Çalışmadan ara buldum. Sizin için yazıyorum :*

Sabah uyandığımda Justin ile burun burunaydık. Yavaşça eğilip Justini dolgun dudaklarından öptüm ve geri çekildim. O sırada Justin "Melody?" Dedi. Ne Melody da kim. Öldürürüm o kızı ben. "Ne !" dedim yerimden fılayarak. "Melody gel buraya. Hadi bebeğim!" dedi. Noluyo be! "Justiin!" dedim ve tokat attım. "Ne oluyo lan!" dedi ve beni ittirdi. Yatakatan düşüp başımı kenardaki büyük lambaya vurdum. "Ahh!" diye bağırdım. "Emma!" Dedi Justin endişeli şekilde. "Senden nefret e- ediyorum Justin!" dedim ve başımı tutarak ağlamaya başladım. "Emma özürdilerim!" dedi ve yanıma yaklaştı. "İyimsin!" dedi tekrardan. "Hayır değilim! Melody kim? onu bırak sen beni nasıl itebilirsin ha! bana nasıl zarar verebilirsin!" dedim ve yerimden kalkıp kenarda duran Justin tişörtünü üzerime geçirdim ve kapıyı çarpıp gittim. "Emma dur!" dedi Justin. Arkamdan geliyordu. Merdivenlerden hızlıca inerken birden başın döndü ve düşüp merdivenlerden yuvarlandım. Son duyduğum şey Justinin "Emmaaaaa!" diye bağırmasıydı.

*Justin*

Rüyamda tam iki sene önce çıktığım Melody gelmişti. 'Hadi bebeğim' dememin sebebi ise Melody ile kaçan köpeği yakalamızdı ve Melodynin yorulup ona çağırmamdı. Ama Emma yanlış anlamıştı. Bana aniden tokat atınca bende refleks olarak onu ittirdim. Ama onun olduğunu bilmiyordum.
Emmaya özürdilememe rağmen kapıyı çarpıp gitti ve bende onun arkasından koştum. O sırada Emma basamaklardan düşüp yuvarlandı ve benim tek yaptığım bağırmaktı. Hemen inip onu kucağıma aldığım gibi garaja gittim. Emmayı arabaya yavaşça bindirip sürücü koltuğuna oturdum be arabayı çalıştırıp hızlıca hastaneye sürdüm.

Hastaneye geldiğimizde hemen Emmayı kucağıma aldım ve içeri girdim. "Doktor yokmu!!??" diye bağırdım. Hemen birkaç hemşire beni bir odaya yönelttiler ve Emmayı odadaki yatağa yatırdım ve hemşireler beni dışarı çıkarttılar.

