"Neden benden nefret ediyorsun?!"

"Senden nefret etmiyorum Harold. Bunu sormaktan ne zaman vazgeçeceksin? Cidden. Büyü artık. Şimdi izin verde gideyim."

"Sikeyim!"

Harry, aldığı rutin cevapla daha da sinirlenip Lou'nun üstüne yürürken, Lou'nun geri geri gitmesi sırtında hissettiği soğuk duvarla son buldu. Aralarında 3 yaş olmasına rağmen Harry'nin uzun olması şu an onun için büyük bir avantajdı. Lou başını kaldırmaya cesaret edemiyordu bile. Çünkü eğer hipnoz etisi yaratan o zümrüt gözlere bakarsa şuan tekleyen kalbinin tamamen duracağını biliyordu.

"Yüzüme bak Lou."

Lou yere bakmaya devam etti.

Harry Lou'nun çenesinden tutup kafasını kaldırarak kendisine bakmasını sağladı.

Siktir..

Gözleri buluştuğunda Lou nefesinin kesildiğini hissetti. İliklerine kadar hissetti bu şeyi..

Harry yumuşak bir sesle konuşmaya başladı

"Bu sefer kestirip atmana izin vermeyeceğim Louis. Ne derdin varsa söyle. Yemin ederim düzeltmek için her şeyi yaparım. Sadece eskisi gibi olalım kardeşim."

Kardeşim?

Lou, vücudunu ele geçiren saf sinirle Harry'i üstünden itti. Harry afallayıp zar zor ayakta durmayı başarmışken Lou yanındaki duvara bir yumruk geçirdi. Sonra etrafında ne varsa kırıp dökmeye başladı. Harry ise şaşkınlıkla ve korkuyla onu izliyordu.

Son olarak köşedeki eski masayı da devirip nefes nefese kalan Lou Harry'nin üzerine yürüyüp belli bir mesafe bırakarak durdu.

"Ne olduğunu ögrenmek istiyorsun öyle mi? Neden sana son 1 aydır uzak davrandığımı bilmek istiyorsun?"

Bir an olsun gözünü Lou'dan ayırmayan Harry ürkekçe ve merakla kafasını salladı.

Şuan mantığına ve aldığı kararlara tamamen ters bir şekilde, duygularıyla hareket ediyordu Lou. Az sonra hayatını boka çevireceğini, artık tamamen onu kaybedeceğini bildiği şeyi söylemek üzereydi. Söylemese ne değişecekti ki? Hayatının sonuna kadar ondan kaçarak ve soruları cevapsız bırakarak yaşayamazdı değil mi? Hem, hiç onun olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirdi?

"Ben dünyaki en piç adamım Harry. Ben iğrenç bir insanım."

Harry bir anlam veremeyerek, sorarcasına baktı Lou'ya.

"Sen... Sen bana güvendin. Beni kardeşin olarak gördün. Kalbini açtın bana. Ama ben öyle iğrenç bir yaratığım ki... Ben bir ucubenin tekiyim. Sen çok safsın. Öyle temiz bir kalbin var ki aklının ucundan bile geçmezdi, biliyorum. Ben buna engel olmaya çalıştım. Yemin ederim. Ama olmadı, yapamadım. Sonunda en doğru kararı aldım. Senden uzakta kaldım. Kendimden tiksindirmek için her şeyi yaptım ama sen daha fazla üstüme geldin. Şimdi zaten fazlasıyla tiksineceksin benden. Nefret edeceksin. Ama tüm bu 4 yılımız içinde yakınlığımızdan yararlanmaya çalışmadım. Senin gibi davranma-"

"Louis. Hiçbir şey anlamıyorum. Ne demek istiyorsun uzatmadan söyleyecek misin?" diyerek sözünü kesti Harry.

Lou tebessüm etti. O, o kadar saftı ki... Hem aşık olunabilecek dünyadaki tek varlıktı, hemde aşık olmaması gereken tek insan. Bu nasıl sikik bir çelişkiydi böyle?

Gözlerini kapatıp cesaretini toplamaya çalıştı. Son bir defa, belkide bir daha asla böyle bakmayacak gözlere şevkatle baktı ve omuzlarındaki, vicdanındaki koca yükü kaldırmak üzere en düzgün cümleleri kurmaya çalıştı.

"Ben... B-ben aslın... Aslında normaldim. Tanıştığımız güne kadar aşık olduğum kız arkadaşlarım oldu. Ama o gün..." Ağzında gevelediği ve bir boka yaramayan kelimeleri siktir edip kalan son cesaretiyle bağırarak devam etti.

"TANRI AŞKINA SENİ GÖRDÜĞÜM İLK GÜNDEN BERİ FARKLI HİSSEDİYORUM TAMAM MI?! SEN GELİP HAYATIMI SİKMEDEN ÖNCE BEN GAYET İYİYDİM! NE SİKİME GİRDİN HAYATIMA? NE YAPTIN BANA?!! SEN BENİ HEP KARDEŞİN OLARAK GÖRDÜN AMA BEN ÖYLE İĞRENÇ BİR İBNEYİM Kİ SEN O GÜN 'BEN HARRY' DEDİĞİN ANDAN BERİ SANA..." bir anda söylemek üzere olduğu şeyin farkına varıp sustu. Daha kendine bile itiraf edemezken bunu ona söylemek üzereydi! Şu an tek istediği şey ölmekti kuşkusuz. Peki Harry ne yapıyordu şu an? Ne hissediyordu ona karşı? Olmayan yüzüyle kafasını yerden kaldırıp baktı Lou. Harry donuk bir ifadeyle Lou'ya bakıyordu. Hiç kıpırdamadan, gözünü bile kırpmadan yalnızca bakıyordu.

"Bak Harr-"

Cümlesini tamamlamadan suratına yediği yumrukla yalpalayıp kendini yerde bulması bir oldu.

"Sakın. Bir daha. Adımı. Ağzına. Alma." dişlerinin arasından, tükürerek konuştu Harry. Lou doğrulmaya çalışırken karnında hissettiği acıyla iki büklüm olduğu yere yığıldı. Ardı ardına gelen tekmelerle nefessiz kaldı. Ama ne kadar tekme yerse o kadar rahatlamış hissediyordu. Vicdan azabından anca böyle kurtuluyordu belli ki. Harry de yorulduğunda durdu ve nefes nefese saf öfkeyle konuştu:

"Sen hayatımda tanıdığım en iğrenç insansın! Seni piç kurusu! Sakın bir daha karşıma çıkayım deme yoksa yemin ederim seni öldürürüm!" Kapıya doğru yürüdü ve arkasından kapatmadan önce piç bir sırıtışla devam etti. "Merak etme dostum. İhtiyaçlarını gidermen için sana bir sürü penis bulacağım ve hiçbiri sen tatmin olmadan deliğinden çıkmayacak. Hatta seni tatmak için okulda bir kuyruk oluşacağına bile eminim. Şimdilik hoşçakal. İbne."

EVEEEEEETTT İLK BOKTAN HİKAYEMLE KARŞINIZDAYIM!!! BAKALIM OKUYUCU SAYIM 2'Yİ GEÇEBİLECEK Mİ ASDFDHFD BAŞTAN SÖYLİYİM BU BÖLÜMDE ÇOK +18 YOKTU AMA HİKAYEMİN GENELİNDE OLACAK. BU YÜZDEN RAHATSIZ OLACAKLAR HİÇ BAŞLAMASIN BİLE. ZATEN KARDEŞLERİMİ TANIYORSAM, TÜM LS BUNDAN HOŞLANIR ASDBFGFH NEYSE SINIR 10 VOTE SANIRIM 6 AY SONRA ANCA GEÇER YENİ BÖLÜMÜ YAYINLARIM. ASDGHF KENDİMİ BU KADAR EZMEM Y E T H E R. EĞER 1-2 TANE YORUM YAPAN OLURSA İTHAF DA YAPARIZ ASDDGGDG HADİ EYV.

TOUCH THE SKY (LARRY STYLINSON)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!