TELMAF/25

30K 1.2K 114

Eve geldim eve geldim. Bölüm atacağım hemen. Yurt gibisi yok bea.

Kulağıma dolan yüksek alarm sesiyle ne olduğunu anlamaya çalışırken uyuya kaldığımı fark ettim. Alarmın sesi rahatsız ederken mırıldandım. Gözlerimi hala açmamıştım ve çok yorgun hissediyordum kendimi nedense. Alarm birden susunca ne olduğunu anlamadım. Normalde bir süre daha çalması gerekiyordu. Kendi kendine kapatılmayacağına göre birisi kapatmış olmalı. Endişeyle gözlerimi hızla açtım ve yatakta doğruldum. Karşımda Rüzgar'ı görünce rahatladım. İyi de o nasıl girmişti eve. Elimle gözlerimi ovuşturdum ve derin bir nefes alıp verdim. Rüzgar

'' Günaydın '' dedi. Gözlerine baktığımda donuk bakıyordu. Hiç bir şey anlamıyordum bakışlarından. Sesi de düz çıkmıştı zaten. Neden böyle diye düşündüm. O hala gözlerini bana dikmiş öylece bakarken kendimi sorguya çekilmeden önce polislerin bakışlarına maruz kalmış kişi gibi hissediyordum. Uykudan yeni kalktığım için beynim çalışmıyordu hala ama az çok kendime gelmiştim. Sırtımı yatak başlığına yasladım ve Rüzgar'a

'' Neden öyle bakıyorsun '' dedim. Rüzgar kendine gelmiş gibi kafasını sağa sola salladı ve gülümsedi

'' Nasıl bakıyor muşum? '' dediğinde onda bir gariplik olduğunu anlamıştım. Bakışları hala donuktu ama hareketleri değişmişti sadece. Ayrıca bu konuşma tarzı ona ait değildi sanki. 

'' Garip işte bakışların '' dediğimde Rüzgar kafasını başka tarafa çevirdi. Biraz öyle durduktan sonra bana baktı ve 

'' O kağıdı sana kim gönderdi '' dedi. Neyden bahsettiğini ilk başta anlamazken sonradan jeton düştü. Kesin Emine söylemişti. Ona ağzını tutması gerektiğini söylemiştim. Ben söylemesem bile biliyordu kimseye bir şey söylememesi gerektiğini. Emine ile daha sonra özel olarak!!! konuşacağımı aklıma not ettim ve Rüzgar'a döndüm.

Anlamamazlıktan gelmeyi düşündüm ama işe yaramazdı. Zaten Emine söylediyse hepsini söylemiştir. Gıcık kız. Onun hakkında böyle düşünmekten rahatsız olsam da gıcıktı işte. Derin bir nefes alıp verdim ve yatakta bağdaş kurdum. Rüzgar benden cevap beklerken Emine'ye olan sinirim bir anda arttığı için sinirle

'' Git kağıdı kimden öğrendiysen ona sor '' dedim ve yataktan kalktım. Sinirle yumruklarımı sıkmış odadan çıkacakken Rüzgar kolumdan tuttu ve beni kendine çevirdi. O da sinirle

'' O kız beni ilgilendirmiyor beni ilgilendiren sensin ve bana cevap verecek olanda '' dediğinde sinirden kolumu sıktığının farkında değildi sanırım ama canımı yakıyordu. Dayanabilirdim bu acıya ama çok fazla değil. Kolumu ondan kurtarmaya çalıştım ama başarılı olamadım. Bir daha denemeye gerek yok diye düşündüm ve sorduğu soruya cevap verdim.

'' Bilmiyorum kimin gönderdiğini '' dedim. Rüzgar kaşlarını çattı ve doğruyu mu söylüyorum yoksa yalan mı diye yüzümü inceledi. Doğruyu söylüyordum işte. Rüzgar kolumu sert bir şekilde bıraktığında hemen tuttuğu yeri ovaladım.

'' O kağıdı göndereni bir bulayım s*keceğim ******* '' ettiği küfürleri sanırım ilk defa bile duyuyor olabilirdim. Neden bu kadar öfkelenmişti. Tamam anlıyorum o kağıtta onunda resmi vardı ama bu kadar sinirlenmesi neyeydi bilmiyorum. Rüzgar bana döndü ve bir kaç adımda yanıma geldi. 

'' Ne yapacaksın? '' dediğinde kaşlarımı çattım. Neyi sorduğunu anladığımda omuzlarımı kaldırıp indirdim ve

'' Bilmiyorum '' dedim. Tam olarak ne yapacağıma karar veremediğim için doğruyu söylemiş sayılıyordum. Yalan değildi o yüzden. Rüzgar sinirle tekrar kolumu tuttu ve

'' Doğruyu söyle '' dedi. Kaşlarımı çattım. Bende sinirlenmiştim. Neydi bunun siniri de benden çıkarmak ister gibiydi. Sanki bir şey yaptım. Kime sinirlendiyse ondan çıkarsın sinirini. Kolumu sıkınca acıdan inlememek için kendimi sıktım. Vücudum kasılırken dişlerimi birbirine bastırdım. Dişlerimin arasından

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin