Bölüm 5

234 132 24

Köyün geri kalanı için gün tıpkı diğer günler gibi doğmuştu.Belki biraz daha heyecanlıydı,etrafta sürekli polis arabalarının gezmesi ve sakin köyümüzde işlenen cinayet yüzünden oradan oraya koşturan basını saymazsak tabii.

Benim içinse o sabah saat on birde polis şefi Andrew'den gelen telefonla her şey daha da sarpa sarmıştı.

Gece evimdeki o olaydan sonra bir türlü uyuyamamıştım.Uyuduğumda ise gördüğüm resim sürekli gözümün önüne gelmiş -eşimin ve oğlumun boğazının kesik olduğu lanet fotoğraf-ve sıçrayarak yataktan fırlamıştım.Daha fazla kendime işkence etmek istemediğim için çökük gözaltlarımla uyumaktan vazgeçip kliniğe gelmeye karar vermiştim.

İşte telefonda tam bu sırada gelmişti.

Polis şefinin sesi az duyuluyordu:

-Merhaba Sarah,bugün nasılsın?

Gece yaşadıklarımı görmezden gelmeye çalışarak cevap verdim

-İyiyim teşekkür ederim,bir şey mi oldu?

Andrew söylemekle söylememek arasında kalmış gibi görünüyordu

-Sarah aslında senden bir şey istemek için aradım.Adli tabip hava şartlarından dolayı buraya gelemeyeceğini bildirdi ve polis departmanı olarak Sally Palmer'ın otopsisini yapacak bir adli tabibe ihtiyacımız var yani demek istediğim eğer sen de istersen...?

Ne demeye çalıştığını anlamıştım ve hiç düşünmeden kabul ettim.Gerçeğe ne kadar yaklaşırsam bu lanet olaylar o kadar hızlı çözülürdü.

-Evet Andrew otopsiyi ben yapabilirim

-Pekala o zaman bugün için müsait misin?

Randevu defterime baktım,bugün gerçekten çok müsaitti.

-Öğleden sonra sadece iki hastam var onlara baktıktan sonra gelip otopsiyi yapabilirim.

-Teşekkür Sarah,gerçekten.

Böylelikle telefonu kapatmış ve düşüncelere dalmıştım.Beni kendime getiren Henry'nin sesi oldu.

-Hey!Çok dalgın görünüyorsun?

Başımı salladım

-Öğleden sonraki hastalarıma sen bakabilir misin Henry?Benim Sally'nin otopsisini devralmam gerekiyor.

-Sorun değil tabiki bakarım

-Teşekkürler Henry

Önce önlüğü çıkarıp askıya astım.İnce montumu üstüme geçirip çantamı dolaptan çıkardım ve artık polis karakoluna gitmek için hazırdım.Polis karakolu adli tıp binasının hemen yanındaydı.Önce karakola gidecek oradan dedektiflerle buluşup otopsiye geçecektik.

Arabam bakımdan gelmişti.Anahtarlarımı bulup arabaya atladığım gibi Norfolkt polis departmanına giden yola girdim.Gözüm dikiz aynasında sürerken bir an bir şey fark ettim.Muayenehaneden beri peşimde siyah bir Ford marka araç vardı.Yine kendi kendime takıntı mı yapıyorum acaba diye düşünmeden edemedim.

Bu yüzden gözümü yola verip arkadaki arabayı boşvermeye karar verdim.Departmana geldiğim de araba gözden kaybolmuştu.Sahiden paranoyaklamıştım.

Arabamı park edip koridordan içeri girdim.Beni karşılayan David oldu.Yine her zamanki gibi siyah takımları için çok yakışıklı görünüyordu.Utanarak fark ettim ki paltosunu hala geri vermemiştim!

Bunu daha sonra düşünürüm diyerek koridorda yürümeye başladım.O da hemen yanımdaydı koridor dar olduğu için yan yana yürümekte zorluk çekiyorduk.Bana o kadar yakındı ki teninden yayılan sıcaklığı,erkek parfümünü duyabiliyordum.

Neler oluyordu sahiden bana böyle?

Başımı sallayıp bu düşüncelerden kurtuldum ve sonunda otopsi odasına geldik.Tüm takılarımı çıkarıp ellerimi güzel yıkadım.DAha sonra dolaptan bulduğum ameliyathane önlüklerini dedektif David ve polis şefi Andrew'e uzattım.Otopsiye onlar da katılmak istemişlerdi.Son olarak ben de önlüğümü giydim ve otopsiye başladım.

İlk olarak kurbanın göğüs kafesine Y şeklinde bir dikiş atarak başladım.Tüm ölçümler ve toksikoloji testlerinin yapılması için de talimat vermiştim.Eğer birisi Sally'yi uyutmak ya da bayıltmak için bir ilaç kullandıysa bunu öğrenebilecektik.

Göğüs kafesini iki yana ayırarak göğüs muayenesini bitirdim.Boyun muayenesine geçtim.Kurbanın boynu boydan boya kesilmişti.Şüphe yoktu ki ölüm sebebi aort kanamasına bağlı kan kaybıydı.

Ben devam ederken David sessizliği bozdu:

-Cinsel saldırıya uğramış mı?

Ben ise başımı olumsuz anlamda salladım

-Hayır cinsel saldıraya uğramamış ama daha ilginç bir şey var.

İki dedektifte bütün dikkatlerini bana vererek ağzımdan çıkan hiçbir kelimeyi kaçırmamak istermişcesine susmuşlardı

Sonunda açıkladım:

-Sally Palmer'ın bir organı yerinde yok.

Andrew söze atıldı:

-Bir organı yerinde yok mu?Hangisi?

Ben yine söze girdim:

-Rahmi yerinde değil.Büyük ihtimalle atar damar kanamasından çok kan kaybettiği için olay yerinde karnındaki kesiği fark edemedik.Karnında çok küçük bir kesik var,rahmi oradan alınmış ve kesik yeniden dikilmiş.

David:

-Nasıl yani?Rahmini almış ve karnını geri mi dikmiş?

Başımla onayladım

-Aynen öyle.Ama kesikte dikişte çok profesyonelce.Demek istediğim bunu yapan kişi ne yaptığını bilen,eli titremeyen,tereddütsüz ve muhtemelen tıp eğitimi almış biri.

İkisi de oldukça şaşırmıştı.

Andrew:

-Peki cinayet silahıyla ilgili ne diyebilirsin?

Oldukça emindim:

-Şüphesiz,bir neşter arıyoruz.

İkisi bakıştılar,son olarak gözleri bende sabitlendi.

-Başka bilmemiz gereken ne var Sarah?

bunu söyleyen David'ti.

Bana doktor yerine ismimle hitap etmesi hoşuma gitmişti.

En çarpıcı kısmı sona saklamıştım.

-Rahminin yerinde bunu buldum diyerek elinde elimde tuttuğum şeyi onlara gösterdim.

Şimdi ikisi de şaşkın bakışlarını elimde tuttuğum kanlı küçük oyuncak bebeğe çevirmişlerdi...

                                                                                     ***

5.BÖLÜM SONU



Ölümün KıyısındaBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!