GİRİŞ

86.1K 2.3K 219

Uzun ve sessiz koridorda ilerlerken, kulaklarıma ayak seslerim doluyordu. Bembeyaz duvarları çevreleyen birbirinden renksiz tablolarla zaten soğuk olan bina buz keserken, aklımda yalnızca birazdan göreceklerim geziniyordu.

Haftalardır açılmayan bir çift göz... Lanet olası kablolara bağlı, son kez canlı görüşümün ardından erimeye devam eden bir beden...

O berbat günden beri cebimde tuttuğum incecik kâğıt parçasının yarattığı ağırlık ise, bastırmaya çalıştığım hislerimi durmadan hatırlatıyordu. Hedefine odaklanan, içimdeki öfkeli adamı susturmam artık zorlaşıyordu.

Ellerimi iki yanımda yumruk yaptım ve aklıma kazınan oda numarasının önünde durdum. İçeri girdiğimde karşılaşacağım sessizlikten, bir kez daha nefret edeceğimi biliyordum.

"Hoş geldiniz, Demir Bey!"

Arkamdan gelen sesle birlikte duruşumu dikleştirdim. Birkaç adımda yanıma gelmiş adama bakarken, gülümsemeyi dahi denememiştim.

"Bir gelişme var mı?" diye sordum gereksiz selamlaşmalarla uğraşmadan.

"Son geldiğinizden beri aynı, Demir Bey. Ne yazık ki hem tedaviye bir cevap alamıyoruz, hem de uyanacağına dair ümidimiz azalıyor."

"Açık sözlülüğün için teşekkürler, doktor. Ama onu yaşatmak için para alıyorsun. Ümidini kesmek için değil."

"Elbette, Demir Bey... Beni yanlış anladınız."

Elimi sertçe kaldırdım ve devam etmesine engel oldum. Kızgın bakışlarım üzerinde gezinirken tahammülsüzdüm. İçeride, makineler olmadan nefes bile alamayan adamın, artık ayağa kalkmasını istiyordum. Ancak hayatım boyunca ilk kez, istediğimi elde etmeyi başaramıyordum.

Daha fazla beklemeden, "Kısa bir ziyaret olacak," dedim ve doktorun kapıyı benim için açmasını izledim. Birkaç adım attıktan hemen sonra kesif ilaç kokusunu solumuş, bakışlarımı tam karşıma sabitlemiştim.

Kapı arkamdan kapanırken, "Hâlâ uyumaya devam ediyorsun," diye fısıldadım. Her gelişimde biraz daha zayıflamış bulduğum adam sanki beni işitebilecekmiş gibi. "Yıllardır yapamadığın tembelliği, burada kendine huy edinmiş gibisin."

Sessiz adımlarımı yatağa doğru ilerlettim ve hemen yanındaki sandalyeye oturdum. Boğazımdaki yumru kendini gösterirken, yanan gözlerimi sıkıca yummuştum.

Başımı iki yana salladım ve korumaya çalıştığım sahte ruh halimden hızla sıyrıldım. Gerçekleri yalnızca, bembeyaz olsa da karanlığı çağrıştıran bu odada konuşabileceğimi biliyordum.

"Bulamıyorum," dedim gözlerimi yüzünden ayırmadan. "Hiçbir yerde bulamıyorum, Savaş." Derin bir nefes aldım. Her seferinde olduğu gibi, belki hareket eder diye bakışlarımı kapalı gözlerine odaklamıştım. "Yurtdışına çıkmış olabilir mi sence? Kerim'in, bulduğunu sandığı iz doğru olabilir mi?"

Gülümsedim. "Eğer konuşabiliyor olsaydın, 'İntikam, koynuna sızan sinsi bir yılan gibidir; seni yiyip bitirir,' derdin. Eline fırsat geçtiğinde, annen ve babanla yıllar sonra karşılaştığında bile intikamı aklına getirmediğini hatırlatırdın," dedim ve elim cebime giderken hızla devam ettim. "Ama ben, sen değilim. Onun, sen bu haldeyken hayatına devam etmesini hazmedemiyorum. Ve onu bulduğumda, bunun hesabını soracağım."

Ayağa kalktım. Bir elimi öfkeyle saçlarımın arasından geçirirken, diğer elimle okunmaktan yıpranmaya yüz tutmuş kâğıdı cebimden çıkarıp açtım. Yazılar gözlerimin önüne serilirken, Savaş'ın mutlu hallerini anımsamıştım. Yaşadığı zorluklara rağmen heyecanını, özlemini duyduğu o aileye sahip olacağını sandığı anları ve bana her zaman gösterdiği dost tavırlarını...

Gözlerimi hızla kapattım. Ezbere bildiğim satırlar beynimde balyoz etkisi yaratırken, hiç olmadığım kadar kararlıydım. "Eğer burada yatmana, iyilik sebep olduysa, ben bedel ödetmeyi tercih ederim. Hayat önüme ne çıkarırsa çıkarsın, onu aramaktan vazgeçmeyeceğim. Ancak amacıma ulaştığımda rahat edebilirim, Savaş. Seni bunca yıldır kardeşim sayarken, sonunu getirip adını lekeleyenlerin, mutlu olmalarına izin vermeyeceğim," dedikten sonra kapıya doğru birkaç adım attım. Tam o sırada bakışlarım camın ardındaki üniformalı siluete odaklanmış, buna alışmam gerektiğini düşünsem de, içimde kaynayan öfkeyi bastıramamıştım.


AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? Ephesus Yayınları farkıyla şimdi raflarda...

Yukarıda okuduğunuz ise kitabın giriş bölümü... <3 1. Bölüm de sizlerle olacak. :)

***

Kitaplarımla ilgili her türlü duyurunun ve haberin bulunduğu sosyal medya bilgilerim aşağıdaki gibidir:

Facebook Sayfam: Burcu Büyükyıldız

Facebook Grubum: Burcu Büyükyıldız'ın Kaleminden

Instagram: burcubuyukyildiz / burcubuyukyildizromanlari

Twitter: burcubyildiz


AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? - Sonsuza Kadar Serisi 1 (KİTAP OLDU)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin