TELMAF/21

55K 1.6K 278

Liseye geçeceğim için ve çok az kaldığı için bölümler sık sık gelemez fakat elimden geldiğince yazacağım.
Yatılı da kalacağım içinde kurallar filan var. Evci olarak eve geldiğimde bölümler atarım.

(Düzenlendi)

Gözlerimi yavaşça aralarken , düşünceler çoktan beynimi işgal etmeye başlamıştı. Dün olanların hepsi aklıma gelirken gülümsemeden edemedim. Çok aksiyonlu bir gündü.

Gözlerimle etrafı süzerken tanımadığım bir yerde olduğumu fark ettiğimde gözlerim kocaman oldu. Yoksa yine mi kaçırılmıştım. Bu düşüncemle beynimin içinde ki sirenler çalarken hemen kalkmaya çalıştım ama daha yeni fark ettiğim üzerimdeki kol kalkmama engel oldu.

Kaşlarımı çatarken kıpırdamama kararı aldım ve sakinleşmeye çalıştım. Dün Rüzgar beni kurtarmıştı zaten. E Rüzgar'ın elinden beni alamayacaklarına göre güvenli bir yerde olmam lazım.

Ama ben neden arabaya bindiğim andan gerisini hatırlamıyorum!! Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyordum.

Güvenli olmam gerekiyorsa bu kol kimin? Üzerimde ki kolu kaldırdım ve rahat bir nefes aldım. Kim olduğuna bakmak için arkamı döndüğümde Rüzgar olduğunu fark etmemle rahat bir nefes aldım.

Bir dakika bir dakika ya.... Ben neden Rüzgarla aynı yataktayım. Ne işim var Rüzgar'la aynı yatakta benim. Tamam her ne kadar dün olanlar gerçek olsa ve ona karşı ne hissettiğimi bilsem de yine de onunla aynı yatakta yatacak bir kız değildim ben.

Her ne olursa olsun. Tamam daha önce yattık ama benim isteğim dışımdı o zaman da. Hızla yataktan kalkarken nerede olduğum kafama takıldı bu sefer de. Sanırım Rüzgar'ın evinde olmalıydık. İçim  her ne kadar rahat olsa da kaşlarım çatılıydı. İç sesim

' Kötü bir şey yapmadınız bu kadar abartma altı üstü aynı yatakta uyudunuz ' derken haklıydı. Abartmamam gerekiyordu ama işte içimde kötü bir his vardı. Büyük ihtimal bu his dün olan bazı anları hatırlamamamdan kaynaklı.

Gözlerimi kapattım ve elimle yüzümü ovuşturdum. Gözlerimi açarken odada ki aynaya baktım. Yüzüm çok solgun duruyordu. Saçlarım filan dağılmıştı. Bundan rahatsızlık duyduğum için saçımı tekrardan topladım.

Rengim gerçekten soluktu. Sanırım kendimi ilk defa böyle görüyordum. Ve üzerimde acayip bıkkınlık vardı. Elimi kaldıracak gücüm yoktu. Ateşim filan var mı diye baktım. İç sesim güya espri yaparak

' Ateş'i yakaladılar ya ' dediğinde üzerimde ki bıkkınlığın da sayesinde intihar girişimine daha çabuk karar verebildim.

İç sesimi takmamaya çalışarak tekrar kontrol ettim ateşimi.  Ateş'im de yoktu. Hasta olacağım desem  ben hasta olduğumda bile top oynayan oradan oraya koşturan bir kızım. Şimdi bu halsizlik neyin nesi bilmiyorum.

Kendimi daha fazla ayakta tutamayacağımı fark ettiğimde odada ki sandalyenin yanına ilerlemeye başladım. Yürüyecek dahi gücüm yoktu.

Sandalyeye oturduktan sonra kafamı geri baydım. Gözlerimi de kapattım. Uykum vardı aslında ama uyumak istemiyordum. Ayrıca odada başka yatak göremiyordum. Başka odaya gitmek istesem de halsizliğim izin vermedi.  

Sandalyede yatabilecek kadar rahat değil. Rüzgar'ın yatışına baktım. Oh ne güzel uyuyor o. Ben burada halsizlikten öleyim. Yalnız çok masum değil mi? demek isterdim ama Rüzgar yine Rüzgar, uyurken bile sert duruyor.

Deli yatması bu sertliği bozan bir etken ama olsun. Ayrıca ben tık sese uyanırım yani çoğu zaman ama bazen uyanmayacağım da tutar. Ama Rüzgar'ın uykusu ağır sanırım.  Eee diyelim ki eve mafyalardan biri girdi o zaman da mı uyanamayacak. Ama o kadar koruması var eve giresiye kadar çoktan uyanır o sese bence.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin