For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Kabuslar.

1.8K 106 13

"Serdar sen Bella'yı kucağına alıp getir o bizim kadar hızlı koşamaz." Ne yapmaya çalıştığını anlamıştım. Ama sadistler hala böyle işlerle uğraşıyor muydu cidden? Yani birbirinden hoşlanan ama utanan çiftleri birleştirmekle? Bunu şimdi çok umursamıyordum. Rüzgar koşmaya başlamıştı bile. Ben de arkasından koşmaya başladım...

Çok geçmeden varmıştık. Herkes bana bakıyordu. Bende Rüzgar'a. Benim bir şey demeyeceğimi anlamış olacaklarki koloniden bir kaç kişi gelip konuşmaya başladı.

"Sen şu hem achabell hem alfa olansın değil mi?"

"Evet."

"Tanıştığımıza memnun oldum. Bu arada Rüzgar Can'la kavgaya gitmediğin için alay konusu oldun. Yani seninle düşman olanlara alay konusu oldun." Doğru ya, onlar kavga edecekti. Kazanan beni kazanacaktı hatta. Çok aşağılayıcı bir şeydi bu. Eğer bir kere de böyle bir şey olursa onlara söyleyecek bir çift lafım olacaktı buna emindim. Ama şimdi bunu düşünmemelyidim sanırım. Çünkü gelen adamlarda Rüzgar'da cevap ister gibi bana bakıyorlardı. Kim bilir ne sormuşlardı da ben duymamıştım?

"Pardon. Ne diyordunuz?" Dedim kendimi rezil edecek şekilde. Rüzgar lafa atladı.

"Arkadaşlar senin o dişi alfayla savaşırken bana yardım etmen için ısrar ediyorlardı. Ben ise onlara itiraz ediyordum. En sonunda sana sormaya karar verdik." Rüzgar'a inanamıyordum. Hem benim savaşmamı istemiyor hem de bana teklif ediyordu öyle mi? Onun babasını öldüren birini öldrüme fırsatını kaçırmayacaktım herhalde. Ve ona yardın etme fırsatını.

"Ne bekliyorsun? Tabii ki savaşırken sana yardım edeceğim. Oturup bir köşede izleyecek değilim." Dedim. Bunu söylememle yanımıza gelen adamların gülmesi bir oldu. 'Bu kızı sevdim.' Gibi şeyler söylüyorlardı bir yandan da. Gördüğüm muameleyi sevdiğim söylenemezdi. Yani hikayelerde bir çocuk takıldığı bir sürtüğü arkadaşlarıyla tanıştırır o sürtükte güzel bir şey söyler sonra da çocuğun arkadaşları 'bu kızı sevdim.' Falan derler ya? Aynı onlar gibi hissetmeye başlamıştım. Daha fazla kendimi tutamayarak,

"Benim hakkımdaki yorumlarınızı kendinize saklayın ve nerede kalacağımı söyleyin. Nasıl o dişi alfayı öldrüeceksem sizi de aynen öyle öldürebilirim." Dedim. Bana şaşkınca bakıyorlardı. İyi olmuştu. Rahatlamıştım hem. Hem çok güçlüsün deyip hem de sürtük muamelesi yapamazlardı. En sonunda biri

"Rüzgar biliyor kalacağınız yeri. Bugünlük dinlenin yarın planlara başlarız." Dedi ve hepsi uzaklaşmaya başladı. O sırada Serdar'ın güldüğünü fark ettim.

"Bugün biraz agresifsin sanırım. Onlar koloniyi yönetiyorlar. Öyle davranmasan daha iyi olur." Dedi gülmemeye çalışarak. Yüzüm kızarmaya başlamıştı muhtemelen. Ama bilmiyordum ki. Birinin kolunu omzuma doladığını hissettim.

"Önemli değil prenses. Yani en azında seni domatese çevirecek kadar önemli değil. Hadi gel kalacağımız kulübeye gidelim." Şimdi dahamı çok kızarmam gerekiyordu yoksa boşverip Rüzgar'ı mı takip etmem gerekiyordu emin değildim. En iyisi yüzümün daha da kızarmasına izin verip Rüzgar'ı takip etmekti...

