15-

496 18 2

Lara Özsoy-

Onun koluna girdiğimden beri kalbim ağzımda atıyordu resmen.

"Taksi'nin numarası olacaktı bende. Hemen çağırayım." dedi Ege.

5 dakika sonra taksi geldi. Aras en öne oturdu, 3müz arkaya sığıştık. Alina bana imalı imalı bakışlar atıyordu. Bende sussana ya diye söyleniyordum. O sırada Alina'nın telefonuna mesaj geldi.

Alina mesajı şaşkınlıkla okurken telefonu hemen elinden aldım.

Kimden : Bora

"Bize gelmen gerek."

"Ne cevap vereceksin?"

"İnsan gibi gelememden anlamayacağından cevap vermeyeceğim."

En doğrusunu yapıyordu. Bir erkeğin sizi kullanmasına ve yönetmesine asla izin vermeyin. Bir kere izin verirseniz kontrol sizden çıkar. Alina ne yazık ki çok çabuk güveniyordu insanlara.

İneceğimiz yere geldikten sonra Aras gelip benim oturduğum tarafın kapısını açtı. Yazında hep bu kibarlıklarından etkilenmiştim.

Tekrar koluna girdiğimde gene kalbimin atışları çok hızlı atıyordu. Klasik bir kır düğünüydü. Çimlerin üzerinden gitmemeye özen göstererek kendimden emin adımlarla yürüdüm. Alinaların bir kaç tanıdığıyla sohbet ettikten sonra bizim için ayrılan masaya doğru ilerledik.

Garson geldiğinde hepimiz kırmızı şarap istedik. Şimdi rakı içersek ortalığı fena halde dağıtabilirdik.

O sırada Aras'ın telefonu çalmaya başladı. Arayan ismi görünce sinirlerim tepeme çıktı. Meşhur Merve hanım arıyordu. Aras suratıma hafifçe bakıp telefonu açtı. Daha sonrada masadan kalktı. İşte yazın bir daha onunla konuşmamamın nedeni buydu.

Bana gelip Mervenin onu bir zamanlar nasıl üzdüğünü anlattı. Daha sonra Merveyi unuttuğunu. Ama benimleyken hiç canı yanmamış gibi hissediyormuş. Yani öyle söylüyordu. Merve'nin ona nasıl kötü davrandığını anlattı. Oysaki ben ona çok iyi geliyormuşum. Daha sonra biz sahildeyken Aras bira almak için bakkala gitti. Telefonu benim yanımda kalmıştı. Aslında telefonunu kurcalamak gibi bir niyetim hiç olmadı. Kurcalamadım da zaten. Telefonuna mesaj gelince kimin ne yazdığı açıkça görünüyordu. Merveden "Bu sefer nerede buluşuyoruz?" yazıyordu. Kalbimdeki acıyı tarif bile edemezdim o anki. Şuan hatırladıkça canım iki kat daha yanıyordu. Her neyse ben bu mesajı görünce hiçbir şey demeden çekip gittim. Ertesi günü tartışmaya başladık. Tartışma büyüdü ve birbirimize küfürler etmeye başladık. Bana hep onu önemsediğini söylese de inanmadım. Tabii birbirimize küfür edince saygının bittiğini ve zor kazanılacak bir şey olduğunu anladık. Hiç başlamadan bitirmek en doğru karardı. Alina'nın benim yüzümden Aras ile arasının bozulmasını istemediğimden bu olay sadece ikimiz arasında kaldı. Sonra bir daha asla eskisi gibi olamadık. Ben Arastan bugün oldukça umutluydum. Bu sefer belki değişir sanmıştım. Hayır benim anlamadığım nokta o kız hayatında olduğu sürece benim onunla konuşmayacağımı bildiği halde neden bugün böyle yakın davranıyordu.

Tüm bu düşündüklerimi bir kenarıya bıraktım. Gözlerim dolmuştu. Alina ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Ona Merveyi anlatmamıştım. Masadan kalkıp "Bu sefer sakın peşimden gelmeyin, yalnız kalmaya ihtiyacım var." diyip hızlıca yürümeye başladım.

Kendi kendime "Biraz daha dayan Lara. Sakın insanlar içinde ağlama. Bahçeden çıkmana az kaldı." diye nasihatler vermeye başladım.

Bahçeden çıktığımda gözyaşlarımı serbest bıraktım. Uzun zamandır ağlamıyordum. Çünkü bir erkek için değeceğini düşünmüyordum. Kimse gözyaşlarımdan değerli olamamıştı. Ta ki Arasla tanışana kadar.

Beklenmedik AşkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!