3

5.2K 187 5

Bütün gün onunla bu odada tıkılı kalmak zorunda olduğuma inanmıyordum. Sinirden kaskatı kesilmiştim. O ise yüzünde saçma bir gülümseme ile bana bakmaya devam ediyordu.

"Bana bakmayı kesip çalışmaya başlar mısın?" deyip dönüyordum ki "Aaa bana daha sonra notları vermeyi de unutma" dedim.

"Ben araştırma yaparken karşıma geçip beni izlemeyi mi düşünüyorsun?"

"Odada tek bilgisayar var. Farkındaysan."

"Yani?"

"Yanisi benim araştırma yapabilmem için kütüphaneye gitmemi kast ediyorsan gidebilirim."

"Buna gerek yok. Bir süre bekle" deyip hızlıca işe koyuldu.

Kendini bir şeye odaklandığında ne kadar da farklı görünüyordu. Sanki benim varlığımı unutmuş gibiydi. Sakin, kendinden emin bir duruşu vardı. Onu böyle izlerken acaba onu her durumda yanlış anlayan ben miydim? diye düşünmekten kendimi alamadım. Kendimi onunla ilgili düşüncelerden uzak tutmak için camın önüne doğru ilerleyip dışarıyı izlemeye başladım.

Önce bahçedeki ağaçlar sonra kendi görüntüme takıldı gözlerim. En sonda cama yansıyan Eymen'in görüntüsüne daldı gözlerim.Sanki onu izlediğimin farkındaymış gibi yavaşça başını kaldırıp gözlerini yansımadaki bana kitledi. Sanki o an göz gözeymişiz gibi hissettim. Gözlerimi o görüntüden kaçırmak istedim ama yapacak gücü kendimde bulamadım. Bu çocuktan nefret ediyordum. Şimdiyse gözlerine kilitlenmiş durumdaydım. Ben transa geçmiş gibi görüntüde kaybolurken Eymen kalkıp bana doğru yürümeye başladı.

"Manzaran çok güzel sanırım"

"Burada yapacak bir şey olmayınca dışarıyı izlemek ilgi çekici geldi diyelim"

"İkimiz de sıkılmasak ve sohbet etsek nasıl olur?"

"Aylaklık etmeyip erkenden bitirsek ve bende derse dönsem nasıl olur?"

"Yoksa şu inek öğrencilerden misin? Hep bir derse gitme istediği duyuyorsun da"

"Kesinlikle.. Ağır ineklerdenim hemde.."

"Tamam kızmana gerek yok. Bende ineğim ne olmuş yani? Hem eğer okulda dereceye girersen üniversitede avantajın oluyor."

"Bu durumu umursamam için çok erken. Sen 3 yılda mezun oluyorsun. Ama ben 4 yılda olacağım. Liseyi 4 yıl yapma fikri kimden çıktıysa artık?!"

"Liseden sonra ne yapmak istediğine karar verdin mi? Hangi bölüme ilgi duyuyorsun?"

"Önümüzde çok seçenek yok. Bunu senin benden iyi bilmen gerek. Bilgisayar ve Teknoloji öğretmenliği ya da Yönetim Bilişim Sistemlerini seçebiliriz" dedim umursamazca.

"Ben öğretmen olmayı düşünüyorum. Belki sonra da 'yüksek lisans' yaparım."

"Ömrünü okumakla geçireceksin yani?"

"Hayır. Hayallerimi gerçekleştirmek için çabalayarak geçireceğim."

Beni nasıl konuşturacağını çok iyi biliyordu. Kızgın başlayan konuşma yavaş yavaş yumuşamıştı. Konuşmaya devam ettikçe onun hakkında daha fazla şey merak etmeye başladım. 

Normalde sert çıkışları olan, eleştirmeyi seven biri olarak düşünmüştüm onu. Ama konuşmaları beni tamamen zıt karakterde biri olduğuna ikna etmişti.Telefonuma mesaj gelmese daldığımız o iki kişilik dünyadan kopamayacaktık.

Gönderen : Elif

Kadir sınıfa gelip seni sordu? Neredesin?

Mesajı okuduktan sonra Eymen'e dönüp "10 dakikaya gelirim. Kapıyı çalınca açarsın" deyip konuşmasına fırsat vermeden odadan ayrıldım.

Hala UnutamadımBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!