindim ve 5 numaraya dokundum. Bir yandan da kabini incelediğim için içeride iki kişi olduğumuzu fark etmedim. Tam 4.kata gelmiştik ki elektrikler kesildi ve halatlar yüzünden zemin kata indik. Bunları bu kadar sakin anlatıyorum çünkü, daha önce de benzer olaylar yaşamıştım.

Can havliyle,yanımdaki adama tutunmuşum.

"Korkma" dedi. Sesinde güven vardı.Ellerimiz kenetlenmişti.

"Korkmuyorum.Ben mühendisim ve bana güvenebilirsin. Buradan çıkacağız." Telefonun flaşını açıp çantamı kurcalamaya başlamıştım.

"Ne arıyorsun?"

"Anahtar. Asansörden çıkabilmek için.Şuan zeminden 40 cm yukarıdayız. Bir şekilde kapıyı açıp, kuyu dibine inmeliyim. Böylece yardım çağırmaya gerek kalmadan asansörü çalıştırabilirim."

"Peki ya makine odası?"

"Bu asansör çarpışma kapılı. Son model yani. Böyle makine odalarıyla uğraşmazlar, minik bir dişlisi var."

"Peki, ya sen aşağı indiğinde yukarıdan birisi çağırmış olursa?"

"Kuyudibindeki merdivene yapışırım. Endişelenme, daha önce de kalmıştım." Tam o an bulduğum 15 cmlik anahtarla kapıyı açtım.

"Bence aşağı ben inmeliyim."

"Gerek yok, deneyimliyim demiştim."

"Bende deneyimliyim." Derken küçük gözleri kararlılığıyla delmişti. Bileğimden tutup kabine çektiğinde afalladım ve tepki veremedim.

"Sen anlıyor musun gerçekten?" Sesimdeki heyecanı hissetmemesi için nelerimi vermezdim ki..

"Mekatronik mühendisiyim ve bana güven.Seni buradan çıkaracağım."

"Pekala."

Ve sesinin tonunda kaybolup içinde bulunduğum durumu unutturan adam, karanlığa adımını attı.



###

Anlaşılmayan yerleri soralım pls ♥

CHOAnın ağzından gidiyorum şimdilik ^^

Öpüldünüz ^^

Dön dediniz döndüm, keyifler nasıl? Sohbet etsek ya❣️

ELEVATORHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin