17. Bölüm

566 82 68

Medyayı bölümün sonlarına doğru açın please












Öpüşme skandalının ardından bir hafta geçmişti. Bu işten iyi para kazanan şirket, Baekhyun'dan veya bununla sorumlu hiç kimseden açıklama istememiş aksine ikisinin daha çok bir arada görünmesini hatta dizi arasında türlü kanallardan gelen röportaj ekiplerini geri çevirmemelerini emretmişti.

Chanyeol ve Baekhyun hala daha birbirlerini iyi tanıyamadıklarını düşündükleri için röportajlarda oldukça zorlanıyor, birbirleri hakkındaki soruları telepatiyle tutturma şanslarını zorluyorlardı. Chanyeol, bu tür röportajlar sayesinde Baekhyun'u daha iyi tanıyabildiği için memnundu. Bazen Baekhyun huysuzluk çıkarsa da hafta içerisinde set evinde kalmaları gereken vakitlerde türlü mekanlara götürüyor, bunun içinde şirketin emrini bahane ediyordu. Jongdae, arkadaşını geçmişte yaşadıklarıyla uyarsa da Chanyeol yalnızca işine geleni duymayı tercih ediyordu. Ortada bir şans vardı ve bu kullanılmaya değerdi onun için.













Saat gece yarısını vuruyordu ve tüm ekip barda olan çekimler için toplanmıştı. Dizinin neredeyse yarısına geldiklerini ümit eden oyuncular tüm gayretleriyle çekimlerde sabahlamaya devam ediyordu. Chanyeol, Baekhyun, Dong-So ve birkaç oyuncu daha Sehun'un trafiğe takılıp gecikmesi üzerine bir masada toplanıp bekleme sürecini senaryo çalışarak değerlendiriyorlardı.



"Sehun geldi! Hazırlanın!"

Masadaki oyuncular fazla sakin olan ortamda uyarıyı alır almaz senaryolarını teslim edip hazırlanmak için ayaklandılar. Chanyeol ve Baekhyun masada hazır halde beklerken Sehun makyajını tamamlatıp amatör oyuncuları beklemek için ikisinin oturduğu masaya geldi.

"Selam! Nasılsınız bakalım?" Sehun otururken neşeli sesiyle selam verdi. Etrafı gözlerken hiçbir ses çıkarmayan ikiliye baktı. "Hey! Ne bu hal böyle?"

"12 saattir aralıksız çekimlerdeyim. Nasıl olmamı bekliyorsun?" Chanyeol dirseğini masaya yaslayıp sakince söyledi. Son kalan enerjisini de Sehun'a harcamak istemiyordu.

"Ben de 15 saattir çekimlerdeyim ama sorun yok. Bomba gibiyim!" Baekhyun gülümseyerek geri yaslandı. Chanyeol'ün bitkin haliyle dalga geçebilmek için muhtemelen ondan daha yorgun olan bedenini zorladı.

Chanyeol, Baekhyun'un dalga dolu sesine göz devirip yaslandığı kolundan yüzünü ayırdı. Hemen yanında oturan Baekhyun'a bitkin gözlerle baktı. "Benden 3 saat fazla çalıştın ve enerjik görünmeye mi çalışıyorsun?"

"Neden enerjik görünmeye çalışayım? Senin bedenin çürümüşse herkes aynı olacak diye bir şey mi var?"

"Bedenim mi çürümüş? Senden daha iyi olduğuna bahse girerim." Chanyeol, Baekhyun'un oyununa geldiğini anlamadan son kalan enerjisiyle doğrularak göğsünü dikleştirdi.

"Göster o zaman." Baekhyun rahat bir tavırla sırıtarak söylerken yaslandığı koltuğun başlarına kollarını yerleştirdi. Chanyeol'ün aniden düşen ifadesini izlerken enerjisini toplamayı ümit ediyordu. Eh, herkesin enerji toplamak için türlü yöntemleri vardı.

"Ne?" Chanyeol, dikleştirdiği göğsünü indirdi ve omuzlarını düşürdü.

"Madem benden iyi bir vücudun olduğunu iddia ediyorsun, göster de görelim."

Chanyeol, oyuna geldiğini şimdi anlamıştı. Yutkundu ve konuyu değiştirmek için başka yöne baktı. Sehun'un bu durumu değerlendirmediğini fark edip şaşkınlıkla ona döndü. Bir yere dikkatle odaklandığını gördü. Nereye baktığını anlamak için etrafı gözlerken birazdan Sehun, bakışlarını çekmeden Chanyeol'ün gömleğini tek eliyle sertçe kavrayıp çekiştirerek kendini belli etmişti.

Kill A Person Or Love A Person ||chanbaekBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!