•Oyun•

3.6K 347 568

   •••Alıntıdır.   

"Nice güzellikler gördüm yeryüzünde, en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak.."

•••

Zayıflık.. Ne berbat bir histir o. Daha beteri ise zayıflığının bilinmesidir. Çünkü insanlar zayıf noktanı öğrendiğinde, vurmaktan çekinmezler. Dahada inceltirler duvarlarını, daha dibe bat isterler. Güçsüzlüğünden beslenir, beslenirlerde doymak bilmezler.

Kahvaltı masasının üzerindeki peynir çeşitlerinden bakışlarımı çekip, gözlerimi karşımdaki bedene çevirirken kuruyan dudaklarımı dilimle ıslattım.

"Biliyormuydun?" Diye sordum kuru bir sesle.

Ares başını hafifçe kaldırıp kahverengi gözlerini bana doğru çevirdi. Dudakları düz bir ifade oluştururken yüzünü, güneş ışığının yansıması altında dikkatle inceledim cevap vermesini beklerken. Omuzlarını silkip dudaklarını araladı.

"Sadece tahmin ettim." Dediğinde bakışlarını üzerimden ayırıp tabağına tekrar yöneldi. Usulca başımı salladım. Ares'in bu tahminini Ezgin'le paylaşmış olma ihtimali miğdeme uğursuz bir krampın girmesine neden olabilirdi. Ama umursamamak için çayıma yöneldim.

"Ezgin'de mi tahmin etti?" Diye sorduğumda oturduğu yerde doğrulup bedenini hafifçe bana çevirdi. Neyi kastettiğim anladığında biçimli kaşları hafifçe çatılırken dirseğini masanın üzerine yasladı.

"Ezgin kötü biri değil Hazel. Art niyetle sorduğunu düşünmüyorum." Dediğinde sesinin tonunundaki sakinliğe gülümsedim. Bu sahte gülümsemem karşısında kaşları biraz daha çatıldı.

"Anlaşamamanız onu kötü biri yapmaz." Diyerek eklediğinde elimi saçlarımın arasından geçirip derin bir nefesi yanaklarıma doldurdum.

"Cidden onu umursadığımımı sanıyorsun?" Dediğimde sesimdeki tını fazla bıkkınlık hissi taşıyordu. Ares bunu fark ederek birleşmek üzere olan kaşlarını düzeltti ve tekrar sırtını sandalyesine yasladı.

"O zaman sorun ne?" Diye sorarken cebinden çıkarttığı paketten bir dal aldı.

"Sorun açığımı araması." Dediğimde ses tonum siniri içinde harmanlayan bir sakinlikteydi.

Diğer dirseğinide masaya koyup başını bana doğru yaklaştırdı. Tek kaşını kaldırıp alayla kısılan gözleriyle yüzümü incelemeye başladı. Dudağına yerleştirdiği sigarası her an düşecek gibi dursada dudaklarına ihanet etmek istemezmiş gibi orada öylece duruyordu. Bu bakışlar, yüzündeki bu ifade ona yakışıyordu. Bana karşı kullanmadığı zamanlarda.

"Cidden böylemi düşünüyorsun?" Diye sorduğunda sağ dizim hafiften titremeye başlamıştı. Avucumu dizime bastırıp titremesini engellemeye çalıştım. Sinir damarlarımdaki kana bulaşmış beynime doğru ilerlerken sakin kalmak için üstün bir çaba sarf ediyordum.

"Cidden bunu görmüyormusun?" Diye sorduğumda sakin kalmak için fazlasıyla çabaladığımı fark ettim.

"Abartıyorsun Hazel. Neden bunu yapsın?"

Sorusu karşısında histerik bir kahkaha attım. Ardından dudaklarımı birbirine bastırıp dilime dolan dikenli kelimeleri sesli bir şekilde yuttum. Dikenli kelimeler adeta boğazıma acıtırken susmak için direniyordum. 'Çünkü seni seviyor gerizekalı!' Diye bağırmak istesemde bakışlarımı kaçırıp titreyen ellerimi masaya yerleştirdim. Kendimi hafifçe geri ittiğimde benimle birlikte geriye kayan sandalyenin üzerinden kalkıp siyah çeketimi aldım. Burada daha fazla kalırsam kendimi tutamayacağım kesindi.

DAĞILMIŞ (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!