Misafir Ve Can Dostum Jesus

316 31 63
                                    


Negan topluluğnda yeni bir sabaha uyandım. Gözlerimi açtığımda odamdaydım. Yatağım, ne kadar da rahat diye düşündüm. Hele iki günü ormanda geçirip dizlerinin üzerinde sabahladıktan sonra.

Yavaşça yerimden doğruldum. Kıyafetlerimle uyumuşum. Üstümdeki askılı mavi tişörte iğrenerek baktım. Sol tarafına aylak kanı bulaşmıştı. Hemen çıkarttım. Ve yatağın yanındaki koltuğa fırlattım. Onun yerine aynı tişörtün kırmızısını giydim. Ve odayı çöplük gibi bırakıp çıktım.

Upuzun koridorları ve kafa karıştırıcı giriş çıkışlarıyla burası labirent gibiydi. Nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm. Herkes benden önce uyanmıştı. Koridorda yürürken sherry yi gördüm. Koridorun sonunda duruyordu. Ona kötü kötü baktım. Her karşılaşmamızda aynı bakışı atıyordum. Daha önce ona kocasını alıp kaçmasını söylemiştim. Bana yapamam demişti. ÖDLEK. Sanki burada yaşamak neganın lucy siyle öldürülmekten daha iyiymiş gibi. Sherry iyi bir kadındı ama ona ve Dwight a kızgındım. Aslında negana boyun eğen herkese kızgındım.

Kötü kötü bakmayı kesip köşeyi döndüm. Bakışlarım onu üzüyordu her halinden belliydi.

**************************

Yürürken kapılardan birinin açık olduğunu, içeride Dwight in birşeylerle uğraştığını gördüm. Ses çıkarmadan kapının önünde durup onu izledim. Elindeki konserveden çıkardığı şeyi ekmeğin arasına sokuşturdu. Konservenin ambalajına biraz bakınca, köpek mamasıydı bu. Kesin mahkumlara yemek götürecekti. "Onlar mahkum hayvan değil". Şimdiye kadar orada olduğumu fark etmemiş olacakki irkildi. Kafasını bana doğru çevirdi ve "Bu seni ilgilendirmez Negan böyle istedi". Sesimi yükseltip konuşmaya başladım "bunu insanlara yediremezsin iğrenç birşey bu." Dwight bana aldırış etmeden sandviç i aldı ve  odadan çıkıp koridorun ters tarafına yürümeye başladı. Arkasından gittim ve bir yandan da bağırıyordum "o şeyi mahkumlara yedirmene izin vermeyeceğim duydun mu. Hey beni dinle sana diyorum." arkasından gidiyordum ve ben onu takip ettikçe o adımlarını hızlandırıyordu. En son bir yerde durdu, burası mahkumların tutulduğu koridordu. Kapılardan birini açtı içeride çalan iğrenç müzik kapının açılmasıyla kesildi. Babamın harika psikoloji bozma yöntemlerinden biriydi bu. Dwight elindeki iğrenç şeyi karanlık odanın içine fırlattı. Tam kapıyı kapatacakken ben kapıyı tuttum. Önce Dwight a baktım ve "bunu yapmak zorunda değilsin Dwight, kimse değil." Sonra Dwight İn sandviçi verdiği mahkuma çevirdim kafamı.

Bu oydu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Bu oydu. Dün gece babama yumruk atan adam. Onu buraya getirmiştik. Tabi ya nasıl unuturum. Karanlık hücrede çırılçıplak duruyordu. Rahatsız olmasın diye ona çok bakmamaya çalışarak. Çömeldim ve adama güven verici bir tavırla "bunu yemek zorunda değilsin. Hatta burda olmak zorunda da değilsin. Dinle bak sana yardımcı olabilirim. Seni burdan çıkarabilirim." adam bana umutsuzca baktı, aynı dün geceki bakış. Tam o sırada Dwight beni kaba bir şekilde tuttu ve geriye çekti. Mahkum adama" başka yemek yok" diye bağırdı. Kapıyı kapatmak için yeltrndiğinde bağırdım "sakın Negan ım deme". Dwight kapıyı çarptı. Sonrada yüzüme bile bakmadan çekip gitti.

The Walking Dead Carlgrimes Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin