AŞKMAF/9

20.4K 1K 185

İYİ OKUMALAR....

Kağan'la beraber yolculuğumuza devam ederken Kağan'ın yüzünde minik bir gülümseme vardı. Mutluydu büyük ihtimal. Ki onun mutluluğu bana da yansımıştı. Yaklaşık yarım saat öncekinin aksine gayet mutluydum. Üzülmüyorum.

Sevdiklerim mutlu olduğunda bende mutlu oluyordum. Bu kişi sadece sevdiğim değil abimdi aynı zamanda. Öz abim olmasa bile onun kadar önemli olan.

Yolculuğumuz devam ederken az ileride bir adam otostop çekiyordu. Yol kenarında da kaputu açılmış bir araba vardı. Büyük ihtimal arabası bozulmuştu. En yakın ev bile şu an fazlasıyla uzaktı. Kağan'a döndüm ve

"Yardım edelim" dedim. Bir bana baktı bir adama. Hala arabayı aynı hızda sürmeye devam ederken kafasını sağa sola salladı ve

"Tuzak olabilir Ezgi. Ateş' in oyunu olabilir." dedi. Haklı olabilirdi. Ama normal bir yardım isteği de olabilirdi. Emin olamazdık.

"Yine de bir ne olduğunu sorsak" dediğimde Kağan derin bir nefes alıp verdi ve kafasını aşağı yukarı sallayıp arabanın hızını düşürdü. Tam adamın önünde durduğunda benim tarafım da ki camı açtı ve sert bir sesle

"Hayırdır birader" dedi. Adam telaş dolu sesi ile arabasını göstererek

"Allah aşkına yardım edin. Karım hamile suyu geldi doğum yapacak ama araba bozuldu. Allah aşkına yardım edin. Lütfen" diyerek hızla konuştuğunda adamın endişesi bunun bir oyun olmadığını kanıtlıyordu bile. Ve arabasından gelen acı bir kadın çığlığı da.

Kağan'a baktım hemen. O kafasını aşağı yukarı salladığın da hızla arabadan indim. Kadının olduğu arka kapıyı açtım ve kadına baktım. Koltuğu sıkı sıkıya kavramış acıyla bağırıyordu.

Direk

"Hanım efendi sakin olun. Ben doktorum yardım edeceğim size merak etmeyin" dedim. Kadın kafasını aşağı yukarı sallarken acı bir çığlık daha atınca direk yapmam gerekenleri yapmaya başladım.

Elimi kadının karnına koydum ve çocuğun tam olarak nerede olduğunu anlamak için gözümü kapatıp hissetmeye çalıştım. Elimi yavaş yavaş aşağı indirirken gözlerimi açtım ve kafamı arkamda ki Kağan'a çevirip

" Kağan çocuk kanala girmiş. Hastaneye götüremeyiz o kadar vakit yok. Eğer doğum olmazsa çocuk ölür" dedim. Kağan endişeyle

"Ben doğurtamam çocuğu. Hiç nasıl yapıldığına bakmadım bile. Benim alanım değil" dediğinde sinirle

"Sen değil ben yapacağım zaten " diye bağırdım. O arada çığlık atan kadınla beraber ona döndüm ve

"Lütfen derin derin nefes alın verin. Ağzınızdan derin derin nefes alıp verin" dedim. Kadın dediklerimi yapmaya çalışırken kocasına döndüm ve

"Lütfen diğer tarafa geçin ve karınızın elini tutun. Size ihtiyacı var şu an" dedim. Hızla diğer tarafa geçerken Kağan bağırarak

"Ezgi yapma. Çocuk ölebilir. Ters gelir bir şey olur" dediğinde sinirle ona döndüm ve dediklerini takmayarak

"Bana havlu gibi bir şey bul ve mümkünse su da bul hemen" dedim. Kağan sadece gözlerimin içine bakıp kafasını sağa sola sallarken

"Defol Kağan" diye bağırdım ve kadına döndüm. Kadının elbisesini yukarı sıyırırken Kağan bir şeyler mırıldandı ve arabasına ilerledi. Ne hali varsa görsün.

"Şimdi bağırma ve sadece ıkın" dedim. Kadın dediğimi yaparken arada yine çığlık atıyordu ama atmaması lazım. Her bağırdığın da çocuk geri gidiyordu.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin