Zeynep'in ağzından;

''Melis Güzel denen arkadaşımız bana bir şey sordu. Daha doğrusu yalvardı diyelim.''

O sırada Melis'e baktığımda yüz ifadesi değişmişti. Daha az önce Kerem'in ne söyleyeceğinden emin olan kız gitmiş yerini Kerem'in söyleyeceğini merakla bekleyen kıza vermişti.

Kerem yutkundu ve sırıtarak Melis'e bakmaya başladı.

''Melis bana onunla yatmam için yalvardı.'' dedi sırıtarak.Kerem bunu söylediği an salondan çıkan sesleri görmeliydiniz. Bende onlardan biriydim. Melis ne kadar şerefsiz bir insanmış böyle ya! Hala şoktayım. Pis sürtük .Yalnız ben bu kızın saçını başını yolarım!

Yağmur ne kadar beni tutmaya çalışsa da artık beni hiç kimse durduramazdı. Yağmur'un ellerinden kurtulup hızla Melis'in olduğu yöne doğru ilerledim. Melis ise şaşkınlıkla bir bana bir de Kerem'e bakıyordu.

''Bak Meliscim şimdi ödeştik işte!'' dedi Kerem bağırarak. Beni görmemiş olmalı ki hiç müdhale etmemişti. Neler yapabileceğimi biliyordu çünkü.

Melis'in yanına geldiğimde bütün okul bizi izliyordu. Melis ise sadece ağlıyordu.

''Bak kızım! Bir daha bana ya da sevgilime bulaşırsan senin saçını başını yolmaktan daha kötü şeyler yaparım. O zaman görelim bakalım. Cesaretin yetiyor mu böyle şeylere!''

Bunları söylemem üzerine Melis koşarak uzaklaştı.

''Ne bakıyorsunuz! Dağılın!'' dedim sinirle. Herkes hareketlenmeye başladığında bende koşarak Kerem'in yanına gittim.

''Sen- sen nereden öğrendin?''

''Unuttun mu güzelim ben Kerem Sayer'im.''

''Aaa tabi siz Kerem Sayer'siniz.'' dedim Kerem'e sarılarak. Ama asıl merak ettiğim şuydu; Melis cidden böyle bir şey yapmış mıydı? Yoksa Kerem mi ödeşmek için bunu ortaya atmıştı.

....

Kerem beni eve bıraktığında kendimi direk yatağa attım. Bugünümü gözden geçirdiğimde pek hoş olaylar yaşamadığımı farkettim. Melis ve diğer herşey. Annemle zaten aram bozuk. Jale teyze desen onu uzun zamandır görmüyorum.

Bunları düşünürken kendimi uykuya teslim ettim.

....

Gece 3:00

''Ding, dang, dong''

Kapının sesiyle yerimden sıçradım. Bu saate kimdi böyle? Uyuşuk adımlarla aşağıya indim ve kapıya doğru ilerledim.

Bir anda kapıyı açmam ile Aksel'in kapının önüne yayıldığını gördüm.

''Aksel?''

''Zey-zeynep ben çok özür dilerim. Bak gerkçekten böyle olsun istemedim.''

''Ne? Ne yaptın yine?''

''Kötü bir şey.'' dediğinde ağladığını anca farkedebilmiştim.

''Nasıl kötü bir şey?'' dedim merakıma yenik düşerek.

''Çok kötü bir şey!''

Sen Benimsin! (ZeyKer)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!