2. Senin Yatacak Yerin Yokmu

138 20 49
                                        

           

...Az kafamı geri aldım.

Öyle dokunup, görüp benden korkmasın diye ne yapacağımı düşündüm ve sesime çaresizlik yükleyip "doooluuuu" diye nefesimi uzatarak seslendim.

'Hav!'

Aynen. O da ürktü. "Aaayyy!" dedi zıpladı. Elektrik çarpmış gibi elini çekmişti ama o el bana dönük kalmış ve sanki 'dur' der gibi haykırıyordu. Diğer eli ise henüz ne yapacağına karar vermemişti. Dilinin de şekli bozulmuştu...

"Ayahazzkah" dedi.

'Hığğv'

Anlamadın ha? Sanki ben anladım. Kız korktu işte şapşal surat, dili dolandı yani, şimdi anladıııın?

'Hev'

Aferin.

Eveeeet, sonra öyle yattığım yerde dönüş yapıp ona sırtımı döndüm. Ardından "hay Allah'ım rahat yok mu bana bugün?" diyerek şikâyet eder havada sızlandım.

Ama kız kendine daha yeni geliyordu. Titreyen dili konuşmasına izin vermiyordu. "N-ne yaptım ki sana ben, S-sen kimsin ki?" diye sordu. Bir taraftan da geri geri kaçıyo...

"Yorgunuuum... Hadi iyi geceler kıvrıl bir yere yat ve beni de rahat bırak" diyerek korkusunu yenmesini istedim. Çevirdim biraz kafamı başka yöne baktım.

Kendimi ona karşı mağdur ilan etmiştim ve sanırım biraz başarılı olmuştum. Önce ses gelmedi ama geri gidişini de hissetmemiştim. Heykel gibi kalmıştı galiba.

'Haaaıvvv?'

Bilmiyorum ki, ben onu tanımıyordum ama neredendir bilmem o beni tanıdı. "Sen... Sensiiiiin..." diyerek, biraz şikâyet eder havada nefesini uzattı.

Yan gözle baktım yine. O da yan dönmüş ve iki elini yana açmış dilenir gibiydi.

Yattığım kanepeden de düşmek üzereydim. Biraz dayanıp bekledim ve o titrek ses biraz da sitemkâr şekilde yine fısıldadı. "Senin yatacak yerin yok mu?" diye sordu. "Vaaaaar, yatıyorum ya işte" dedim "... Senin yok mu?" diye ben sordum bu kez.

'Havvv hav'

Bence de çok saçma Evet. Öyle işte çatlağın biriydi. Dağdan gelmiş bağdakini kovacaktı aklı sıra.

Neyse nerde kalmıştık. Haaa o ara sanki ona cevabım yetmişti. Bir süre daha susup bekledi. Tekrar salıncağa oturdu ve sanırım ayaklarını kullanarak 'pıt pıt' sesleri eşliğinde bana doğru salıncağın önünü çevirdi. Ve yine sanırım ki, salıncağın ipleri orta kısımda X şeklini almıştı. Bir sanırım daha var aslında, sanırım sol bacağım uyuşmuştu ve temas ettiğim yeri hissedemiyordum. 'düşmek üzere miyim?' diye düşündüm.

'Hövv'

Kesinlikle.

Ve bu düşüncem aklıma, ona karşı daha basitleşmem için bir fikir getirmişti. Gerçi gelen fikir aynı konuyu kapsıyordu: Düşmek. Canımın yanacağını bilmeme rağmen, az bir dönüş yaparken kasıtlı olarak yarım metre yükseklikten kendimi yere bıraktım. "Ooooffff" diyerek uzattım sesimi acı bir keyifle.

'Hıvvv?'

Sadece biraz abartmıştım. Aynı anda "Ayyy" diyerek kaktığını hissettim. Toparlanırken kalçamı ovuşturuyordum. "Bu kadar dar yapılır mı bir kanepe, bu nedir ya" diyerek oyunuma devam ettim. Kalktım ve kanepenin 1 metre yanına oturdum.

BARIN ve SUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin