Bölüm 33

35 6 6

Ashley kumaşı kavlamış koltuğa uzanıp karşısındaki iki erkeğe acıyarak bakmaya başladı. Otla karıştırılmış sigarasını yaktı. İçine çekti. Ciğerlerinde bekletti. Tüm hücrelerinin en yüksek verimle faydalandığından emin olunca yoğun beyazlığı dudaklarından saldı.

"Siz iki aptal, bir kıza kafa tuttunuz ve başka bir kızdan dayak yediniz. Acınası bir durum."dedi. Cleo öfkeyle gözlerini kaldırdı. Bileğini kendi uğraşlarıyla yerine yerleştirip bandajla sarmıştı. "Hak ettin."diye devam etti Ashley. "Gücünü kızlar üstünde göstermekten vazgeçip erkek olmaya başlamalısın artık."

"Ne yapsaydım? Kız arkadaşımı tartaklamasına izin mi verseydim?"

"Kız kavgasına kimse müdahale etmemeli." Tekrar sigarasından içti. "Senin kızın ne kadar cazgırlaşabileceğini görebilirdik. Herkesin Julia olmadığını anlamışsındır umarım. Kız ikinizi de iyi benzetti."

"O gün sen de oradaydın! Her fırsatta üstümüze gelip durma!"

"Evet."dedi derin bir iç çekerek. "O gün olduğu gibi yine her şeyi sadece izledim." Hiçbir şey hissetmiyordu. Ne o güne dair ne hayatına dair... Yıllardır durum böyleydi. Değişmemişti. Çoğu zaman insanlar ona soğuk derdi. Belki haklılardı. Fakat umrunda değildi.

Umrunda olan tek şey Ryan'a bunun bedelini ödetmekti. Onun yüzünden son üç senesi çöpe gitmişti. Şimdi ise ödeşme vaktiydi. Bu iki ahmak eskisinden de ahmaktı. Onlarla bir plan yapamazdı. Düşünmeye devam ederken sigarasından son bir nefes çekti.

***

Bir dönemin sonunda Seal Town'a dönmek garipti. Onları özlemiş miydi? Tabii ki onları özlemişti. Fakat bunu onlara söylemeye niyeti yoktu.

Elisa'nın durumu hakkında kısa bir bilgilendirme almıştı Emma'dan. Kendini dağıtma potansiyeli olduğunu her zaman biliyordu fakat bu kadarını düşünmemişti. Ron onun sınırlarını paramparça etmiş olmalıydı.

...

Büyük Park'a gitti. Birilerini görebilmeyi umuyordu. Michael yanında tanımadığı iki kızla bankaların birinde oturuyordu. Ryan ve Bill basket oynuyordu.

Michael'a yaklaştı. "Görüşmeyeli ne kadar duman altı olmuşsun."dedi. O an Michael öksürerek arkasına döndü. Flora'yı görünce gözleri ışıldadı. Büyük bir çeviklikle banktan atladı. "Ve gözlüklü."dedi Flora onun siyah çerçeveli gözlüklerine bakarak. Fakat Michael bir anda ona kollarını doladı. Kendine bastırarak sarıldı.

"Geleceğini söylememiştin."dedi.

"Tamam bu kadar yeter."dedi Flora kollarını kurtarmaya çalışarak. "Bütün sigara kokusunu üstüme sindireceksin." Michael onu bıraktı. Geri çekildi. Bir dönem görmediği arkadaşını inceledi.

"Çok değişmemişsin."

"Bazılarının aksine olduğu gibi kalabilen insanlar hala var dünyada."diyerek toplu bir taş attı.

"Seni Michelle ve Madison'la tanıştırayım."dedi Michael diğer kızları göstererek. "Madison zaten bizdendi. Fakat birbirimizi keşfetmemiz biraz geç oldu. Michelle ise bu dönem geldi."diye açıkladı kısaca. Kızlar dikkatle Flora'yı süzerken Flora küçük birer gülümseme gönderdi onlara. Michael diğerlerine döndü. "Bu da Flora. Grubumuzun demirbaşı."

"Abarttın."dedi Flora gülerek.

"Emma bahsetmişti."dedi Michelle biraz soğuk bir tonla. "Onları bırakıp gitmişsin falan filan. Neyse hoş geldin."dedi ve önüne döndü. Michael ortamı yatıştırmaya çalışan bir gülümsemeyle Flora'ya döndü.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!