40 "Holding"

94.5K 4.5K 769

ASYA

Yüzümde ki ıslaklıkla gözlerimi araladım. Yiğit yüzümün her bir karesini öpmüştü.

"Ben gidiyorum güzelim." Anlamayarak Yiğit'e baktığımda gülümsedi. "Holdinge gidip bir kaç işi halledeceğim." Ofladım.

"Ya!" Sızlanırken doğruldum. "Kahvaltı bile yapmadan mı?" Başını olumlu anlamda salladı.

"Acil işim çıktı, ben dışarıda yerim zaten." Dudak büktüm.

"Mis gibi karının elinden yemek varken dışarıda mı yiyeceksin?" Yiğit güldü ve burnumun ucunu öptü.

"Asya, abartma güzelim." Dedi ve yataktan kalktı. "Seni aradığım da hazırlanmış ol. Malum, doktora gideceğiz." Göz kırptığında aklıma gelen şeyle telaşla konuştum.

"Yiğit, ben sana söylemeyi unuttum!" Dedim, tam bir aptaldım! "Şey, Selma bizi yemeğe çağırdı." Alayla güldü.

"Bana ne bundan?" Kaşlarımı çattım.

"Ne demek bana ne? Bizi çağırdı diyorum!" Yiğit bıkkınca yüzüme baktı.

"Ne yapayım yani?" Göz devirdim.

"Akşam Menderes'in evine gideceğiz. Selma'nın ailesiyle tanışacağız!" Yiğit ofladı.

"Bana ne Selma'nın ailesinden? Menderes tanışmış işte, bizim ne işimiz var?" Sinirle yastığı ona fırlattım.

"Aşkım bizi çağırdı kız, gitsek ne olur sanki?" Yalvararak ona baktığımda yanıma geldi ve yanağıma sulu bir öpücük bıraktı.

"Çok mu istiyorsun gitmek?" Dediğinde gülümsedim.

"Selma çok heveslenmişti, onun hevesini kırmak istemiyorum." Yiğit elimi tuttuğunda gözlerine baktım.

"Onun ailesiyle tanışıp ne yapacağız ki? Bence hiç gitmememiz en iyisi olur, sonuçta kendisi de ailesi de benim umrumda değil." Üzgünce yüzüne baktım.

"Ama benim en yakın arkadaşım o, ne demek umrumda değil?" Dedim.

"Biliyorum güzelim ama senin en yakın arkadaşın sonuçta. Benim ne işim var ki?" Dediğinde ofladım.

"Yalnız mı gideyim yani?" Kaşlarımı çattım. "Abileri de orada, bütün ailesi orada!" Yiğit'in bakışları sertleşirken yüzüme baktı.

"Birlikte gideriz." Kocaman gülümsedim ve boynuna sarıldım.

"Biliyordum kabul edeceğini!" Dedim.

"Sadece bir kez olacak ama bu, sırf seni kırmamak için kabul ediyorum. Anladın mı sarışın?" Kıkırdadım ve dudağını öptüm.

"Anladım aşkım." Yavaşça belimi okşadı.

"Ben holdinge gidiyorum, işlerim var." Aklıma gelen şeyle içimi büyük bir heyecan kaplamıştı.

"Babam?" Diye sorduğumda gülümsedi.

"Arayacağım birazdan ve görüşmek isteyeceğimi söyleyeceğim." Başımı olumlu anlamda salladım. "Seni aradığım da hazırlanmış ol, doktora gideceğiz bir de." Dedi.

"Ay, heyecanlandım!" Yiğit güldü ve boynumu defalarca öptü.

"Görüşürüz güzelim." Dediğinde üzgünce ona baktım. "Ulan, bakma şöyle!" Dediğinde gülümsedim.

"Holdingde ki işin çok mu uzun?" Diye sordum.

"Yani, bir kaç saat sürer sanırım." Ofladığımda kahkaha attı. "Bir kaç saat ayrı kalacağız, bir şey olmaz." Dudağımı öptü ve geri çekildi. "Fenalaşırsan, ateşin çıkarsa veya kendini kötü hissedersen hemen beni arayacaksın." Başımı olumlu anlamda salladım.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!