Bölüm 36

29 5 3

Sıradan bir insanı hayretler içinde bırakacak derecede paran, miktarını ölçmenin aylar süreceği bir mal varlığın varsa, o denli varlığın içindeki tek kişi sen değilsen, büyük bir rekabet ortamında dünyaya geldiysen, içinden çıkmaya çalıştıkça daha çok bulanıyorsan; işler düzeni yürütmekten çok, hayatta kalabilme becerisi geliştirmeye dönüşüyordu.

Annesinin endişeli gözlerine bakarken aklından geçen buydu.

Frederick bu savaşta düşen ilk kişi değildi. İçinde bulunan herkesin en az bir kişiyi, bazen tüm bir ailenin kaybettiği, çoğu zaman anlamsız olduğunu düşündüğü bu soğuk savaşta düşen son kişi de olmayacaktı Frederick.

"Herkesi gönderin."dedi Spike ifadesiz bir tonla. Bu konu hakkında sadece aile üyeleriyle bir karar vermeleri gerektiğini düşünüyordu.

"Ben de herkesten kurtulmak isterdim fakat Will herkesin kalması gerektiğini söyledi." Spike koridora çıktı. Kalan aileleri görmesi gerekiyordu.

Fakat herkesin yüzü bir anda onun üstünde donmuştu. Küçük kalabalığın arasından Will çıktı ve onlara doğru yürümeye başladı.

"Sen,"dedi Spike'a bakarak, "odaya geç. Şu an dışarıda bulunman iyi değil." Sonra hemen arkasındaki Albert'a döndü. "Bizim ekibe haber verdim. Birazdan burada olurlar. Şimdilik doğal bir ölüm gibi gözüküyor. Sağlık birimi geldiğinde kesinlik kazanır. Fakat şu Rosmarie denen kadınla ayrıca konuşmam gerekecek. İşin içinde olabilir. İçeri dalar dalmak 'efendimiz öldürüldü' diye bağırdığına göre bildiği bir şey olmalı."

"Rosmarie Frederick'in en sadık hizmetçisi."dedi Estelle şaşkınlıkla. "Yıllarca onun yanındaydı. Onun için ölecek kadar ona bağlıdır." Will imalı bakışlarını Estelle'in gözlerine çevirdi.

"Yaşın kadar bu işlerin içindesin. Bu caka seni şaşırtmamalı."dedi keskin bir tonla.

"Bu öyle değil. İnan bana, o kadın Frederick'e tapardı."

"Daha ortada kesin bir şey yokken içeri o şekilde dalması ne kadar normal?"

"Sana söylüyorum-"

"Şüpheli olarak değerlendirdiğim bir kadına ısrarla arka çıkarak Spike'a iyilik yapmıyorsun. Bir başkası olsa onu kendi tarafınıza çektiğinizi düşünebilir."dedi Will. Spike'a baktı. "İçeri gir."dedi. Ron'a "Sen dışarı."dedi. Albert'a "Odanın girişlerini kapattırdım. Göndermeye çalıştığınız insanlar da olduğu yerde kalacak. Sağlık ekipleri kesin bir şey söyleyene kadar kimse kıpırdamayacak."

"Bu şamataya onları da mı dahil edeceğiz?"diye sordu Estelle öfkeyle.

"Şu an zan altında olan benim oğlum değil."dedi Will kızgınlıkla. Böyle bir durumda bile kafalarına eseni yapmaya çalışmaları sinirini germişti. Spike suçlanacaksa onun çevresindekiler de suçlanabilirdi. Kendi oğlu ona en yakın olanlardan biriydi. İşin oraya gitmesini engellemeliydi.

"Bayan Specter."diyerek bir kız girdi araya. Siyah küt saçları, koyu gözleriyle Victoria, Will'in yanından sıyrılıp geçti. "Josephine yarım saat önce Bay Specter'ın odasından genç bir hizmetçinin çıktığını görmüş. Bugün için alınanlardan biriymiş."

"Bu mümkün değil."dedi Estelle sertçe. "Rosmarie bizzat sorumluydu bugün için gelenlerden." Duraksadı. Düşünmeye çalıştı. Katil şu an içerideydi. Fakat kimdi? "Tek başına o yana gitmesi mümkün değil."

"Evi tanıyan birinden yardım almış olamaz mı?"diye sordu Will.

"Rosmarie değil, Will."dedi Estelle bir kez daha.

Bu sırada kapı çaldı. Az önce Will'in söylediklerini bir bir yaptılar. Spike tek başına odaya geçti. Ron diğerleriyle birlikte içeri girdi. Estelle ve Albert gelenleri karşılamak üzere kapıya yöneldi. Will'in ekibi gelmişti.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!