33 "Baran"

105K 4.6K 1K

SELMA

Arabaya bindiğimizde Menderes Bey bana döndü.

"İyi misin sen?" Dedi kaşlarını çatarak.

"İyiyim." Dedim ve gülümsedim.

"Birden kötü oldun sanki?" Dediğinde başımı cama çevirdim.

"İyiyim Menderes Bey." O da bir şey demeden arabayı çalıştırdı.

Geçen on beş dakikanın ardından yüzüne baktım.

"Menderes Bey?" Dedim.

"Söyle canım." Dedi tatlı bir gülümsemeyle, kıkırdadım.

"Nereye gidiyoruz acaba?"Dedim.

"Çok uzaklara..." Kaşlarımı çattım.

"Ne?!" Dediğimde kahkaha attı.

"Şaka yaptım, çiftlik evine gidiyoruz." Anlamayarak yüzüne baktım.

"Ne alaka ki şimdi?" Dediğimde güldü.

"Seni dedemle tanıştıracağım, kendisi babaannem ile birlikte çiftlik evinde kalıyor." Kaşlarım yeniden çatıldı.

"Hani içki içecektik, onların yanında olmaz ki!" Gülümsedi.

"Onların yanında içmeyeceğiz zaten, yalnız kaldığımız da içeceğiz." Kıkırdadım.

"Nasıl isterseniz." Gözlerime baktı.

"Bana onların yanında sizli konuşma, tamam mı?" Dedi.

"Neden?" Dedim.

"Çünkü ilk defa bir kadınla tanıştıracağım onları. Bu yüzden sizli konuşup resmi olmanı istemiyorum." Yüzüne baktım. "Hatta artık sizli konuşmasan?" Dedi.

"Bu doğru olmaz ki..." Sinirle güldü.

"Öpüşüyoruz, sürekli birlikte uyuyoruz ama sen hâlâ bana bey diyorsun!" Utançla başımı cama çevirdim.

"Ne yapayım?" Dedim omuz silkerek.

"Sen kendi isteğinle beni hiç öptün mü?" Sert sesi yutkunmama sebep oldu.

"Hayır." Kolumu tuttu, bakışlarım yüzüne dönerken arabayı kenara çekti.

"Öpmek ister miydin?" Bakışlarım dudaklarına kaydı.

"Menderes B-" Bağırmasıyla korkuyla yüzüne baktım.

"Bey yok artık!" Dediğinde zorlukla yutkundum.

"M-Menderes." Elini çeneme koydu.

"Bebeğim?" Yavaşça dudaklarımı dudaklarına yaklaştırdım, nefesini dudaklarımda hissederken gözlerimi kapattım. "Haydi, korkma." Dudağımı yanağına sürttüm.

"Bu işin sonu ne olacak?" Dedim çaresizlikle fısıldayarak.

Ne olacaktı? Sürekli öpüşüyorduk, birlikte uyuyorduk... Sevgili bile değildik, evlenme ihtimalimiz de yoktu. Ne olacaktı böyle, bu nereye kadar gidecekti?

Yavaşça çenemden tutup yüzümü kendine çevirdi.

"Bilmiyorum, yaşayıp göreceğiz." Dedi ve dudağıma küçük bir öpücük bıraktı.

"Beni dedenle ne diyerek tanıştıracaksın?" Dedim.

"Arkadaşım diyeceğim." Bozulduğumu belli etmeden başımla onayladım.

Arkadaş mıydık biz?

Sürekli birbirini öpen, birlikte sarılarak uyuyan arkadaş mı olurdu? Bu muydu onun arkadaşlık anlayışı?

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!