For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Yorumlarınızı ve votelerinizi esirgemeyiniz :)

                                   3-Saçımda Hiçbir Şey Yok

Hermione ellerinin titremesi geçince Malfoy’a yardım etmeye başlamış, onun işine odaklandığı zaman ne kadar titiz davrandığını görüp gülümserken bir an sonra kendine gelir ve başını olumsuzca iki yana sallar. Draco Malfoy’u izliyordur!

Genç adam yanındaki hareketliliği fark etmiş, başını kazandan kaldırıp genç kadına bakarken kaşları sarı saçlarının arasında yukarı doğru kaybolur, sorar.

“Ne yapıyorsun Granger, bir tür travma falan mı geçiriyorsun?”

“Hayır Malfoy, üzgünüm. Ama eğer geçirirsem, endişelenme ilk sen göreceksin.”

Draco gözlerini devirip tekrar kazanda kaynayan iksiri karıştırmaya başlar, Hermione hardal otunu eline alırken mırıldanır.

“Bunlar dolunayda toplandı, değil mi?”

“Tabi ki Granger, bir şüphen mi var?”

Hermione omuz silkerken Malfoy ona bakıyordur, otları genç adama doğru uzatır.

“Bu ödev notların büyük bir kısmını etkileyecek ve ben işimi sağlama almaya çalışıyorum.’’

“Merak etme, benim ortağımken işini sağlama almana gerek yok. Zaten sağlam olmama gibi bir ihtimali de yok.”

Genç kız işi biten malzemelerin kapaklarını kapatıp genç adamın iksir setine geri koyarken genç adam kaşları çatılmış onu izliyor, bu sefer gerçekten yanındaki kızın Granger olmadığı kanısına varırken Hermione saçlarını toplamış, ona döner.

“Egoistsin Malfoy.”

“Yeni mi anladın Granger?”

Hermione başını sallayıp tüpleri de yerine takarken biri elinden kayarak yere düşer, içindeki iksir halıya yayılırken genç kız arkasını dönüp masaya yaslanır.

“Ben, özür dilerim.”

Bir an sonra kahverengi gözleri dolup genç kızı zor durumda bırakırken o güçlü Gryffindor prensesi, dudaklarını ısırarak derin bir nefes alır.

“Ne kadar düşünmemeye çalışsam da aklım hala Ron’da ve bu canımı yakıyor. O görüntüyü aklımdan silemiyorum ve sanki, sanki sürekli orada kalacakmış gibi. Unutamayacakmışım gibi, aşamayacakmışım gibi…”

Draco cevap vermez, olduğu yerde dururken genç kızın gözyaşlarına daha önce de şahit olmuş ama bu, resmen içine işlerken Hermione yüzünü silip toparlanır. Kitaplarını kucaklayıp omuzlarını dikleştirirken devam eder,

“Kime anlatıyorsam zaten.”

Tabloyu açıp geçecekken genç adamın bir komutuyla geçit tekrar kapanır, genç kız kaşlarını çatıp arkasına dönerken karşısında cübbesini çıkarmış, gömleğiyle oturan bir Malfoy bulur.

“Otur, Granger.”

Hermione şaşkınlıkla genç adamın yüzüne bakakalırken Draco koltukta oturmuş onun tepkisini bekliyordur. Genç kız derin bir nefes alıp kitaplarını masaya bırakırken genç adamın karşısındaki koltuğa oturur. Kendisini neyin bekleyeceğini bilmiyor, o durumda onu dinleyebilecek tek kişi Draco Malfoy’muş gibi duruyorken kirpiklerini kırpıştırır.

“Onları o şekilde tüm Gryffindor ortak salonun ortasında bir kanepe öyle görünce- ah. Sanırım Lavander’ı yolacağım ki bunu yapmamam için hiçbir neden yok, tam 7 sene beklediğim sevgilimi elimden almışken pekala da yapabilirim-“

GRYFFINDOR PRINCESS AND SLYTHERIN PRINCERead this story for FREE!