AŞKMAF/1

22.8K 1.2K 132

Yeniden merhaba...Umarım bu sefer daha iyi bir başlangıç olur....

Beğeni ve yorumlarınızı unutmayınız......


Unutma; onu artık unuttum demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında.
                                           CAN YÜCEL

Hiç bir şey değişmedi aslında... Ben sadece kendimi kandırdım. Çıkmıştım ya bir yola, geri dönmek yok demiştim. Kendimi kandırdım. Geri dönmeyi o kadar çok istiyorum ki.... Hatta şimdi karşıma Rüzgar çıksa gelip kızsa bana veya biri bana tokat atsada kendime gelsem. Ama ne Rüzgar var ne birileri. Ben acılarımdan korkarak kaçtım.

Düşünmedim arkamda bıraktıklarımı.
Düşünmedim yalnız kalabilme ihtimalimi.

Yalnızlık değildi beni zorlayan, geri dönmem için bana emirler yağdıran. Acılarımdan kaçayım derken onların tuzağına düşmüştüm. Acımı kat ve kat arttırmıştım. Her şeyden emindim artık. Ben burada kaldığım sürece acı çekecektim. Unutmak istedikçe hatırlayacaktım. Beynim parçalara ayrılmış her parçası kendi bildiğini, kendi istediğini bana söylerken benim kafam karışacak ve delirecektim. Evet eğer burada kalırsam sonum delirmekten başka bir şey değildi.

Kalbim beynime meydan okurcasına her seferinde canımı acıtarak vuruyordu göğüs kafesime. Her vurduğunda hem bana yara veriyordu hem kendine. Ama beni uyaran tek şeyde kalbimdi.

Ruhum bir kenara çekilmiş tüm yükü bana bırakmış ayaklarım üzerinde durmamı bekliyordu. İçimde ki küçük çocuk ise tıpkı ruhum gibi diğer kenarda sırtını bir yerlere yaslamış , bacaklarını kendine çekmiş etrafa ürkekçe bakıyordu. Onun dünyası değildi çünkü burası.

O kalabalığa alışıktı...Etrafında insanların olmasına, sevdiklerinin onu koruyup kollamasına. Şimdi aniden bir boşluğa düşmüştü. Korkuyordu..Alışmak istemiyordu bu yabancı yere. O yine sevdikleriyle olup , gülmek istiyordu. O soğuk hava da bile içini sıcacık ısıtan insanların arasında olmak istiyordu. Haklıydı... Hiç olmadığı kadar.

Başımı son kez aşağı yukarı salladıktan sonra hastane müdürünün odasından çıktım ciddi bir ifade ile. Hastanede yapmam gereken şeyleri ve bana yardım edecek bir doktor olacağını söylemişti. Odadan çıktığım andan itibaren çoğu kişi bakışlarını bana çevirirken hiç birini umursamadan ciddi ifademle yürümeye başladım.

Ciddi olmak benim dışarıda ki insanlara karşı maskemdi. Üzerime giydiğim dizlerimin 1 karış üstünde biten günlük mavi elbise ve üzerine geçirdiğim doktor önlüğüm ile harika bir görüntü yaratıyordum. Saçlarımı ise doğallığıyla bırakmıştım. İlk günüm olduğu içinde dikkat çekiyordum. Hastanede yeni birini görünce erkekler yiyecekmiş gibi kızların bazıları sevecen bazıları kıskançlıkla bakıyordu. Demek ki yeni biri gelince böyle yapmalıyız!!

Hastaneye girdiğim andan itibaren yüzümde ki ciddi ifade hiç kalkmamıştı. Müdür dışında hiç kimse ile de konuşmamıştım. Sakin kişiliği oynuyordum şimdilik. Hastane kantinine doğru ilerlerken sayın bana yardım edecek olan doktoru bulmam gerekiyordu. Öğle yemeği molası olduğu için orada olabileceğini düşünüyordum. 2 kat aşağı inmem gerekiyordu kantine gitmem için. Merdivenlere geldiğim sırada biri karşıma geçti ve elini uzatıp

"Merhaba ben Deniz. Yardımcı olabilir miyin?" Diye sorduğunda uzattığı elini tutmadan önce hiç çekinmeden ve acele etmeden onu bir süzdüm. Kumral saçları ve ela gözleri ile hoş bir karizması vardı. Uzun boyu ona biraz daha avantaj katmıştı. Kısaca idare eder bir yakışıklılığı var dı ama bana ne. Uzattığı elini tutmayacaktım zaten. Onun için gözlerimi gözlerine diktim ve ciddi bir sesle

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin