Hatırlatma; Jess ve Jamie birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar, Jamie başka şehire çalışmaya gider.

Sabah olduğundan yatağımdan kalktım ve direkt mesajlarımı kontrol ettim, Jamie vardığına dair mesaj bırakmıştı.
"Bebeğim ben vardım, uyanınca beni ara"
Direkt onu aradım, birkaç çalışta açtı,
"Jamie, günaydın"
"Günaydın Jess, nasılsın?"
"İyiyim, şimdiden boşlukta gibi hissediyorum, nasıl geçecek altı ay?"
"Geçecek işte bir şekilde bende bilmiyorum, düşünme öyle, görüşeceğiz"
"Biliyorum, seni seviyorum"
"Bende seni seviyorum, kapatmam gerek tamam mı, kahvaltını güzelce yap"
"Tamam yapacağım, öptüm seni"
"Görüşürüz"
Kapattık, gerçekten sanki aylar geçmişte biz birbirimizi görememişiz gibi hissediyordum. Düşüncelerimi bir kenara atıp giyindim ve kahvaltıya indim, yarım saat içinde okulda olmalıydım o yüzden hızlıca ağzıma yiyecekleri tıkıştırırken annem yavaşlamamı söyledi.
"Boğacaksın kendini"
"Geç kaldım"
"Baban seni bırakır merak etme"
"Çok iyi olur"
Başımdan öptü ardından masadan kalktım ve ceketimi alıp babama seslendim, çok geçmeden geldi ve çıktık. Tüm ortama hakim olan sessizlik içinde gidiyorduk.
'Bugün nasılsın baba?'
'Eh, iyiyim Jess, sen?'
'İyiyim, durgun gözüküyorsun'
'Senin için endişeleniyorum'
'Neden?'
'Bilmiyorum, okul hakkında, Jamie hakkında'
'Okulu bitireceğim baba korkma'
'Evet biliyorum, sana güveniyorum'
'Teşekkürler, Jamie'yle ne sorunun var?'
'Okul bitince onunla yaşamaya başlayacaksın, bizden ayrılacaksın Jess, baban küçük kızının evden ayrılmasına henüz hazır değil'
'Eğer öyle diyorsan, ayrılmam'
'Kendi kararlarınk verebilecek yaştasın, eğer istiyorsan git, karar senin'
'Neden böyle diyorsun, eskiden olsa kızardın ve izin vermezdin'
'Evet ama biliyorsun bunlar okulu bitirirsen geçerli, yani olur da geçemezsen bundan sonra Jamie'yi unut derim'
'Ya baba deme öyle'
'Senin elinde Jess'
Vardık, konuyu uzatmayıp ona hoşçakal dedim ve okula doğru ilerledim, haklıydı geçemezsem bir daha görüştürmeyecekti, çalışmalıydım. Derse girmeden önce Matt'i görmek için üst kata çıktım, arkadaşlarıyla oturuyordu, yanıma gelmesi için işaret yaptım. Geldiğinde sıkıca sarıldık yanağımdan öptü
'İyi misin sen?'
'Jamie Alabama'ya gitti, altı ay sonra dönecek'
'Ciddi misin neden?'
'İşi çıktı, kötü hissediyorum Matt'
'Hayır kötü hissetme, merak etme çabuk geçecektir, hem birlikte daha çok vakit geçiririz eskisi gibi, inan bana Anne'de bende özledik seni'
'Biliyorum, iyi olur, hep birlikte oluruz, bir de bana matematik konusunda yardım etmen gerekiyor, son sınav iki gün sonra'
'Tamam hallederiz birlikte merak etme, derse geç kalacaksın hadi, çıkışta beni ara beraber dönelim'
'Tamam, görüşürüz'
Tekrar sarılıp ayrıldık, kendi sınıfıma gidip Anne'i buldum, sanki uzun süredir ilk defa karşılaşıyoruz gibi kucakladı beni. Ona da Jamie'nin gitmesinden bahsettim, küçük sohbetimizin ardından derse geçtik...