Zaten çok olmayan kulübelerden birinde Rüzgar ve ben, diğerinde Serdar ve Bella kalıyordu. Çok küçüktü. Tozlu tek kişilik bir yatak, yanında bir sehpa, diğer uçta masa, iki sandalye ve her an düşecekmiş gibi tavanda asılı duran bir ampulden oluşuyordu. Evim bundan çok daha güzel olabilirdi ama şımarık kişilerden değildim. Burayada kolayca uyum sağlayabilirdim. Tek sorun Rüzgar'la yatakta birlikte yatacak olmamızdan kaynaklanıyordu. Gerçi bunun özellikle benim için sorun olmaması gerekiyordu ama rahatsız hissediyordum. İstemiyordum kısacası. Çok yapabilecek bir şey yoktu. Hava çoktan kararmıştı. Yatağın bir ucuna yatıp üstümü grileşmeye başlamış örtüyle örttüm. Muhtemelen bir zamanlar beyazdı. Bu kadar pis olmak zorundalarmıydı ki? Bir süre sonra Rüzgar yanıma yattı. O da örtünün kalan kısmıyla üstümü örttü. Kolunu belime dolayıp beni kendine çekti. İyiki ona sırtım dönüktü yoksa şu an heyecandan ölmüş olurdum.

"İyi geceler." Dedi sonra da. Bende

"İyi geceler." Deyip gözlerimi kapadım...

~Rüzgar~

Bir çığlık sesiyle gözlerimi açtım. Tılsım ter içinde kalmıştı. Hızlı hızlı nefes alıyordu.

"Kabus mu gördün?" Dedim kalkıp onun gibi yatağın ucuna oturarak. Başını salladı.

"A-ama çok gerçekçiydi. Daha öncede gördüm onları. Baygın yatıyordum ya? Bir şeyler gördüğümü söylemiştim. Yine gördüm! Neden böyle oluyor? Hiç bir şey görmek istemiyorum ben!" Korkusu çok geçmeden yerini öfkeye bırakmıştı bile. Onu tehlikeli yapan özelliği buydu. Herhangi bir duyguyu çok çabuk öfkeye çeviriyordu. Ne düşünüyordu bilmiyordum ama bir şekilde beceriyordu.

"Ben hava almak için dışarı çıkacağım. Yalnız kalmak istiyorum." Deyip kalktı. Direk 'yanıma gelme. Seni istemiyorum.' Deseydi de aynı olurdu herhalde. Belki düşüncesizde olabilirdi ama şu an uykum vardı ve peşinden gidecek değildim. Yatıp uyumak çok daha iyi bir seçenek gibi geliyordu. Bende o iyi seçeneği uygulamaya karar verdim.

~Tılsım~

Sakinleşmeye çalışarak gökyüzündeki yıldızlara baktım. Onları daha yakından görebilmeyi o kadar isterdim ki. Aptal kabuslar, aptal insanlar ya da aptal kurtadamlar olmadan yıldızların hepsine gidip görebilmeyi. Tabii ki bu olmayacaktı. Onları uzaktan izlemekle de şimdilik yetinebilirdim sanırım. Zorundaydım nasıl olsa. Etrafımdaki sessizlikten faydalanarak her zamanki gibi bir şeyler düşünmeye başladım. Acaba Rüzgar'ı kırmış mıydım? Yalnız kalmak istiyordum ama ben ne yapayım? En iyisi içeri girmekti. Ve onun bana kızıp kızmadığından emin olmak. Verdiğim kararla kapıyı yeniden açtım. Ve kurtadam güçlerim sayesinde anca görebildiğim kulübenin içine yeniden girdim. Ama çok sevgili odun sevgilim çoktan uyumuştu. Benim onu kırmama olanak yoktu herhalde. Dünya umrunda değildi ki! En azından onunla barışmaya çalışmak zorunda kalmayacaktım. Böylesi daha iyiydi. Yanına gidip yatağa yattım. Yine ona sırtım dönük yatmıştım. Bir süre sonra uykulu bir şekilde mırıldandığını duydum. Ve yine kolunu belime doladı. Dediğim gibi onu kırmama imkan yoktu ki! Şimdilik bu işime gelen bir şeydi o yüzden fazla üstünde durmayacaktım. Gözlerimi yine kabus görmeme umuduyla kapadım...

Gece UğultusuBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!