For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

"Benim erkek kardeşim olur musun?"- 8.Bölüm

669 60 6

Minho yaraları iyileştirme merkezinin kapısında dikiliyordu. İçerideki erkek öğrencinin çıkmasını bekliyordu.. Fakat görünürde kimse yoktu. İçi içini yese de beklemeye devam etti.  Kapı yavaşça açıldığında başı yaralı genç sağlam bir şekilde çıktı. Minho’nun dövecekmiş gibi bakmasına aldırmadan ıslık çala çala oradan uzaklaştı. Bu, Minho’yu daha da sinirlendirmişti.

Kapıyı çalmadan içeri girdi ve evrak dolduran Ena’ya baktı. Ena da yazdığı belgeyi bitirdikten sonra gelen kişiye bakmıştı.

“Oh, Minho sshi. Bir sorun mu var?”

Minho derin bir soluklandı ve… Hafifçe gülümsedi.

“Hayır. Hiçbir sorun yok.. Geçerken uğramıştım.” dedi.

Aptal. Aptal Minho! Geçerken uğradım? Ciddi misin sen!! Aptal olduğumu düşünecek.

Minho aslında ‘Ya benimsin ya benim’ demek için gelmişti ama Ena’yı görünce cesareti kaçmıştı.

“Geçerken uğradın mı? Ah, çok sevimlisin!”

Sevimli mi?

Minho şaşkınca, gözlerini olduğundan iki kat daha fazla açarak mırıldandı. “Sevimli? Ben?” Peltek konuştuğu için daha da şirin görünüyordu.

“Evet, bence çok sevimlisin.”

Minho hayır manasında kafasını salladı. Ena’nın yanında kendini küçük bir çocuk gibi hissetmeye başlamıştı.

“Ama ben..” boğazını temizledi ve devam etti. “Ben sevimli değil yakışıklıyım. Sizin gözünüzde böyle değil mi yoksa?” yumruk yaptığı elini ağzının önünde yan bir şekilde tuttu ve boğazını temizliyormuş gibi yapmaya devam etti.

Ena dişlerini göstererek gülümsedi ve ayağa kalktı. Minho’nun önünde durup incelemeye başladı. Minho utançla bir adım geri kaçtı.

“N-ne yapıyorsun?”

“Senden harika bir erkek kardeş olurdu. Benim erkek kardeşim olur musun?” Minho’nun saçlarına uzandı ve ön taraflarını karıştırdı.

Minho donmuş bir şekilde Ena’ya bakakaldı. Erkek kardeş?

“N-nasıl yani? Sen beni? Sen bana o gözle mi bakıyorsun?”

Ena başını usulca salladı ve Minho’nun yanağını sıktı. “Senin gibi yakışıklı bir kardeşim olduğu için kendimi şanslı sayacağım. Sevgilini benimle tanıştıracaksın tamam mı? Söz ver!”

Minho sıkılı dişleriyle zar zor gülümsedi ve başını olumlu manada salladı. Ardından hafifçe eğilerek Ena’yı selamladı ve kendini koridora attı.

“Erkek kardeş mi? Ah, delireceğim!!” eliyle saçlarını karıştırdı.

*

“Ne oldu da birden.. Böyle oldun? Cidden, eski  Kibum’dan eser yok.”

Kibum kolunu yastık niyetine kullanan Hyerin’in ani sorusuyla ona döndü.

“Sadece. Hatırladım… Seni ararken o kadar endişelendim ki, bu da bana bazı eski anılarımızı hatırlattı. Çok zorlu bir andı.”

Hyerin bu cevap karşısında ne yapacağını bilemedi. Yatakta oturdu ve hala uzanan Kibum’a heyecanla baktı. “Neyi hatırladın?”

Kibum az evvel Hyerin’in yattığı kolunu kendi başının altına yerleştirdi ve tavana bakmaya başladı.

“Tam değil sanırım.. Sadece güneşli bir gün hatırlıyorum.. Ben beyaz-mavi çizgili bir tişört gitmişim, başımda bir şapka var. Etraf cıvıl cıvıl. Ardından seni gördüm.. Beyaz elbisenle gözlerimi kamaştırmışsın o zaman.. Hatırlarken aynı hisleri yaşadım. Ve kalbimin hızla attığını hissettim. Aslında..” Kibum gözlerini Hyerin ile buluşturdu. “Seni seviyormuşum. Bunu hatırlayınca seni daha azimle aradım. Gerçekten.. O gün çok güzeldin.”

live in dream // boy x girlBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!