Yazım hataları için üzgünüm, bölümü tekrar okuyamadım hiç.. :(

Bölüm 9 | *Hi Rookie, Bye Rookie.*

(Bölüm Şarkısı: Queen-Show Must Go On)

Angelica'nın Gözünden

Harry'nin silahı belinden çıkarıp Johnny'nin suratına doğrulttuğunda, boğazımda bıçağın soğuk yüzeyini hissettim. Titriyordum, bir şekilde bıçağıma ulaşmam gerekiyordu ama bunu nasıl yapacağım bilmiyordum.

"Demek oyun oynuyordun ha, Nick? Ya da Harry mi demeliyim. 002." sırıtırken, aslında her şeyin farkında olduğunu anladım.

"Kandırabileceğinizi mi sandınız? Sence bu kadar çabuk yenilir miyim? Ya da şöyle sormalıyım. Sence seni araştırmadan seninle yemeğe çıkar mıydım?" Boğazımdaki bıçak biraz daha ittirildiğinde acıyla inledim. Hayır, bu daha benim ilk görevimdi. Şimdi pes edemezdik. Daha ilkinden çuvallayamazdık.

"O kadar gerizekalı olamam herhalde." dedi ve pişkince güldü. "Hayır, gerizekalıların bile bir zekası vardır. Sende o da yok, Johnny." Harry soğukkanlılığını koruyordu. Elleri titremiyor, aksine gözleri parlıyor, içindeki ani bir cevherle gülümsüyor ve sanki şah-mat yapan oymuşçasına kendinden emindi.

"Peki sence ben, Johnny, Ajan 002, ikinci veya üçüncü veya yüzüncü plana sahip değil miyimdir?" Harry gülerken Johnny'nin gülüşü soldu. Boynumdaki bıçak boynumun yan tarafına küçük bir çizik attı. Ölümle burun burunaydım! Hey, beni düşünen yok mu?

"Bir ajan, asla ikinci bir plana ihtiyaç duymaz. Onun ilk planı daima işe yarar." Johnny Harry'e bir adım daha yaklaştığında Harry silahını atışa hazır hale getirdi. Ben de sonunda elbisemin yırtmacına ulaşmış, her ne kadar boyun derimin gerilmesine ve bıçağın tenime biraz daha girmesine neden olsa da kendimi geriyor ve bıçağa ulaşmaya çalışıyordum. Bacağımdaki bıçağı çekip ellerim arasına aldım. Herhangi bir olayda saldırmaya hazır bekliyordum. Tabii, önce arkamdaki adama yedirmem gereken bir bıçak vardı.

"Eğer beni öldürürsen, adamım sevgilini öldürecek. Biliyorsun değil mi?" Johhny son şansını kullanıyordu. Oysa bilmiyordu ki, Harry birini öldürecekse karşılığı ne olursa olsun öldürürdü. Ne olursa olsun.

"Ardından da seni öldürecekler. Buna değer mi?" Harry bir kahkaha attı. "Birincisi, o sevgilim falan değil. İkincisi, o ölse de umrumda olmaz. Üçüncüsü, seni elimden kaçıracak değilim. Dördüncüsü, senin adamların beni biraz zor öldürür. Ha, bir de son olarak, eğer senin pis bedeninin çürümesini sağlayabileceksem, ölmek benim için sorun değil."

"Ah Angel, duyuyor musun, ölmeni önemsemiyor. Ne trajedi ama...Ha doğru ya, neydi o? Sizin bir kuralınız vardı. Çaylak ve ustanın aşkının tek meyvesi, ölümdür." Harry istifini bozmuyordu, artık şu tetiği çekecek miydi?

"Zırvalamayı kes." dedi Harry. Etrafta Harry'e doğrulmuş on silah vardı, benim de boynuma bıçak dayandığı göz önüne alınırsa ,şey, birazcık yeniliyorduk sanki. Bu nasıl bir egoydu da sönmüyordu?

"Bir ajan asla ikinci bir plana ihtiyaç duymaz. Ama bir usta ajan duyar. Çünkü usta olmak bunu gerektirir." Harry'nin sözleri üzerine içeri doluşan CIA ajanları ve Johnny'nin adamları arasında adeta bir sabaş başladığı sırada, boynumdaki bıçak iyice içime doğru girdi. Elimdeki bıçağı arkaya saplamaya çalışırken, bıçak elimden kayıp yere düştü. Tamam, ben şuana kadar sadece nişan ve yakın dövüş çalışmıştım. Bıçak hakkında tek bildiğim keskin olmadıklarında domatesin suyunu çıkarttıklarıydı.

Rookie 1Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!