•Değişik•

3.2K 273 676

Okumaya başlamadan önce bir kaç saniyenizi istiyorum..

kahkekveli Aklımdakileri ilk anlattığım kurgusunun üzerinden defalarca beraber geçtiğimiz dostum, kardeşim. Ares ve Hazel'in arası kötü olduğunda beni azarlayan güzelliğim.😍

oliveandturtle Buradaki ilk arkadaşım, en büyük destekçim. Çelişkilerin içinde kalıp altından kalkamadığımda bana hep yol gösteren akıl veren kardeşim. Mükemmel kaleminin güzelliğine ayrı hayran olduğum, saygın kişiliği ve tavırlarıyla gönlümü çelen biriciğim😍

berfin_gltkc Namı diğer sarışınım. Kısa bir zamanda hayatımdan bir parça olan kardeşim. Gülmekten karnıma ağrıların girmesine sebep olan ve yaptığım her yorumu trolleyen bal küpüm😂 Muhteşem bilgi dağarcığıyla satırlarında etkisi altına alan mükemmel bir kalemin sahibi😍

Yanımda olduğunuz için çok şanşlıyım, desteğinizi yazdığım her kelimemde hissettim😍 İyiki varsınız😍

•••Alıntıdır.
"Senin burnunda tütebilmek için benim daha ne kadar yanmam lazım."
•••

Sesimin duyulmadığı, bastırılan çığlıkların kavanozun dibine koyulup rafların en üstüne kaldırıldığı, kıyı köşe kuytularda algılarımla çakışan kıpırtılara kulak verdim. Bilinç altımın bana sunduğu rüyanın etkisinden sıyrılırken, gerçek olmadığına kanıt aramak adına ağırlaşarak göz altlarıma yapışmış kirpiklerimi birbirine kenetlenmişliğinden ayırıp aralamaya çalıştım.

Mavi gözlerime ulaşan güneşin parlak ışıkları göz kapaklarımı birbirine tekrardan bastırmamı sağlayacak kadar güçlüydü. Yorganın altından sıyırmayı ve kıpırdatmayı başardığım avuçlarımı acıyan gözlerime bastırdıktan sonra ellerimi saçlarıma atıp gözlerimi hafifçe tekrar araladım. Kapalı kapılar ardına gizlenmiş duyguların harladığı hislerin içinde çelişirken, bakışlarımın dolanmaya başladığı tavanın beynimin içi kadar dolu olduğunu fark ettim.

Açık mavi renkli tavan ve üzerine montalanmış bir çok küçük ışık bölmesi bana yabancı gelirken, arsızca başıma saplanan ağrıyla ufak bir inleme sesi dudaklarımdan döküldü. Ellerimi kaydırıp parmaklarımı şakaklarımda gezdirmeye başladığımda güneşe alışan gözlerim bulunduğum ortamı sorgularcasına etrafta gezinmeye başladı.

Burasıda neresiydi? Kaşlarım bariz bir şekilde çatılırken alnımdan ayırdığım elimi yorgana atıp üzerimden kaldırdım ve yavaşça doğruldum. Sivri iğne uçları kafa tasımın içine batarken buruşan yüzümdeki şaşkınlık biraz daha arttı.

Geniş bir odada çift kişilik büyük bir yatakta uyumuş olmanın şaşkınlığının yanı sıra aklıma düşen parça parça görüntüler gözlerimin irice açılmasına neden oldu. Başımı hızla eğip üzerime baktığımda giyinik olduğumu görmemle derin bir nefesi ciğerlerime bahşettim.

Ama üzerimdeki bir erkeğe ait olduğu aşikar olan gri eşofman ve siyah kazak şaşkınlığıma endişe tohumları serpiştirdi.

"Kahretsin!" Dudaklarımdan şuursuzca dökülen kelimeyle yataktan sıyrılıp ayağa fırladım.
Neredeydim ben? Kimin eviydi burası?

Sakinleşmek adına derin derin nefesler almaya başlarken bakışlarımı etrafta gezdirmeye devam ettim. Büyük pencerelerin üzerine çekilmiş mavi perdelerde oyalanan gözlerim yatağın karşısındaki gri çift kişilik kanepeye kaydı. Yatağın sağ tarafındaki mavi kıyafet dolabı, sol tarafındaki beyaz çalışma masası, yerdeki mavi halı ve duvarlardaki garip soyut resimlerde gezinen bakışlarım metal kaplamalı duvar saatinde akrebin üzerinde takılı kaldı. Saat 3'e geliyordu ve ben anladığım üzere bilmediğim bir evde, bilmediğim bir yatakta, kimin olduğunu bilmediğim kıyafetlerin içinde saatlerce uyumuştum.

DAĞILMIŞ (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!