36 "Vuslat"

187K 5K 1.7K

ASYA

Eve geldiğimizde zorlukla yutkundum, ben kesinlikle bitmiştim!

Bu adam beni çok kötü yiyecekti!

Telaşla yüzüne baktığım da arabayı kenara çekti, arabadan hızla inmişti. Kapım açıldığında eğilip beni kucağına aldı, kollarımı boynuna doladım.

Yiğit beni sıkıca tutarken cebinden anahtarı çıkardı ve kapıyı açtı.

"Evde biri var mı?" Dedim.

"Kimse yok, herkesi gönderdim." Güldüm.

"Selma ve Menderes?" Başını iki yana salladı.

"Bana ne onlardan!" Dedi.

"Menderes'in evine mi gittiler?" Yiğit başını olumlu anlamda salladı. "Aşkım, acele etmesen mi?" Dedim dudağımı ısırarak.

"O dudağını varya sabaha kadar öperim! Isırıp durma, canım çekiyor!" Kahkaha attım.

"İstediğin kadar öp." Dedim cilveyle, Yiğit başını geriye attı.

"Asya!" Dedi, sabırsızdı.

"Tamam tamam!" Dedim gülerek.

Odamıza geldiğimizde beni indirdi ve kapıyı kapattı. Arkama geçtiğinde gözlerimi kapattım. Dudakları omzuma değdi, sıcak nefesini hissederken titredim.

"Mis gibi kokuyorsun." Diye mırıldandı, omzuma ıslak bir öpücük bıraktı. Hiçbir şey söylemedim, ne diyeceğimi bilmiyordum. Hâlâ korkuyordum, buna hazır değildim.

"Aşkım?" Dediğimde kollarını arkamdan belime doladı.

"Benimsin." Dedi fısıltıyla.

İçimde garip bir his oluşurken nedenini bilmediğim bir yumru oturdu boğazıma.

"Y-Yiğit?" Yavaşça ellerini belimden çekti ve elimi tuttu, birlikte yatağın ucuna oturduk.

"Tamam, korkma." Dedi ve elimi okşadı.

"Elimde değil ki!" Dedim.

"Bana öyle bir bakıyorsun ki, korktuğun her halinden belli." Diye mırıldandı, ayağa kalkmasıyla gözlerimi yüzüne diktim.

Yiğit ilerledi ve çekmeceyi açtı. Merakla onu izliyordum, elinde büyük bir kutu görünce güldüm.

"Yine ne aldın?" Dedim.

Yiğit yavaşça yanıma oturdu ve duvağı açtı. Gözlerimiz buluştu, çok sert ve yoğundu bakışları. Kutuyu açtı, çok zarif ve sade bir kolye vardı. Pırlantaydı ve çok güzeldi yine... Kolyeyi yavaşça boynuma takmasına izin verdim.

"Karıcığım..." Dedi, ardından gülümsedi. Dudakları alnımı bulduğunda gözlerimi kapattım.

Birden dudağımda hissettiğim sıcaklıkla gözlerimi araladım.

Yiğit gözlerini kapatmıştı, dudakları dudaklarımla adeta oynuyordu. Karşılık verdiğimde nasıl olduğunu anlamadan birden kendimi yatakta yatarken buldum. Yiğit üstüme çıkmıştı. Dudakları boynumda keşfe çıkmıştı. Aynı yere defalarca ıslak öpücük kondurduğunda inledim, elim saçına çıktı ve yumuşacık saçlarını okşadım.

Yiğit diliyle boynumu yaladığında tekrar inledim. Dudaklarını tekrar dudaklarıma çıkardı ve uzun bir öpücük kondurdu.

Gözlerimiz buluştuğunda gözlerinde ki o aşkı görmüştüm. Aşkla bakıyordu, aşkın en güzel haliydik...

Gözlerini gözlerimden çekti ve eli gelinliğime gitti. Gelinliğimin üstünden kalçamı sıktığında inledim.

"Siktir, bir de şunu çıkaracağım!" Diye mırıldandı, gözleri aç bir şekilde vücuduma bakıyordu.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!