Çıkışta Matt'i buldum, beraber eve yürümeye başladık,
'Ee Matt anlat bakalım, Anne'le nasıl gidiyor?'
'Kavga ettik'
'Ne? Neden?'
'Hiç sorma, çok büyük bi kavga hemde'
'Anlatsana ne duruyorsun'
'Tamam şey, dün evine çağırdı beni, her zaman yaptığım gibi hazırlanıp çıktım, trafik vardı ve biraz geç kaldım, en sonun vardığımda beni içeri alıp bağırmaya başladı, yok neden geç kalıyormuşum da, beni beklemek zorunda değilmiş de, sanki ben dedim ona beni bekle diye, neyse işte sonra sakinleşti biraz, bu sefer durup dururken bana ondan hoşlanıyor muyum diye sordu, evet diyemedim Jess, korktum çünkü benden hoşlanmadığını biliyorum, bu sefer bana bağırmaya başladı yine sen beni sevişmek için kullanıyorsun diye, haberi yok ki ölüyorum onun için, sustum bir şey demedim ilk, sonra haddini aşmaya başladı konuyu aileme kadar getirdi ve bende sinirlendim haliyle sonra bende bağırmaya başladım, üzerime yürüyüp vurmaya başladı ama görsen sanki düşmanına vuruyor öyle sinirli, karşılık verip ona elimi falan kaldırmadım asla öyle bir şey yapmam biliyorsun, bu sefer sinirimi içime attım çıkıp gidecektim, izin vermedi gitmeme, hemen kurtulamazmışım falan filan, oturduk bi kaç saat sessizce, hiç konuşmadık, sonra sessizliği bozdu ve dedi ki -eğer beni bırakırsan başka birini bulurum ve onunla sevişmeye başlarım- beni sinirlendirmek için söylediğini biliyordum ve başardı da, ama belli etmeyip sen bilirsin dedim, bu sefer sinirlenip yine patladı ve yine tüm suçu bana yıkarak bağırmaya başladı, neden umursamıyormuşum, içim rahat edicek miymiş öyle yapınca falan filan. Anlayacağın bayağı atıştık, çektim kapıyı çıktım sonra, şimdi birbirimizi görünce yolumuzu değiştiriyoruz.'
'Anne normalde bu kadar sinirli bi insan değil biliyorsun, sorunları olmalı'
'Evet kesinlikle'
'Bana hiçbir şey anlatmadı daha, yarın konuşurum öğreniriz bakalım neden böyle yapmış'
'Sevinirim Jess, eskisi gibi olmak istiyorum böyle kavgalı olmuyor'
'Biliyorum, eminim o da istiyordur'
'Göreceğiz'
'Ben burdan Jamie'nin annesi ve babasına geçeceğim, gelir misin?'
'Yok eve geçerim direkt, ders çalışacağım'
'O zaman akşam sana gelirim'
'Tamam bana uyar, görüşürüz'
'Görüşürüz'
Sarıldık ve onların evine doğru ilerledim, arada onları da görmek hoş olacaktı. Kapılarını çaldığımda babası açtı ve beni içeri aldım.
'Seni burada görmek ne güzel, nasılsın?'
'İyiyim siz nasılsınız?'
'İyiyim mutfağa geç istersen Ashley orda'
Başımı salladım ve mutfağa ilerledim, beni görünce kocaman gülümsedi ve sarıldı, Meg'de kendi sandalyesinde oturuyordu.
'Nasılsın tatlım, ne güzel iyi ki geldin'
'İyiyim teşekkür ederim, özledim sizi'
'Emin ol bizde sen, Jamie zaten hiç görmeye gelmiyor bile, biliyorsun işte birlikte olduğumuz zamanlar sadece görebiliyoruz, e şimdi de Alabama'da artıl hiç göremeyeceğiz, bilmiyorum ne yapacağız Jess'
'Onunla konuşurum merak etmeyin, neden böyle yapıyor bilmiyorum'
'Ah bende, çay ister misin?'
'Olur teşekkür ederim'
Çayımı koyarken gülümsedi ve bende o sırada Meg'i kucağıma alıp biraz oynadım, çok tatlı bi bebekti, annesine çok benziyordu.
'Büyümüş resmen ya'
'Öyle mi, zaman çok çabuk geçiyor'
'Evet gerçekten'

*** Bir hafta sonra ***

Gece yatağımda kıvranırken Jamie'yi aramak için telefonuma uzandım, ilk sınavlarım güzel geçmişti ve haftayı mutlu bitirmek istiyordum. Hemen açtı,
'Jess, nasılsın?'
'İyiyim Jamie, sen nasılsın, nasıl gidiyor'
'Ah nasıl özledim seni bi bilsen'
'Bende, bende çok özledim'
'Bi kaç hafta daha dişimizi sıkmamız gerekiyor, ancak bir ay sonra seni görmeye gelebileceğim'
'Jamie çok geç'
'Biliyorum bebeğim, üzgünüm'
'Ben seni sonsuza kadar beklerim Jamie'
'Ah deme öyle ne olur'
'Tamam, nerdesin, ne yapıyorsun'
'Ofisteyim çalışıyorum, yorgunum, seni istiyorum'
'Saat gecenin kaçı oldu hala çalışıyor musun?'
'Hiç uyumuyorum ki bi' tanem, burada işler sandığından da kötü'
'Kıyamam sana ben'
'Ah yanımda olsaydın Jess, rahatlatırdın beni, dinlendirirdin'
'Yapardım, yardım da ederdim sana, birlikte hallederdik'
'Keşke gelebilseydin'
'Keşke'
'Vücudunu özledim'
'Bende'
'Ah Jess, sarılabilsem sana şimdi, çırılçıplak olsak, tenine temas etse tenim, alev alsa bedenim'
'Hayal kurdurtma şimdi bana, ölüyorum zaten sen diye'
'Hiç bitmeyecek gibi'
'Ama bitecek'
'Öyle, sana kavuştuğumu hayal edemeden duramıyorum'
'Bende Jamie, bende'
'Sınavların nasıl geçti, iyi mi?'
'İyiydi, az kaldı yalnızca beş ders, eğer onları da yapabilirsem kavuşacağız artık hiç ayrılmayacağız'
'Güveniyorum bi tanem sana, yapabilirsin, sen her şeyi yaparsın'
'Yapacağım, seni seviyorum'
'Bende bebeğim, kapatayım artık uyu tamam mı, direkt uyu lütfen'
'Tamam uyuyacağım, iyi çalışmalar'
'İyi geceler, öptüm'
'Neremden'
'Ah Jess, beni tahrik etme, işteyim ve senin de uyuman lazım, başka zaman oynarız'
'Tamam ya, uyuyorum'
'Görüşürüz, iyi geceler'
'Öptüm'
Kapattık, telefonu kenara koyup uykuya daldım..

Sabah kalkıp rutin işlerimi tamamlayıp okula vardım, Anne'le konuşmuştum ve Matt'e olan sinirinin nedenini henüz söylememişti, konuyu derinleştirmek için sınavların bitmesini bekleyecektim. Bi kaç kişiye günaydın diyerek son koridordaki sınav sınıfımı buldum, tarih sınavıydı, yapabilirdim, çok çalışmıştım. Sıramı buldum, sınav kağıtlarını dağıttılar, soruları gördüğümde öylece kaldım, zordu, çok zordu ve bilmediklerim vardı. Yavaş yavaş çözdüm, bir saatin ardından kağıdımı teslim edip çıktım. Lanet tarih sınavımın Jamie ile arama girmesi en son istediğim şeydi. Jamie'yi aradım, açmadı. Bende Anne'i buldum, ardından birlikte okuldan ayrıldık, bugün ders olmadığına şükrettim.
'Sınav nasıldı?'
'Çok kötüydü Anne bilmiyorum, konuşmak istemiyorum'
'Tamam, merak etme sonuç iyi gelecek'
'Umarım, Matt'i özlüyor musun?'
'Çok ani oldu bu'
Evet tabii ki ani oldu resmen kıza bodozloma sordum soruyu.
'Bilmiyorum Jess, yani özlüyorum tabii, ama kötü bi kavga ettik, bilmiyorum nasıl eskisi gibi olacak'
'Bugün akşam çağır onu, yemek falan yiyin, ona da moral olur sınavının iyi geçmediğini söylemişti, sonra da takılırsınız, büyütecek bir şey yok merak etme, sadece üzgün olduğunu söyle'
'Bilmiyorum ki, gelir mi dersin?'
'Evet, iyi olacak'
'Tamam o zaman'

*** iki hafta sonra ***

Anne ve Matt'le birlikte evin bahçesinde oturuyorduk, barışmışlardı, yarın tatildi ve bu gece bizde kalacaklardı. Jamie'nin sesini duymak için onu aradım. Uzun süre çaldı ama açmadı. Yaklaşık iki gündür konuşmamıştık, yalnızca arada meşgul olduğunu yazıyordu o kadar. Her ne kadar onu anlamaya çalışsam da özlüyordum işte. Tekrar aradım, uzun uzun çaldı. Tam kapatacakken telefonu bi kadın açtı ve nefes nefeseydi...

Umarım beğenmişsinizdir, bir dahaki bölümü daha uzun tutmaya çalışırım, sizi seviyorum 💕

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!