TELMAF/24

38.5K 1.3K 101

(Düzenlendi)




Gözlerimi kağıttan alıp karşımda bana donuk bakışlarla bakan Emine'ye baktım. Bir şey demeyeceği her halinden belliydi. Bakışlarını da donuklaştırmıştı ki bir şey anlamayayım. Ama bir şey unutmuştu ki bizi en iyi biz bilirdik. Biz 4 kardeş olarak en iyi birbirimizi tanırdık ve ben Emine'yi çok iyi tanıyorum. Bu haliyle bana daha çok şey verdiğinin farkında değil. Elimdeki kağıdı hafif salladım ve

'' Ben bulacağım bu oyunun sonucunu değil mi? '' diye sordum. Emine ne sorduğumu çok iyi anlamıştı ki çok açık bir şekilde sormuştum zaten ona göre. Emine kafasını yavaşça aşağı yukarı salladı ve eve girdi. Ben ise öylece arkasından baktım. Ne olacaktı şimdi? Ben bu olayı bu kağıtta yazan 4 isimle çözemem. Hiç birinin bana bir şey söyleyeceği yok. Eğer önceki olayları da bu olayla ilişkilendirirsem şöyle oluyordu.

Bu kağıtta olan 5 kişinin dördü her şeyi biliyor. Emine söylememeyi tercih etti. Zorlasam da söylemez. Bundan eminim. Rüzgar amcama 4 ay müddet tanımıştı ki bu 4 aydan sadece 2 ay kaldı. Bu da demek oluyor ki önümde bu olayı kendim çözebilmem için 2 ay var. 2 ay sonra ben çözemezsem Rüzgar söyleyecek.

Amcam ve anneme gelirsek. Amcamın yanına gideceğim için onu biraz sıkıştıra bilirim. O da eğer söylemek istemezse kesinlikle söylemez. Annem ise ona gelince buraya bir gelsin onu daha sonra düşüneceğim. Eser ve Kağan ise bu oyunda hiç olmayacak. Kağıtta olan oyuncular sadece. Bir de sanırım bu kağıdı bana gönderen kişi biliyor neyin ne olduğunu.

O yüzden benim bulmam gereken asıl kişi bu kağıdı bana gönderen. Bu kağıdın devamı gelecektir elbette. O yüzden tek yapmam gereken şuan an için beklemek olacak. Ve içeride ki kızlara hiç bir şey çaktırmamak.


Dışarı da bir süre bekledikten sonra derin bir nefes alıp verdim ve eve girdim. Kızlar kendi aralarında konuşurken beni gördüklerinde sustular. Emine ortalıkta görünmüyordu.

'' Emine nerede? '' diye sordum hafif kaşlarımı kaldırırken. İrem

'' Odaya girdi az önce de o kağıt neydi? '' diye sorduğunda kafamı sağa sola salladım ve

'' Gereksiz bir şey ya saçma salak yazı yazmışlar '' dedim inandırıcı çıkması için sesimi umursamaz çıkararak. İrem ve Ecem inanmış gibi kafasını salladılar ama içlerinde inanamadıkları belliydi. Ben ise bunu bilmeme rağmen yalan söylemeye devam edecektim.

İçeriden ayrıldım ve odaya ilerledim bende. Emine'yle normal konuşacaktım. Kızların bir şey bilmesini bir şeylerden şüphelenmelerini istemiyordum.

Odaya girdiğimde Emine yatağın üzerinde oturmuş ağlıyordu ama beni fark edince hemen göz yaşlarını sildi ve benim onu fark etmediğimi sanmış olmalı ki yüzüne minik bir tebessüm yerleştirip bana baktı. Yanına ilerledim ve yatağın üzerine oturdum onun gibi. Sonra ise sakin sesimle

'' Hiç bir şey olmamış gibi davranacağız. Kızlar bilsin istemiyorum. Sadece sen ben ve kağıtta yazanlar '' dediğimde kafasını salladı. Bir şey diyeceğini anladığımda ona dikkat kesildim.

'' Yemin ederim ben bir şey bilmiyordum. Hatta öldü olarak biliyordum küçüktüm daha öyle söylediler. Sakın bana kızma tamam mı? '' dediğinde kaşlarımı çattım. Neden böyle demişti. Bu olayla alakası vardı sanırım dediklerinin ve öğrendiğimde ona kızmamdan korkuyordu. Öldü olarak biliyordum dediği ve küçüktüm dediğini ise anlamamıştım. Kimi ölü olarak biliyordu.

Yine de dediklerinin üzerinde fazla durmak istemedim. Sabahta dediğim gibi kimse moralimi bozamayacak. Mutlu olacağım bugün. Her ne kadar bir şeyler olmuş olsa da. Emine'nin elinden tuttum ve ayağa kalktım.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin