39 "Grip"

126K 4.8K 1K

ASYA

"Asya?" Yiğit'in sesiyle gözlerimi araladım. "Uyudun mu hemen?" Dedi gülerek.

"Minnoşum?" Dedim kısık sesle, boğazım ağrıyordu.

"Adaçayını yaptım." Hafif doğrulduğum da elinde ki fincanı bana uzattı.

"Sen mi?" Dedim şaşkınlıkla. "Gerçekten yapmayı becerdin mi?" Kaşlarını çattı.

"Yapımı hiç zor değilmiş, sadece su ısıttım Asya. Çok zor bir şey sanki!" Kahkaha attım.

"Çok zor değil ama ne bileyim, senin yapman çok şaşırtıcı!" Başını iki yana salladı.

"İç haydi." Fincanı dudaklarıma götürürken Yiğit beni izliyordu. Çaydan bir yudum alırken gülümsedim. Tadı normaldi fakat o yapınca daha bir güzel olmuştu sanki...

"Minnoşum?" Dedim kıkırdayarak.

"Hastasın diye minnoş demene bir şey demiyorum." Diye mırıldandı.

"Diyemezsin zaten." Dedim göz kırparak. Bakışları yüzüme döndüğünde gülümsedi.

"Hastasın diye sana kıyamayacağımı mı düşünüyorsun?" Başımı olumlu anlamda salladığımda güldü. "Haklısın aslında, bir de hasta oldun başıma!" Adaçayını yudumluyordum keyifle.

"Başımı ağrıttın gerçekten, susar mısın?" Yiğit hayretle yüzüme baktığında kendimi tutamadan kahkaha attım.

"Asya, seni şimdi şurada yerim bak?" Yerim derken aklının çok farklı yerde olduğunu biliyordum.

"Pislik!" Diye mırıldandım.

"Geçti mi boğazının ağrısı?" Dedi.

"Şu anlık iyi geldi, teşekkür ederim." Yiğit gülümsedi.

"Tadını beğendin mi?" Dediğinde başımı olumlu anlamda salladım.

"Yanıma gelsene." Diye mırıldandığım da yanıma yanaştı. Yavaşça kucağına oturduğumda gülümsedi.

"Amacın ne senin?" Dedi Yiğit, kollarını belime doladı.

Çayı tekrar içtiğimde ne kadar güzel olduğuna tekrar kanaat getirdim. Yiğit'in yaptığı ilk şeydi bu, elbette bana güzel gelecekti.

"Tadına baksana." Dedim ve çayı dudaklarına götürdüm. Yiğit çaydan bir yudum aldı ve geri çekildi.

"Pek sevmiyorum böyle şeyleri." Dedi.

"Beğenmedin mi?" Diye sordum.

"Yani, fena değil sanırım." Uzanıp yanağını öptüm.

"Aşkım-" Bir anda telaşla yüzüne baktım, ne yapıyordum ben?

Hızla geri çekildim, Yiğit anlamayarak yüzüme baktı.

"Ne oldu sarışın?" Başımı iki yana salladım.

"Hasta olacaksın." Güldü.

"İçtiğin şeyi içtim, artık çok geç." Elimi alnıma koydum.

"Keşke içirmeseydim, aptal gibi bir an hasta olduğumu unuttum!" Yiğit kahkaha attı.

"Bir şey olmaz, alt tarafı gripsin." Başımı iki yana salladım.

"Özür dilerim." Yiğit elimi dudaklarına götürdü.

"Özür dilemene gerek yok." Dedi.

"Ya hasta olursan?" Dedim.

"Sanmıyorum, dediğim gibi bünyem sağlam." Elini yüzüme koydu. "Diyelim ki hasta oldum, bunu sorun etmem. Nasıl olsa sen bana bakarsın." Dedi göz kırparak.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!