*1 saat sonra Justin*

Bir saattir odanın önünde bekliyordum. O sırada içeriden doktor çıkıp durumunun iyi olduğunu söyledi. "İçeri girebilirmiyim!" dedim. Doktorda izin verince hemen içeri daldım. Hemşirelerde çıkınca direk Emmanın yanına oturup yanağımı okşamaya başladım. O sırada Emma uyukusunda "Justin" dedi. Ne kadarda aptalım. O uyurken 'Justin' desin, ben uyurken eşşeğimin siki kız 'Melody' i sayıklayım. "Emma beni affet! lütfen!" dedim. Emma yavaşça gözlerini açıp bana baktı ve "herşeyi anlat! herşeyi!" dedi. "Anlatacağım! ama ilk önce iyimisin?" diye sordum. "İyiyim. Anlat." Dedi. Ben hemen anlatmaya başladım "Melody benim iki yıl önce çıktığım k-" diye meden sözümü kesip "ne yani unatamadınmı?!" dedi. Parmağını dudağına koyarak "sus ve dinle" dedim sonra devam ettim "Biz Melody ile aramız bir bozuk bir düzgündü. O sürtüğün tekiydi. Benim uyukumda öyle dememin sebebi ise biz bir köpeğin arkasından koşuyorduk ve Melody yorulup arkada kaldığı için öyle demiştim. Bunu neden harırladığımı gerçekten bilmiyorum özürdilerim. Gördüğümde rüya değildi sadece bir fikir yani düşünce gibi birşey! şimdi anladın mı?" diye sordum. "Evet! özürdilerim!" dedi. Ben seni yerim. "Asıl ben özürdilerim! seni ittirdiğim içinde özürdilerim!" dedim "peki seni se-" diyemeden içeri hemşire girdi. Hepte böyle yerlerde girerdiler zaten. "Bayan Emma siz istediğiniz zaman çıkabilirsiniz hastane işleriniz tamam." Diyip çıktı. İşlemleri kim tamamladı ki. Ben birşey ödemedim. "Masrafları sen mi ödedin?" diye sordu Emma. "Hayır bebeğim. Bilmiyorum" dedim. O sırada içeri biri girdi. Bu ... bu annemdi. Ah! anne seni çok özlemiştim. Peki bizi nerden nasıl buldu. Aklım karıştı. "Anne? sen bizi nasıl?" dedim "tatlım ben senin evine geldiğimde Angelina -yardımcısı- bana olanları anlattı. Bende gelip herşeyi hallettim." Dedi "seni seviyorum" dedim. "Bana şu güzel kızı tanıştırmayacak mısın?" diye sordu. "Merhaba ben E-" sözünü kesip "anne bu Emma. Kız arkadaşım" dedim. Emma bana öldürücü bakışlar attı. "Bana anneni tanıştırmayacak mısın Justin?" dedi. "Emma bu annem Pattie. Çok tatlı değilmi?" dedim göz kırparak. "Ben gidiyorum tatlım. Akşama yemeğe beklerim" dedi ve gitti. "Hadi çıkalım artık buradan!" dedim Justine. "Peki hadi kalk giyinmene yardım edeyim" dedi ve dolaptan kendinin tişörtünü aldı ve kenara koyup yanıma geldi. Berbat hastane kiyafetimi çıkarttı "çok güzelsin" dedi. Ben göğüslerimi görmemesi için saçlarımı önüme koydum. Justin kıkırdayarak tişörünü üzerime geçirdi ve beni kucağına aldı ve çıktık.

Arabaya bindiğimizde "benim sende giyecek-" sözünğ keserek "var" dedim. "Peki ozaman sana gidiyoruz bebeğim" dedi.

Eve geldiğimizde arbadan indim ve ayaklarım yerden kesildi çünkü Justin beni yine kucağına almıştı. İçeri girdiğimizde Justin beni indirdi ve "ben banyoya giriyorum" dedim ve banyoya gittim. Sıcak suyu açtım ve soyunup yıkandım. Güzel bir duş aldıktan sonra havluma sarıldım ve banyodan çıktım. Çıktığımda Justin yoktu. "Justin!" diye seslendim. Ama ses gelmedi. Yatağın kenarında bir not vardı.

"Bebeğim eve gidip senin telofununu, giysilerini ve benim bazı kişisel eşyalarımı alıp geliyorum."

-Justin.

Diye not bırakmıştı. Saate baktığımda beş olmuştu. Dolaba gidip iç çamaşırlarımı giydim ve üzerime kısa bir şort ve kısa bir üst giydim. Salona gidip televizyonu açıp Mtv Hits'e koydum ve koltuğa yayıldım. O sırada kapı çaldı "lanet olsun! Bir rahat yok" diyip yerimden kalktım. Kapıyı açtığımda Justin gelmişti. "Hey! merhaba bebeğim çok seksisin" dedi. İçeri girip elindeki çantayı yere koyup cebindeki telefonları koyup yanıma geldi. "Acıktım" dedim. "Hadi gel beraber yiyecek birşeyler yaparız" dedi ve mutfağa gitti. Arkasından gittim. Buzluktan buzlanmış pizzayı aldıktan sonra kenara koydum ve tavayı çıkarttım. Justin beni izlemeyi bırakıp arkama geçti ve beni çevirip aramızdaki mesafayi kapattı. Dudaklarımızı birleştirip beni kucağına aldı ve ocağın yanına oturttu. Öpüşmemiz gittikçe ataşlenirken geri çekildim ve "yemek" dedim. Onu burnundan öpüp indim. Pizzaları tavaya koyup ısıttım.
Pişince beraber yedik ve saate baktığımızda yedi olmuştu. "Hadi gidelim bebeğim" dedi "nere?" diye sordum "yemeğe anneme" dedi. "Peki hazırlanalım" dedim ve beraber odaya gittik. Justin altını çıkartıp kiyafetlerini giymeye başladı. Ben giyiyinme odasına gidip altıma salaş siyah kısa eteğimi üstüme kısa salaş üzerinde 'Swag' yazan üstümü giyip odadan çıktım. Justin aynanın önünde saçını yapıyordu. Benim çıktığımı görünce bana döndü ve "çok seksisin bebeğim" dedi "sende" dedim ve aynalı masama geçip saçlarımı taradım ve hafif dalgalı yaptım. "Hadi çıkalım" dedi Justin. "Peki" dedim ve gizlitopuklu ayakkabılarımı giydim. Telefonumu alıp beraber çıktık.

