Sabah yumurta kokularıyla uyanmmıştım.Hemen yerimden fırlayıp üzerime bi şeyler geçirdim.Yumurta..Hiç sevmem.Gerçi her ne kadar aç kalmamak için yesemde bundan hoşlandığım söylenemez.Bu gece rüyamda Jamie'yi görmüştüm..Yeniden bileklerini kesiyordu.Ben Jessica Megan Carter ve bunu öğreneceğim.Her neyse sorun sanırım Brad.Artık ondan hoşlandığımı sanmıyorum.O.. Artık çirkin geliyor sanırım.. Çok fazla sarışın. Jamie gibi erkekler ilgimi çekmeye başlamıştı. Kahverengi parlak göz, siyah saç ve uyumsuz ama çok seksi görünen tarz. Yani böyle düşünüyor beynim. Henüz kalbimin ne düşündüğünü öğrenmiş değilim. Belki de katılıyor bana o da. Sanırım aşağı inmem gerek. Elimi ve yüzümü yıkayıp aşağı indim.Aman Tanrım bu Jamie!

''Sen ve yemek?''

''Aslına bakarsak bu yemek değil.Yumurta.''

Terslemişti.Şaşardım zaten terslemese.çünkü o aptalın teki.Lanet bundan nefret ediyorum.Diğer taraftan saat sabahın 10:38'i ve ben açım.Sanırım içimdeki sesi susturmazsam aç kalacağım.Evet kesinlikle aç kalacağım.Tanrım annemi ve babamı şimdiden özledim biran önce gelsinler ne olursun.Tam konuşacakken telefonum çaldı.Brad.Sabahın köründe derdin ne senin!? Hızla telefonumu açtım.Konuştum ve ondan ayrıldığımı söyledim.Üzüldü ama dert değildi.Yüzüne kapattıktan sonra Jamie'ye döndüm.

''Annen ve baban neredeler?''

''Tatile çıktılar.''

''Ne zaman gelecekler?''

''Uzun zaman kesin değil.''

''Ve biz bu süreçte yanlız kalacağız öyle mi?''

''Aferim sana akıllı kız bildin.''

Onun taklidini yaptım.Bir taraftan üzülsemde diğer taraftan sevinmiştim çünkü Jamie ile yanlız.Hemde uzun bir süre.Yaşasın!Ama korkmuyorda değilim.Çünkü o kötü.Korkusuz.Ve acımasız elbette.Bana zarar vermez belki ama yinede o bir erkek ve gözü dönebilir öyle değil mi?Evet aynen öyle.Tanrım neden ben.Her neyse aç olduğumu söylemiş miydim?

''Jamie kes sesini ve bana yemek ver!''

''Emredersiniz hanımefendi.Uşağın var kalk al.''

''Ver!''

Tabağı önüme fırlattı sinirle ona baktım anlaşılan bu süreç zorlu geçecekti.Yedim yedim ve yedim.O da öyle ikimizde telefonlarımızla uğraşıyorduk sanki çok önemliymiş gibi bir de inceliyorduk yaptığımız şeyi.Brad'den ayrıldığıma üzülsem mi yoksa sevinsem mi karar verememiştim.Sanırım biraz üzülmeli biraz sevinmeliyim.Nedenini bende bilmiyorum ama sanırım o doğru kişi değildi.Yemeğimi yedikten sonra kendi tabağımı yıkadım ve kaldırdım Jamie kendi tabağını bana verdi.

''Yıkamayacağım.''

''Yıka şu lanet şeyi!'

''Ne oldu sana!? Dün böyle değildin ama. Jess diyordun.Özür dilerim diyordun.Ne oldu!?''

''Bi şey olduğu yok.Dün kendimde değildim.Şimdi şu lanet bulaşıkları yıka.Evimdesin ve ne dersem yapmak zorundasın.''

Yapmak zorundaymışım.Aptal.Yapmıyorum göt kafalı.Elindeki yağlı tabağı alıp onun saçına iyice sürdüm bana sinirle baktı ve tabağı alıp yere fırlattı.Kırılmıştı ve tek kırılan tabak değildi.Bende çok kırılmıştım bu Jamie olamazdı..Hayır olamazdı.Koşarak yukarı çıktım arkamdan koşturuyordu odama girip kapıyı kilitledim yumruklladı.

'' şu kapıyı!''

''Hayır!Git burdan!''

Ağlıyordum ama üzüntüden değil sinirdendi bi kaç kez daha yumrukladı ve gitti.Yani gittiğini düşündüm çünkü sesler kesilmişti.Neden böyle yapıyor.Neden.Eskiden böyle değildi.Eskiden kötü görünüşlü ancak iyi biriydi.Şimdi ise kötü görünüşlü ve kötü bitiydi.Aptal.

Akşam olduğunda uyandım.Sanırım uyuyakalmıştım.Hala aynı pozisyondaydım.Duvara dayalı.Birazcık aşağı inmeyi düşündüm ardından Jamie aklıma geldi ve vazgeçtim.Diğer taraftan tuvaletede gitmem gerekiyordu.En fazla ne olabilirki? Diye düşündüm ve odadan çıkıp tuvalete gittim ardından zilin çaldığını duydum.Bi kaç kez çalında ve açılmadı aşağı inip kapıyı açmayı düşündüm ve açtımda.

''Brad?!''

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!