2. Bölüm - Yeo'nun Gezginleri

348 13 6

Tastell'in annesi ölünce tek sahip olduğu şeyde yok olmuştu. Sabit bir işi bile yokken ve abisi gibi yalnızca annesini geçindirmek için çeşitli işler denerken annesinin ölmesiyle tüm dengesi bozulmuştu. Hayattan beklentisi dahi kalmamıştı neredeyse. 17 yaşına gelmesine rağmen döküntü evlerinde yatmaktan başka bir iş yapmıyordu. Yatmaktan başka bir şey yapmadığından ağzına bir lokma girmesini sağlayacak kadar parası bile kalmamıştı. Bedeni bitap haldeydi ve yatağında ölümü bekliyordu. Fakat o kadar çok uyuyordu ki artık uyku denen şey neredeyse onun için yok denecek kadar azdı. Sürekli yatıp uyuduğundan gözlerini kaç saat kapatırsa kapatsın, bedeni ne kadar kötü durumda olursa olsun uyuyamıyordu Tastell.

1 hafta sonunda dışarı çıkmaya karar verebilmişti. Evinden dışarı adımını atar atmaz evin önündeki taşa takılıp yere yığıldı. Tastell'in yerden kalkacak enerjisi olmadığından düştüğü yerde hareketsiz kaldı. Etraftaki insanlardan kimse Tastell'in varlığından dahi haberdar değildi neredeyse. Zaten etrafta bulunan topu topu 5 veya 6 insan vardı. Her biri hayattan bıkmış ve yaşamın değeri olmadığını düşünen tipte insanlardı. Böyle bir yaşam alanında genel olarak bu kafaya sahip olmayan bir insan bulmak çok zordu.  Fakat köşede bulunan ara sokaktan çıkan ufak tefek 3 tane kadar velet Tastell'i görünce kaldırmak için yanına doğru hızlıca koştu. Diğerine göre ufak olan ikisinden biri Tastell'i ayaklarından tutarken diğer ufak olan ise kafasından tuttu. Diğerlerine göre daha büyük duran velet ise Tastell'i belinden tuttuktan sonra çıktıkları ara sokağa doğru zorlana zorlana gittiler. Tastell hafiften uyanık gibiydi fakat neler olup bittiğini anlayacak kadar enerjisi bile yoktu. Fakat mırıldanmalar duyuyordu. Bu mırıldanmalar ise üç veletten geliyordu. '' Vecron bu adamı neden mekanımıza götürüyoruz ? Bize saldırmayı deneyebilir. Bu riski almaya değecek biri mi bu adam ? '' diyordu ufaklıklardan biri diğerlerine nazaran büyük duran çocuğa. Büyük çocuk ise " Bu kişi oluşturduğumuz küçük örgütün yeni lideri olacak. Kim olduğunu daha sonradan ondan dinlersiniz. Şimdilik bana bolca yemek toplayın. O arada bende onunla ilgileneyim. " diye konuştu. Diğer çocuklar acayip şaşkın durumdaydı. Yinede şaşkınlıklarını boşverip kendilerine söylenenleri yapmaya başlamak için harekete geçtiler.

Tastell tüm bu zaman boyunca uyuyor ve kabus görüyordu. Kabusunda Yeorim Tastell'e : " Ölmemin suçlusu sensin. Eğer sen doğmasaydın zorluk çekerekte olsa annemin ilaçlarını ödeyebilir ve yaşamını uzatabilirdim. Sen doğmasan düzenimizi bozmak zorunda kalmazdık. Annemi ve beni sen öldürdün. Sen- " diyordu ki Tastell uyandı. Etrafa baktığında başında yaklaşık 1.65 boylarında, 15 yaşında gibi duran sıska bir çocuk görmüştü. Gözleri hafif bulanık gibi görüyordu. Çocuk arka masadaki üstünden hala buharlar çıkan etli çorbaya uzanıp alırken Tastell kafasını çevirdikçe mekanı tanımadığını anlamaya başlamıştı. Yataktan kalkmaya çalıştı ve çocuktan uzağa gitmek için yatakta sola doğru kaydı. Bedeni hala bitkin olduğundan ve yorganı üstünde kaldırmadan kaymaya çalışınca az kalsın yere düşüyordu ki çocuk çorbayı tuttuğu elini geride tutup diğer elini Tastell'in düşmesini engellemek için kullandı. Yavaşlamış olsada Tastell yere düştü. Vecron'a bakarak " Kimsin s-sen ? Burası neresi ? Neden buradayım ? En son hatırladığım kadarıyla evden çıkıyordum ve ondan sonraki zamanı hatırlamıyorum." diye gergin bir şekilde konuştu. Gergin, garip ve öncesine nazaran daha sağlıklı hissediyordu. Vecron " İlk olarak ben Vecron. Yeorim abinin bu bölgedeki sağ koluydum. Hırsızlık yapma amacıyla beni ve arkadaşlarımı topladığı gece ona bir şey olursa başımıza senin geçmeni istedi. Bu isteği saçma gelse de bir süre seni izleyip nasıl bir insan olduğunu görmek istedim. Evinin tahtadan ve camı kırılmış penceresinden her gün sana baktım. Yaptığın hiç özel bir şey yoktu. Hep yatıyordun ve yemek yediğini hiç görmüyordum. Sonra dışarı çıkmaya karar verdin ve taşa takılıp yere yığıldın. Ben seni izlediğim bir zamanda olduğundan arkadaşlarımla seni ordan kaldırıp buraya getirdik. Burası ise bizim evimiz sayılan mekan. Hiç kimse kullanmadığından bizim gibi sokakta yaşayan çocukların evi olarak iş görüyor. Benle birlikte 2 kişi daha burada yaşıyor. Birinin adı Gabriel diğeri ise Nesta. Seni taşırken bana yardım edenler onlardı. '' diye cevap verdi tüm sorularına Tastell'in. Ardından '' Ve senin bu çorbayı içmen gerekiyor. Buraya seni taşıyalı neredeyse 2 gün oldu. Hala bir şey yemediğinden bedenin bitkin. Nesta bu çorbayı senin için yaptı. Genelde burada yemekleri o yapar. Bu arada abinin isteğini yerine getirip bizimle kalmayı düşünüyor musun ? '' diye devam ederken elindeki çorbayı Tastell'e uzattı. Tastell çorbayı alırken hafif eli yansada bu hoş kokuyu alınca hissettiği acıyı unutuverdi. Çorbayı kaşıklamaya başlamadan önce ise Vecron'a bakarak '' Abimin isteği eğer buysa bunu kabul edeceğim. Fakat üçünüzle de tanışmam gerek. Daha sonra bana bu yaşam tarzını öğretirsiniz. Hayatımdaki monoton tüm şeylerden arınıp yeni birine dönüşeceğim. Şuanki tüm planım budur. '' dedi ve çorbasını içmeye başladı. Sonradan bir an duraksadı ve bitkin düşmüş bedeni yüzünden bir kez daha öksürdü. Ardından tabağa gömülmüş kafasını kaldırıp Vecron'a bakarak '' Bundan sonra biz bir grubuz ve bu grubu özel kılacak bir ismimiz olmalı. Grubumuzun ismi ise ' Yeo'nun Gezginleri ' olsun. Sence fazla mı komik oldu, ha ? '' dedi büyük bir hevesle. Vecron hafiften gülümsedi. Yüzündeki tebessüm yıllardır sahip olmadığı ailesini bulmuş misali parıldıyordu. Ve '' Hayır komik falan olmadı. Gayet hoş bir isim bu grubumuz için. '' diye cevap verdi Tastell'e. Son olarak sözlerine şunları eklerken sağ elini havaya kaldırdı ve Tastell'de kaşığı tuttuğu elini kaldırıp bağırarak ona eşlik etti : '' Biz, Yeo'nun Gezginleri'yiz!  ''

KanunsuzlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!