- ASYANIN AĞZINDAN -

"Anne gerçekten bu elbiseyi giymek zorundamıyım"

"Evat Asya ben senin annenim ve senin için en iyisini ben bilirim"dedi ve cevap vermemi beklemeden odadan çıktı.Hiç beğenmediğim elbiseyle başbaşa kaldım.Gerçi bu kadar şaşırmam saçmaydı sonuçta 17 yıldır herşeyimi ailem planlamış ve ben planladıkları gibi yaşamaya mecbur kalmıştım. Buda onların planlalrıydı, gitmek istemediğim bir düğüne hiç istemediğim bir elbiseyle zorla götürülüyordum. 

Düşüncelerimden sıyrılıp kendimi banyoya attım sıcak suyun altına girince azda olsa aileme olan sinirimden kurtulmuştum. Kısa bir duş aldıktan sonra rahatlamış bir şekilde odama geri döndüm karşıda o elbiseyi görünce beni azda olsa terkeden sinirlerim yeniden beynime hücum etmişti. 

Maşamı fişe takıp ısınmasını beklerken elbisemi üstüme geçirdim.Tamam okadar da kötü bi elbise değildi ama bana göre biraz fazla kapalıydı. Elbise beyaz belinde siyah kemeri olan göğüs bölümünde gömleği andıran dizimden üç parmak yukarıda biten kabarık etekli bi elbisyedi ve vucudumu ortaya koymuyordu.Aslında bana çok yakışmıştı. Maşa yaptıgım saçlarmı hafifçe  at kuyruğu yapıp önümdeki iki tutamı serbest bırakıp onlarıda maşaya sarıp dalgalanmasını sağladım. İnce bir eyeliner çekip rimelimi sürdüm pembe rujumu sürüp siyah topuklularımıda giyip aynanın karşısında geçip aynadaki yansımama baktım. Oldukça güzel ve dikkat çekici olmuştum.

"Asyaaa..."

Abimin sesi üzerine pembe çantamı alıp aşağıya indim. Babamın bana tiksinti dolu bakışlarını hissettim fakat es geçerek abime döndüm. Babamın bu bakışlarına artık alışmıştım o yüzden çokta kafama takmamıştım. Zaten hiçbir zaman baba kız ilişkimiz olmamıştır. 

"Hazır mısın? " abimin bu sorusuna başımı evet anlamında aşağı yukarı cevap vermiştim çünkü o kadar gergin bir tonda söylemişti ki bir şey söylemeye çekinmiştim. Annemde benden cevap alınca "Hadi gidelim" diye komut vedi ve bunun üzerine evden çıkıp arabaya doğru ilerledik.

Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından büyük bir kapının önünde durduk. Büyüklüğünün yanı sıra oldukça şirin duruyordu buda üstündeki süslerden kaynaklanıyordu. Arabayı park ettikten sonra gözüm kapının çaprazındaki küçük bir kafeye takıldı oldukça şirindi ama dikkatimi çekmesinin sebebi oradan gelen kahkahalardı.

Onlara dikat kesilmiş bakarken güzel gamzeleriyle bana bakan çocuğun dikkat et dediğini duymuş fakat önümdeki taşı görmeme fırsat kalmadan takılıp abimin üstüne düştüm. Beni ve kendini yere düşmekten son anda kurtarmıştı. Ayağa kalkıp üstümü düzelttim abimin bana söylediği bir kaç aşağılayıcı sözü es geçerek tekrar kafamı kafeye çevirip çocuğa baktım bana baktığını fark edince utanarak önüme dömüştüm. İçeri girip etrafı inceledim ve hemen bizim için ayrılan yere gidip oturdum bir daha kalkmayı düşünmüyordum.

Nikah kıyıldıktan sonra sıkıldığımı fark ettim. Annem ve abim kendini oynamaya kaptırmıştı. Babama dönerek tuvalete gitmem gerektiğini söyledim ve ayağı kalakarak masalardan uzakalştım. Dalga sesini duyunca buralarda deniz olduğunu anladım ve sesin geldiği yere doğru ilerledim. Yanılmamştım denizi görünce gülümsedim ve şezlonkları fark edince hemen gidip oturdum.

Gözelerimi kapatıp dalga seslerini dinlemeye başaldım kendimi sadece yanlız olduğum zamanlarda mutlu ve huzurluydum. 

Tanıdık gelen ama nereden tanıdığımı bilmediğim bir ses duyunca öfkeyle gözlerimi açtım söylene söylene o tarafa döndüğümde nerden tanıdığımı hatırlamıştım. Burada olamazdı.... 

Nasılsınız. İlk bölümü söz verdiğim gibi yayınladım umarım beğenirsiniz. Asya Lucy Hale. İyi okumalar uzun bir bölüm oması için çabaladım. İyi okumalar en kısa sürede yeni bölüm sizlerle. :DDD

Hayat Ben ve KelimelerBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!