Yarım saat sonra denizin önünde büyük bir eve geldik. Arabadan indik ve kapıyı çaldığımızda kapıyı küçük tatlı bir kız açtı. "Merhaba prensesim" dedi Justin ve onu kucağına aldı. "Hoşgeldiniz" dedi Pattie. İçeri geçtiğimizde Justine benzeyen küçük tatlı erkek çocuk turuncu bir kediyle oynuyordu. "Sizi tanıştırayım" dedi Justin. "Bu Jaxson" dedi kediyle oynayan çıcuğu göstererek. "Bu Jazmyn" dedi kucağındaki kızı göstererek. "Bu annem Pattie" dedi. "Ve buda Tuts" dedi kediyi göstererek. "Merhaba!" dedim ve Jaxon yanıma gelerek "merhaba" dedi ve bana sarıldı. "Gel buraya" dedim ve onu kucağıma alıdım. "Öpücük ?" diye sordu. "Tabi" diyip onu küçük dudaklarından öptüm. "Şşt! Jaxon o benim!" dedi Justin ve bana göz kırptı.

Yemeği yediğimizde Justin ile yukarı odaya çıktık. "Denize girmeye ne dersin bebeğim?" diye sordu. "Çocuklarda isteyecekler olmaz" dedim "onlar uyudu" dedi "peki! ama dur benim mayom yok" dedim. "Var" dedi. "Nerede?" dedim. "Benimle gel" dedi ve elimi tuttu. Aşağıya inip arabaya gittik. Justin bagajı açıp içinden küçük bir çanta çıkarttı. "Al bunu! odada aç" dedi ve poşeti alıp yukarı çıktık. Odaya girdiğimizde poşeti açıp içindekini çıkarttım. Bu benim en sevdiğim ve seksi olan bikinimdi. "Hadi giyin bebeğim!" dedi ve banyoya girdi. "Seni seviyorum teşekkür ederim!" dedim arkadından ama duymadı. Hemen üzerimdekileri çıkartıp bikinimi giydim. Bikinim Inna'nın More Than Friends klibinde giydiği bağlamalı olan bikiniydi. Justine bakmak için bonyoya daldım ve karşımda gördüğüm manzara çok seksiydi. Justin bokseriyleydi ve tişörtünü çıkartıyordu. Oha. Ben onu izlerken beni farketmiş olacak ki arkasına döndü ve beni gördüğünde "ne o çok mu sevdin?" dedi alay ederek. "Hayır... Ben sadece... şey... işte" dedim. O sırada yanıma geldi ve beni kucağına aldı. Erkekliğini hissetmemek mümkün değildi. "Hadi giyinde gidelim" dedim. Birşey demeden beni indirdi ve kırmızı şırtunu altına geçirtti ve yanıma gelip beni kucağına aldı. Tek eliyle balkonun kapısını açtı ve merdivenlerden inmeye başladı. Hava kararmıştı. Justin kumlarda biraz yürüdükten sonra denize koşmaya başladık. İyice birbirimiz ıslattıktan sonra. Justin yine beni kucağına alarak bir yatağa yetırdı. Bembeyaz. Etrafta beyaz tüller ve perdeler vardı. Justin üstüme çıktı ve beni öpmeye başladı. O sırada bir silah sesi ve bir çığlık sesi geldi.

Bu bölüm sonu <3
Voteları ve yorumları unutmayın ! <3
Sizi seviyorum <33

Biebergasm -ASKIDA-Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!