13.Bölüm.

2.8K 167 18

Mrb! Yeni bolum geldi! Umarim begenirsinz. Artik daha uzun yazmaya calisiyorum. Oy ve yorumları unutmayin. Keyifli okumalar.:)

Şimdi Carter'la sırt sırta vermiş çirkin yaratıkların saldırısını bekliyorduk.

İblisin sadece karanlık bir çukurdan oluşan gözlerini ve köpekbalığınınki gibi dişlerini karanlıkta bile görebiliyordum. Sadece bununla da kalmıyorlardı. Hastalıklı beyaz bir ten ve kalın mor damarlar yüzlerini kaplıyordu. Bu anı kaydetmeliydim çünkü ilk kez bir iblis görüyordum. Ve bir daha görmemeyi diliyordum. Öyle çirkindiler ki...

Birden iblislerin görüntüleri değişti ve eskiden...iblis olmadıkları zamanki gibi göründüler gözüme. Bu element büyüsü olmalıydı. Yani melezlerin iblisleri bir dakikalığına eski hâllerinde görmelerine yarayan güç. Bu güç sadece melezlerde vardı. Safkanlarda böyle bir özellik yoktu yani.

Birden iblislerden biri insan üstü bir hızla doğruca üstüme atladı ve tek hamlesiyle elimdeki Glock'u düşürü verdi.

İnanamıyordum. Nasıl bu kadar hızlı hareket ediyordu bunlar böyle!

Neredeyse yedi yaşımdan beri iblis avlamak için yetiştiriliyordum ve az önce bir iblis sanki bir çocuğun elinden oyuncağını alır gibi silahımı çekip almıştı.

Ardından tam arkamdan iğrenç, hayvanımsı bir çığlık yükseldi ve ortalık bir anda karıştı.

Carter göz açıp kapama süresinde yanımdan fırlayıp iblislerin üzerine atılmıştı bile.

Bende tam arkasından harekete geçiyordum ki iblisin biri üzerime atladı ve  ben salak gibi iblis avlarken yapılmaması gereken en ölümcül hatayı yaptım.

Yere düştüm.

İblis beni resmen yere sermişti.

Bu yaptığım çok ama çok aptalca bir hataydı. Kendimden utanıyordum.

Kendimi biraz toparladım ve can havliyle yerde sürünerek iblisten bir kaç santim uzaklaşmayı başardım.

Ayağa kalkmaya yelteniyordum ki iblis tekrar üzerime atladı. Ve yüzümün yan tarafını tekrar yere çarptım.

Yüz üstü yerde yatmış debelenerek iblisi sırtımdan atmaya çalışıyordum.

Tanrım,  Akit'te onca eğitimden sonra tek bir iblise bu kadar çabucak yenilmek te neydi?!

Gözlerimi kapattım ve son çare Akaşa'yı çağırdım. Tanrım ben ölmüştüm. Kesinlikle işim bitmişti.

Tabii ki o anki panik ve endişe nedeniyle Akaşa'yı hissedemiyordum. Akaşa'yı kontrol edebilmem için sakin  olmalıydım.

Tekrar Akaşa'yı çağırmayı deniyordum ki ani bir acıyla gözümü hızla açtım. Ensemde korkunç bir yanma hissediyordum.

Ulu tanrılar! İblis dişlerini enseme gömmüştü. Eterimi iştahla emiyor ve benim bütün benliğimi içiyordu. Canım o kadar yanıyordu ki ağzımdan tutamadığım çığlıklar kaçıyor bedenimse istemsizce yerde kıvranıyordum.

Sanki...sanki iblis ruhumu vücudumdan emerek çekiyordu. Bu tarifsiz bir acıydı.

Şimdi Akit'in neden iblislere karşı bu kadar tedbirli olduklarını anlıyordum. Böyle bir acıyı kimse haketmiyordum.

Artık vücudum debekenemeyecek kadar yorulunca kendimi, beni içine çeken o karanlık boşluğa bırakmıştım.
İşim bitmişti. İblis önce kanımı ve eterimi sonuna kadar içecek ardından da eterin bir kısmını benle paylaşacak ve beni de bir iblisle dönüştürecekti.
Sadece bir damla eter yutmam bile yeterli olacaktı. Anında bir iblise dönüşecektim.

Melezin GölgesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!