10.bölüm

1.6K 131 38

" Onun kafasındakileri gördüm. " Arabaya bi digimiz sırada Xiumin bana döndü. Kaşları hafiften çatıktı. Neler gördüğünü, Chanyeol'un neden döndüğünü, ne gibi planları olduğunu oldukça merak etsem de aslında bir tanım öğrenmek istemiyordu.

Sadece ondan uzak durursam herşeyin yoluna gireceğini düşünüyordum. Ama Chanyeol'un böyle bişey yapmayacağını da adım gibi biliyordum.

" Sana gerçekten onları yaptı mı? Gerçekten bu kadar acı çektin mi? " Arabayı çalıştırmadan önce bıkkın bakışlarla ona döndüm.

" Sence bunları yeniden konuşmak istiyor gibi bi halim var mı? " Xiumin dudak büzerek sustu. Ama yeniden sorularına başlayacağını elbette biliyordum.

El frenini indirdikten sonra marşa basıp arabayı çalıştırdım.

~ ~

" Üzerini çıkardın mı? " Makyajımı tamamen çıkardıktan sonra yatak odasına döndüm yeniden. " Xiumin? "

Gardrobumun açık kapısının önünde bağdaş kurmuş bir şekilde birşeyleri inceliyordu. Birkaç adım daha attıktan sonra neye baktığını görünce yanına gidip elindekileri aldım hızla.

" Xiumin, bu yaptığın yanlış biliyorsun, değil mi? " Resimleri kutuya tekrar yerleştirdikten sonra dolabın köşesine koyup kapısını kapattım.

" Sadece merak ediyorum. Bana hiçbir şey anlatmıyorsun ve zihnine girmemi de istemiyorsun. Başka ne yapmalıyım? " Sıkkınca bir nefes verdikten sonra yanaklarını şişirdi.

" Merak etmeyebilirsin, bence böylesi daha iyi olur. "

" Ama- "

" Bana sakın itiraz etme. " Bu ona ilk bağırışımdı. Fakat konu ne zaman oraya gitse sinirlerim gerçekten bozuluyordu.

Chanyeol'un söyledikleri hala dünki gibi kulaklarımdaydı.

Xiumin alt dudağını sertçe kemirerek gözlerini benden kaçırdı. Başka birşey söylemeden yatağa girip yorganı da başına kadar çekti. Ona bağırdığım için gerçekten pişman olmuştum.

Yavaş adımlarla yanına giderek yorganı çektim üzerinden.

" Ne? Uyumaya çalışıyorum. " yorganı elimden almaya çalışırken onu durdurdum.

" Üzgünüm, sana bağırmak istemediğimi biliyorsun. " Yanına oturdum yorganı Xiumin'in beline kadar örttükten sonra.

" Uykum var. " kollarını yüzüne kapatarak benimle konuşmak istemediğini açıkça belli etti. Bu haline güldüm. Bana trip atıyordu.

Kollarını tutup yüzünden çektiğim sırada bu seferde gözlerini kapadı sıkıca. Bu hali gerçekten tatlıydı. Ona kendimi biraz daha yaklaştırıp nefesi mi yüzüne verdim sertçe. Bu hareketimle gözlerini aniden açarak bana baktı.

" Insanlar acı çektiği anılarını anlatmak istemezler Xiumin. Ve bende bir insan olduğumdan ve tekrar üzülmek istemediğimden bu konulardan bahsetmek istemiyorum. Ama madem bu kadar merak ediyorsun, sadece bir kere, senin için, bunları bildiğin halde, anlatacağım. " Xiumin gözlerini benden ayırmadan pozisyonunu değiştirerek sırtını yatağın başlığına yasladı. Merakla ağzımı açıp konuşmamı bekledi bir süre. Bense nereden başlayacağımı henüz kestirememiştim.

" Park Chanyeol ile üniversitenin son yıllarında çalıştığım bir kafede tanıştım. Oranın sürekli müşterilerinden biriydi. Dışarıdan gerçekten centilmen ve hoş biri gibi görünürdü. Bana oldukça iyi davranırdı. Gerçekten, onun benim gibi biri için uygun olmadığını biliyordum, çok zengindi çünkü. Fakat gençtim ve de çok aptal olduğumdan bana benimle sevgili olmak istediğinde kabul ettim. Sorunsuz giden koca bir yılın ardından benimle sadece kendini eğlendirmek için çıktığını öğrendim. Onunla sevgiliyken beni defalarca aldatmıştı. Fakat benim yıkılmama neden olan şey- " Derin bir nefes alıp bıraktım konuşmamın yarısında. " Ondan hamile kalmış olmamdı. Bir gün kafeye geldi. Bir umutla belki baba olacağını duyarsa gerçekten düzelir sanmıştım fakat beni o gün herkesin içinde öyle kötü rezil etmişti ki daha sonrasında insanların içine çok uzun bir süre çıkamadım. Okulumun son yılını dışarıdan bitirdim. Fakat şimdi iyiyim. Okulumu bitirdim, cok güzel bir işe girdim. Ve yavaş yavaş bunları atlatmaya çalışıyorum. " Xiumin'e baktım yeniden. Ona anlatmadığım kısmı bekliyor gibiydi.

" Ona bebeği doğurmak istediğimi söylediğimde- " Xiumin ne diyeceğimi bildiği için yorganın altından elini çıkarıp benimkine uzandı. " Buna karşı çıktı. Kavga etmeye başladığımız sırada, canımın yapmasını istemediğini bilmiyorum ve de bunu bilerek yapmadığını, fakat, beni merdivenlerden itti. Gözlerimi hastanede açtığımda yanımda hiç kimse yoktu. Bebeğimi kaybettiğimi öğrendim. Ve daha da kötüsü, bir daha asla anne olamayacağım. "

" Uh? " Xiumin bunu duyduğuna oldukça şaşırmış gibiydi. Anılarımın arasında bunu görememişti galiba. Bu hiçbir zaman hatırlamak istemediğim bir anıydı. Bir kadın için anne olmamak...

" Ama şimdi iyi olduğumu söyledim. Bu yüzden endişelenme gerek yok. " Saçını karıştıracağım sırada aniden diğer elimi de yakalayıp çevik bir hareketle beni altına aldı. Bu kadar güçlü olduğunu beni taşıdığı gün fark etmiştim ama yine de şaşırmama engel olamadım.

" O adam seni yeniden kazanmaya çalışacak. Buraya geliş amacı sen değilsin ama seninle yeniden birlikte olmak istediğini gördüm. "

Xiumin gözlerimin önüne gelen saçı geriye doğru atınca gözlerimi kırpmadan onu izlemeye başladım. Kalp atışım hızlanmaya başladığı sırada aklımdan pek bir sey geçirmemeye çalıştım fakat pekte başarılı olduğum söylenemezdi.

" Ve aklının bir köşesinde aslında sana yaptıkları için pişman olduğunu gördüm. Fakat bu seni yeniden üzmeyeceği anlamına gelmiyor. Ve ben senin üzülmeni istemiyorum. "

Bu davranışına ağzım biraz açılmıştı istemsiz olarak. Gözlerimin önünde bir anda 10 yaş büyümüştü sanki.

" Xiumin, gerçek bir erkek oldun.. " Çok uzun bir zamandır yapmadığım bir şekilde içtenlikle gülümserken bana biraz daha yaklaştı.

Evvet! Sonunda Meahri hakkında ki gerçeği ve Chanyeol'un ona yaptıklarını öğrendiniz. Hislerinizi ve yorumlarınızı + Vote'ları alalım ^^

The First Snow Tale (✓)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!